Arşiv
- Temmuz 2008 (37)
- Haziran 2008 (26)
- Ocak 2008 (55)
Konular
- Dişlerde Kanal Tedavisi
- Ağız ve Diş Bakımı
- Erkeklerde Göğüs Estetiği
- Göz Kapağı Estetik Operasyonları
- Yüz Germe Estetik Opersayonları
- Burun Estetiği İşlemleri
- Estetik Cilt Bakımı
- Estetik Bölgesel Zayıflama
- Estetik Dermabrazyon
- Estetik Peeling
Dostlar
- Estetik
- burun estetiği
- burun estetiği
- Burun estetiği
- göğüs estetiği
- meme dikleştirme
- jinekomasti
- kepçe kulak
- karın germe
- göz kapağı estetiği
- yüz estetiği
- yağ aldırma
- migren
- kaş kaldırma
- plastik cerrah
- jinekomasti
Diğer Projelerimiz
Dişlerde Kanal Tedavisi
Sağlıklı diş kron (ağız içinde bulunan kısım) ve kök veya köklerden oluşur. Dişin iç kısmında da damar ve sinirlerden oluşan pulpa adı verilen dişin beslenmesini sağlayan doku bulunmaktadır
Hasta dişlerde dişin içindeki sinir dokusu çürük, dişeti hastalığı veya travma sonucu hasar görmüş veya iltihaplı olmuştur. Hasta dişler ağrı, şişme gibi belirtiler verebileceği gibi, tamamen belirtisiz de olabilir.
Kanal tedavisi sinir dokusu iltihaplı veya zarar görmüş dişlerin ağızda tutulup, sağlığına kavuşturulması için yapılan tedavidir. Dişin sinir dokusu çıkarılarak bu boşalan alanın kanal dolgu maddeleri ile doldurulması ile dişin sağlıklı hale getirilmesi dişteki çürük ve diğer hastalık yapan etkenler giderilip boşluğu mekanik ve kimyasal olarak temizlenerek, kök ucuna kadar tüm boşluğun tam olarak kanal dolgu maddeleri ile doldurulması işlemidir.
• Çürük temizlenip pulpanın çıkarılması için kavite açılır.
• Köklerdeki kanallar mekanik ve kimyasal olarak temizlenir.
• Kök kanalları doldurulup diş restore edilir.
Diş dokusu beslenmesi olmadığından daha zayıf olarak görülse bile iyi bir restorasyonla ömür boyu ağızda kalabilir.
Ağız ve Diş Bakımı
Dişlerimizi korumanın en etkili yolu düzenli olarak fırçalamaktır. Diş fırçalamanın ilk adımı doğru fırça seçimidir. Piyasada çok çeşitli ve cazip kılınan pek çok ürün bulunmaktadır. Seçim yaparken onaylanmış ve dişhekiminizin tavsiye ettiği ürünleri satın almaya dikkat etmelisiniz.
Diş fırçalanmasında fırçanın duruşu dışındaki temel hareket aynıdır: Fırça diş eti çizgisine eğimli olarak yerleştirilir. Bu durum bozulmadan küçük dairesel hareketlerle dişler fırçalanır. Daha sonra fırça, bir fırça boyu kadar kaydırılarak fırçalama sürdürülür.
Resimli Anlatım
1. Diş fırçası 45 derecelik açı yapacak biçimde tutulur ve diş eti hizasından başlanarak ağız boşluğuna doğru fırçalamaya başlanır. Dış yüzeylerden başlayan fırçalama sert darbeler halinde değil, yumuşak ve daireler çizecek biçimde, ön dişlerden arka dişlere doğru yapılmalıdır.
2. Daha sonra dişlerin iç yüzeyleri aynı şekilde fırçalanır. Bu işlemde fırça eğik tutularak, diş etinden ağız boşluğuna doğru hareket ettirilir.
3.Daha sonra dişlerin çiğneme yüzeyleri fırça düz olarak ileri geri hareket ettirilerek fırçalanır. Fırçalama işleminin en az iki-üç dakika sürmesi ve günde en az iki defa yapılması gerekmektedir. Dişler fırçalanırken çok bastırılmamalıdır çünkü, bu tip aşırı kuvvetler ya da çok sert fırçalar dişlerde aşınmalara yol açabilmektedir.
Yapılması gereken başka bir işlem de diş etlerini fırçalamaktır. Kanamalı diş etlerinde de fırçalamaya devam etmek gerekmektedir çünkü hastalıklı dişetlerinde damarlar dolaşım bozukluğu sonucu dolgunlaşmıştır ve tedavi etmek için kılcal damarları açmak yani fırça yapmak gerekecektir. Böylece diş etinin damarları iyileşir ve kanama da kendiliğinden durur.
Diş ipi Kullanımı
Diş ipi, diş aralarında kalan yiyecek artıklarının uzaklaştırılması açısından çok yararlı bir araçtır. Çok küçük yaşlardan başlanarak uygun diş fırçalama ve diş ipi kullanma tekniklerinin öğrenilmesi gerekmektedir.Dişler fırçalandıktan sonra diş ve diş eti çizgisi ile dişler arasında kalan yemek artıklarının temizlenmesi için diş ipi kullanılır. Bu artıklar en önemli çürük nedenlerindendir.
İlk kullanımda kolay kullanım amacıyla mumlu diş ipleri tercih edilir. Ayrıca florlu diş ipleri de tercih edilebilir.
*Diş ipi her iki elimizin işaret parmağına dolanarak ve baş parmağımızın yardımıyla kullanılır.
*Diş ipini dişlerinizin arasından yavaş hareketlerle ve kontrollü olarak geçirin. Dişetini yaralayacak sert ve ani hareketlerden kaçınmalısınız.
*Dişin üzerinde ipi, c harfi çizecek şekilde ileri-geri yukarı-aşağı hareket ettirerek ara yüzü temizleyebilirsiniz.
Meme dokusu erkek ya da kadında iki farklı dokudan oluşmaktadır. Bunlar normal meme dokusu ve yağ dokusudur. Bu dokuların oranları kişiden kişiye değişiklik göstermektedir. Jinekomasti her ne kadar normal meme dokusunun büyümesi olarak anlaşılsa da gerçekte hem meme hem de yağ dokusunun artışı ile meydana geldiği bilinmektedir.
Bu durum doğum esnasında ortaya çıksa da asıl ana sebep ergenlik dönemidir. Bazı çalışmalar 14-15 yaşlarında ki gençlerden % 65’nin jinekomastili olduğunu ancak 2-3 yıl sonra yani 18’li yaşlarda bu oranın % 8’lere düştüğünü ortaya koymaktadır. Yaşın artması ile birlikte bu oran % 30’lara kadar çıkmaktadır. Jinkomastinin nedeni tam olarak bilinmese de dolaşımdaki hormonların doku üzerindeki etkilerinden kaynaklandığı şüphesizdir.
Bu durum büyük olasılıkla normal fiziksel bulgularla birliktedir. Çok nadir olarak bazı ilaç kullanımından ya da bazı organ hastalıklarında ortaya çıkabilmektedir.
Liposuctionın bulunuşu bu rahatsızlığın tedavisinde devrim yaratmıştır. Bundan önce dokuyu almak için cerrahi eksizyon uygulanırken liposuction ile yapılacak 2-3 cm bir kesi ile memenin hacminin küçültülmesi mümkündür.
GÖZ KAPAGI ESTETIGI ISLEMI NEDIR?
Göz ve göz çevresi yüze güzel görünüm veren önemli yapilardan bir tanesidir. Bu bölgenin güzelligi artmis cilt ve gözalti torbalarinin artmasi ile azalir. Bleferoplasti (göz kapagi ameliyati) artmis derinin alinmasi ve belirginlesmis göz torbalarinin küçültülmesine yönelik yapilan cerrahi bir girisimdir. Bu cerrahi girisim tek basina yapilabilecegi gibi yüze uygulanan diger estetik ameliyatlarla kombine edilebilir.
Normal yaslanma ile birlikte göz kapagi üzerindeki deri sarkar, üzerindeki çizgilenmeler artis gösterir ve göz torbalari belirginlesir.
Bu ameliyatla göz kapagi üzerindeki artmis deri ve gözalti torbalari düzeltilirken, tek basina bu ameliyatla gözün yan tarafindaki kaz ayaklarinin ortadan kaldirilmasi mümkün degildir. Kaz ayaklarinin ortadan kaldirilmasi için farkli bir cerrahi islem uygulamak gerekmektedir ( lazer, kas kaldirma ).
Uygun yapilmis bleferoplasti göz çevresine güzel ve genç bir görünüm kazandiracaktir.
Burada unutmamaniz gereken en önemli seylerden bir tanesi ameliyattan sonra sonuç hemen kendini göstermeyecektir. Sisligin ve yara iyilesmesini takiben gözkapaklari istenilen sekli alacaktir. Zaman sizin için geri alinabilir ancak durdurulamaz.
BU AMELIYAT IÇIN UYGUN MUYUM?
Göz kapaginda belirgin bir cilt artisi ile birlikte olan kirisikliklar, gözalti torbalari ve düsük göz kapagi olan saglikli kisiler bu ameliyati olabilirler. Sizin bu ameliyat için uygun olup olmadiginiz ve bu ameliyattan sonra elde edilecek sonucun sizleri ne kadar memnun edecegi sizinle klinigimizde yapilacak bir görüsme sonrasinda ortaya konabilir.
AMELIYAT NELERI IÇERMEKTEDIR?
Bu ameliyat üst göz kapaginda kirpiklerin yaklasik 1 cm. üzerinde cildin dogal çizgisi üzerinde alt göz kapaginda kirpiklerin hemen 1-2 mm altindan veya göz kapagi içerisinden yapilan bir kesi ile gerçeklestirilir. Bu ameliyatta amaç artmis deri ve yag dokusunun düzeltilmesine yöneliktir.
NE TÜR ANESTEZI UYGULANMAKTADIR?
Göz kapagi ameliyatlari tek basina yapiliyor ise hastaya verilen bir sakinlestirici ve lokal anestezi ile konforlu bir sekilde yapilabilmektedir. Kisi arzu ettigi takdirde bu ameliyatlarin genel anestezi altinda yapilmasi da mümkündür. Hangi yöntem kullanilirsa kullanilsin kisinin hastanede yatmasina gerek yoktur.
AMELIYAT SÜRESI NE KADARDIR?
Bu ameliyat yaklasik 1 ya da 1.5 saat sürmektedir.
OPERASYON AGRILIMIDIR?
Ameliyattan sonra göz kapagi üzerinde hafif agirlik ve agri olabilir, hafif agri kesicilerle agrinin giderilmesi mümkündür. Bazi kisilerde göz kapaginda uyusukluk meydana gelebilir. Böyle durumlarda uyusukluk birkaç hafta içerisinde normale dönecektir.
AMELIYATTAN SONRA NELER OLMAKTADIR?
Ameliyati takiben göz çevresinde degisen oranlarda sisme ve morarmalar olmaktadir. Çok nadir olarak yapilan kesilerden kan sizabilir. Göz üzerinde sislik ve morarmayi azaltmak amaci ile buz torbalari ile 3-4 saat süresince soguk uygulamasi yapilacaktir. Üst göz kapaginda ve alt göz kapaginda büyük bölümü cilt altinda kalan ve görülmeyen dikis olacaktir. Göz kapaginin yanlarinda küçük bantlar olacaktir.
Göz kapagi temizligi çok kibar bir sekilde yapilmalidir. Sislikler 10 günde belirgin oranda azalacaktir ancak morarmalar daha uzun sürede ortadan kalkacaktir. Basin ve gövdenin yüksekte olacak sekilde yatilmasi ve soguk uygulama yapilmasi sisme ve morluklarin olusmasini azaltacaktir.
YARA IZI NASIL OLMAKTADIR?
Yapilan cerrahi islem nedeniyle yara izi kaçinilmazdir. Gözkapagi ameliyatindan sonra olusan izlerin belirgin olmadigini söylemek dogru olur. Bu nedenle yara izinden dolayi endiselenmek yersizdir.
AMELIYAT ESNASINDA VE SONRASINDA NE GIBI PROBLEMLERLE KARSILASABILIRIM?
Tüm cerrahi girisimler gibi göz kapagi estetigi de bazi riskler tasimaktadir. Ameliyat tecrübeli bir plastik cerrah tarafindan ve titizlikle yapildiginda riskler en aza indirgenir. Kisilerin anatomisi, fiziksel reaksiyonlari ve dokularinin iyilesmeye verdigi cevap farkli oldugundan sonuçlari tam olarak söylemek mümkün olmasa da uygun kisilerde yapilacak ameliyatlar yüz güldürücüdür.
NORMALE NE KADAR SÜRE IÇERISINDE DÖNEBILIRIM?
Ameliyattan 2-3 gün sonra kolaylikla kitap okur ve televizyon izleyebilir hale gelebilirsiniz. Ameliyattan sonra 2-3 hafta boyunca kontakt lens kullanimindan kaçinmalisiniz. 7-10 gün içerisinde ise gidebilecek hale gelebilirsiniz. Hafif bir makyaj ile morarmis bölgeler gizlenecek duruma gelebilir. Bir kaç hafta boyunca göz günes isigi ve rüzgara hassas olacaktir bu süre içerisinde günes gözlügü ve günes kremleri kullanmaniz faydali olacaktir.
Yaşlanma ile birlikte yerçekiminin etkisi, deride elastik liflerin azalması, güneşin etkisi ile deride kırışıklıklar ve sarkmalar meydana gelmektedir. Burun ve ağız arasında derin çizgiler oluşur.
Yüz germe ameliyatı yaşlanma ile meydana gelen cilt sarkıklığını ve derin çizgileri ortadan kaldırmak için yapılan cerrahi bir girişimdir. Bu işlem esnasında deri ve altındaki dokular gerilir. Gerektiğinde bu ameliyat ile birlikte genellikle göz kapağı, alın germe ve çene altı sarkıklığı için diğer ameliyatlarda yapılabilmektedir. Eğer sonuçta aceleci davranmaz iseniz bu ameliyattan yarar göreceğinizi söylemek mümkündür. Bu ameliyat sonrasında yüz görünümünde olumlu gelişmeler sağlayacaktır. Ancak unutulmaması gereken bu ameliyat yaşlanmayı durdurmaz sadece zamanı sizin için bir süre geri alır.
BU AMELİYAT İÇİN UYGUN BİR ADAY MIYIM?
Bu ameliyat için en iyi adaylar boynunda ve yüzünde sarkmalar olmasına karşılık cildi nispeten elastikiyetini koruyan kişilerdir. Bu ameliyatları olmak isteyenler genelde 40 yaş üstü kişilerdir. Yüz germe büyük bir ameliyat olmasına rağmen korkulacak bir ameliyat değildir. Unutulmamalıdır ki yüz germe ameliyatı tüm çizgilerinizi ortada kaldırmaya yeterli değildir. Özellikle dudak üzerindeki çizgilerde yetersiz kalacaktır buralar için ek girişimler gerekebilir. Bu ameliyat asla yaşlanmayı durdurmaz sadece sizin için zamanı bir süre geri alacaktır.
Görüşme esnasında bu ameliyatı olumsuz etkileyecek tüm faktörler gözden geçirilerek sizin için en iyi ve etkin sonuç elde edilmeye çalışılacaktır. Sigara içiyorsanız bunun yara iyileşmesini olumsuz etkileyeceğini söylemek doğru olacaktır. Sigara kan damarlarını daralttığından dokuya giden kan miktarı azalacak ve bu yüzden yara iyileşmesi geç ve bazen de problemli olabilecektir. İyi ve problemsiz bir yara iyileşmesi için ameliyattan en az 2 haftadan önce sigarayı bırakmakta yarar vardır. Kanamayı arttıracağından aspirin ya da benzeri ağrı kesicilerin 1 hafta öncede kesilmesi gerekmektedir
FARKLI YÜZ GERME ÇEŞİTLERİ VARMIDIR?
Yıllarca sadece cildin gerilmesini içeren klasik yüz germe ameliyatları uygulanmıştır. Ancak günümüzde esas olan cilt ve cilt altı dokunun gerilmesidir.
YÜZ GERİLDİKTEN SONRA ETKİSİ NE KADAR SÜRER?
Kişilerin farklı deri yapısı ve elastikiyeti olması nedeniyle ameliyatın ne kadar süre ile yarar sağlayacağını söylemek mümkün değildir. Ameliyattan sonra yüz tüm insanlarda olduğu gibi yaşlanmaya devam edecektir.
OPERASYON NELERİ İÇERMEKTEDİR?
Çok az farklılık olmasına rağmen erkek ve bayanlara uygulanan yöntem hemen hemen aynıdır. İz yerleri favorilerin hemen önünden başlamakta kulak önünden devam etmekte ve kulak arkasında sona ermektedir. İzler kulak önünde kulak ve yüz cildinin kesiştiği noktada olmakta ve meydana gelen izi iyi bir şekilde gizlemektedir.
Cilt ve cilt altı yapı iki kat halinde hazırlanarak ayrı ayrı gerilmekte ve yüze en sağlıklı yeni görünümü verilmeye çalışılmaktadır.
Ameliyat esnasında kanama kontrol edilmekle birlikte olabilecek en küçük olumsuzluğu en aza indirgemek için her iki tarafa da dren tüpleri yerleştirilir.
NE TÜR ANESTEZİ UYGULANIR VE AMELİYAT SÜRESİ NE KADARDIR?
Yüz germe ameliyatı genel anestezi altında uygulanan cerrahi bir işlemdir. Cerrahi işlem sadece yüz germeyi içeriyorsa 4-5 saati almakta ancak gözkapağı, alın ve çene altı yağ alma işlemleri ile kombine ediliyorsa süre eklenen ameliyata göre uzayacaktır.
AMELİYATTAN SONRA NELER OLACAKTIR?
Ameliyattan sonra kulakların arkasından çıkan iki adet dren olacaktır. Bu dren 24-48 saat sonra yapılan kontrol sonucuna göre alınabilir. Ameliyatı takip eden günler içerisinde 4. günden itibaren hafif banyo yapılabilir. Yüzünüzde veya herhangi bir yerinizde alınacak dikiş materyali olmayacaktır.
Ameliyattan sonra başlangıçta ciltte uyuşukluk hissi mevcut olabilir. Duyunun tam olarak yeniden gelişmesi aylar alacaktır. Normalde bu süre 4-6 ay kadardır.
AMELİYATTAN HEMEN SONRA NELER MEYDANA GELMEKTEDİR?
Ameliyatı takiben yüzde değişen derecelerde şişme ve morarmalar olacaktır. Bu 3 hafta içerisinde ortadan kalkacaktır.
NASIL BİR YARA İZİ MEYDANA GELMEKTEDİR?
Kesi yapılan bölgelerde iz meydana gelecektir. İzler kulak hemen önünde ve arkasında gizleneceğinden pek göz önünde olmayacaktır. Bu iz ilk bir kaç ay hafif kızarık olacaktır. Kızarıklık zaman içerisinde ortadan kalkacaktır. Ancak izler hafif uzun saçta kolaylıkla gizlenebilmekte ve izlerin varlığı genelde rahatsızlık vermemektedir.
AMELİYAT SONRASI AĞRILIMIDIR?
Bu ameliyatı olan kişilerde çok ciddi rahatsızlık veren bir ağrı şikayeti olmamaktadır.
NE GİBİ PROBLEMLER YAŞAYABİLİRİM?
Karşılaşılabilecek en ciddi problem cildin altında kan birikmesidir. Ameliyat esnasında yerleştirilen drenler ile bu en aza indirgenmektedir.
NE KADAR SÜRE SONRA NORMAL DÖNEBİLİRİM?
Ameliyattan sonraki gün rahatlıkla ayağa kalkabilir ve ev içerisinde yürüyüş yapar hale gelebilirsiniz. Hafif yürüyüşler yararlı olacaktır. İlk hafta ev işlerinden uzakta durmakta fayda var. Bu ameliyatı olanların çoğunluğu iki hafta içerisinde işlerine dönebilmektedir.
Başlangıçta yüzünüz sizlere ilginç gelebilir. Mevcut şişme nedeniyle yüz mimikleri azalmış gibi görünebilir. İlk hafta kişi yeni görünümü ve oluşacak izler nedeniyle endişeli olabilir. Ancak 3. haftadan itibaren görünümünüz daha iyi olacaktır.
RİNOPLASTİ İŞLEMİ NEDİR?
Rinoplasti burnu yüz ölçülerine göre küçültme ve daha güzel görünüm sağlamak için
yapılan cerrahi bir girişimdir. Rinoplasti plastik cerrahinin en çok yapılan yüz estetiği ameliyatıdır. Burun sırtında çıkıntı ( hump ), burun ucunun aşırı geniş, burun deliklerinin asimetrik, burun ucunun düşük olması bu ameliyatı olma nedenleri olarak özetlenebilir. Burun yüze estetik görünümü veren en önemli yapıdır. Bu nedenle başarılı bir operasyon ile yüzün ifadesinde belirgin bir kazanç olacaktır. Başarılı geçmiş bir rinoplasti ameliyatı yüz görünümünde büyük ve olumlu bir değişiklik yaratacaktır. Doğru irdelenmiş ve tasarlanmış bir rinoplasti ameliyatının başarılı olması olasılığı çok yüksektir. Bu size iyi bir görünüm kazandırmakla kalmayacak aynı zamanda kendinize özgüveninizi arttıracaktır.
BU AMELİYAT İÇİN UYGUN MUYUM?
Bu ameliyat için uygun olup olmadığınız yapılacak bir görüşme sonucunda belirlenecektir. Görüşme esnasında burnun muayenesi yapılacak ve sizlere burun üzerinde yapılabilecek değişiklikler anlatılacaktır. Bu ameliyatı isteyen hastaların bazılarında estetik kaygılarla birlikte burun da tıkanıklık ve rahat nefes alamama gibi şikayetlerde olabilir. Aynı seansta hem burun içindeki tıkanıklığın ortadan kaldırılması hem de burunda istenilen değişikliğin yapılabilmesi mümkündür.
Rinoplasti ameliyatı olmak isteyen bazı adaylar beraberlerinde beğendikleri burun tiplerini içeren resimler getirmekte ve benzer burun isteğinde bulunmaktadır. Kişi tarafından istenilen bir burun şeklinin ifade edilmesi son derece doğaldır ancak gerçekçi bir yaklaşım değildir. Çünkü burunda yapılabilecek değişiklikler burnu meydana getiren kemik, kıkırdak ve deri gibi dokuların yapısıyla ilgilidir. Bu yüzden istenilen şekilde burun yapılabilmesi plastik cerrahınızın tecrübesi ve dokuların izin verdiği ölçülerde olacaktır. Bilgisayar ortamında ameliyat sonrası görüntünüzün ortaya konması hiçbir bilimsel gerçeğe dayanmamaktadır ve yanıltıcıdır. Bu yöntem düz ve profilden çekilen resimlerin dijital ortamda gerçek yüz büyüklüğüne getirilmesi ve üzerinde ölçümler yapılmasını içermektedir. Bu ölçümler sonucunda yüzünüze en uygun burun büyüklüğü ve şekli elde edilmekte ve yapılacak işlemler tamamen bilimsel olarak ortaya konulmaktadır.
AMELİYAT NELERİ İÇERMEKTEDİR?
Ameliyat açık olarak yapılmaktadır. Bu yöntem burnun orta dikmesinde ve burnun içinden yapılan kesilerle yapılmaktadır. Bu yöntemle yapılan girişimin klasik kapalı yönteme göre tartışılmaz bir üstünlüğü vardır. Burun ameliyatı esnasında burun sırtındaki çıkıntı kemik ve kıkırdak yapının kesilerek alınması burun kemiklerinin yan taraflardan kesilmesini gerektirir. Bunun yanında burun ucuna müdahale buradaki kıkırdakların yapısına göre çeşitli işlemleri gerekli kılabilir.
Burundan rahat nefes alamama şikayetleri septum dediğimiz burun içindeki orta dikmenin eğri olması ya da alınan havanın ısıtılması ve nemlendirilmesinden sorumlu yapıların (konka) aşırı büyümesi sonucudur. Nedene bağlı olarak orta dikme düzeltilir, konkalar küçültülür ya da her ikisi birden yapılır.Burun ameliyatı sonunda burun içinde tampon ve burnun dışında ise yeni oluşturulmuş burun çatısını şekillendirmek ve korumak amacıyla alçı ve bandaj olacaktır. Burun içindeki tamponlar ameliyattan sonra 3. günde alınacaktır. Alçı bandaj ise ameliyattan sonraki 7. günde değişecek ve toplam 14 gün burunda kalacaktır.
NE TÜR ANESTEZİ UYGULANMAKTADIR?
Rinoplasti genel anestezi altında yapılmaktadır ve nadiren hastanede yatmayı gerektirir.
AMELİYAT SÜRESİ NE KADARDIR?
Rinoplasti ameliyatı ortalama 2-2.5 saat sürmektedir. İdeal bir rinoplasti için bu süre gereklidir.
AMELİYAT AĞRILIMIDIR?
Burun ameliyatının ağrısız olduğunu söylemek doğru olmaz. Orta derecede etkili ağrı kesicilerle az ağrılı bir ameliyat sonrası geçirebilirsiniz. Ağrının şiddeti kişiden kişiye değişiklik göstermektedir.
AMELİYATTAN SONRA NELER OLMAKTADIR?
Ameliyattan sonra uyandığınızda başınızın altında 2-3 yastık olduğunu ve gözlerinizin üzerinde buz torbaları olduğunu fark edeceksiniz. Başınızın yüksek olması ve buz uygulanması göz çevresinde şişlik ve morarmayı azaltmaya yönelik uygulamalardır.
Burun çatısını yeniden şekillendirmek için konulan burun alçısı olacaktır. Burun alçısı ameliyattan sonraki 7. günde değişecek ve yenisi konulacaktır. 2. alçı 5-7 gün daha burunda kaldıktan sonra alınacaktır.
Burun içerisinde tampon olması nedeniyle 3 gün süre ile ağızdan nefes alıp vereceksiniz bu dönemde nemli bir bezden nefes alıp vermeniz ağzınızın kuruluğunu azaltacaktır. Birçok hastaya göre bu ameliyatın en sıkıntılı dönemi bu dönemdir. Hastaneden çıktıktan sonra burnunuzda tampon olmasına rağmen hafif kan sızmaları olabilir.
Burun kemikleri kesilerek burun çatısı yeniden oluşturulmuşsa 3 ay boyunca gözlük kullanmamanız yararınıza olacaktır.
AMELİYATTAN HEMEN SONRA NEGİBİ DEĞİŞİKLİKLER BEKLEMELİYİM?
Rinoplastiden sonra göz çevresinde şişlik ve morarma olacağı unutulmamalıdır. Morarma ve şişliğin geçmesi 2-3 hafta alacaktır. Alçı alındığında şişlik büyük anlamda azalmış olsa da 3-4 hafta sürecektir. Alçı hemen alındıktan sonra burnunuzun son şeklini almamış olduğunu unutmamalısınız. Cildin altında oluşacak nedbe dokusu ve onun zaman içerisinde şekillenmesi tamamlandıktan sonra burnunuz son şeklini alacaktır.
Burun ucunda his kaybı aylar içerisinde normale dönecektir.
YARA İZİ NASIL OLMAKTADIR?
Burun ameliyatından sonra belirgin bir iz olmaz. Burun orta dikmesinde hemen hemen hiç belli olmayan bir iz olacaktır. Eğer burun kanatları küçültülmüşse burun yanlarında belli belirsiz çok küçük bir iz olacaktır.
AMELİYAT ESNASINDA VE SONRASINDA NE GİBİ PROBLEMLERLE KARŞILAŞABİLİRİM?
Diğer ameliyatlarda olabilecek kanama, enfeksiyon gibi problemler bu ameliyatta olmaz denilecek kadar azdır. Hastaneden ayrıldıktan sonra tampon uçlarından hafif derecede kan sızabilir. Bu bir problem değil beklenen bir süreçtir
NORMALE NE KADAR SÜRE İÇERİSİNDE DÖNEBİLİRİM?
Ameliyat olmuş kişilerin çoğunluğu alçı varken veya göz çevresi şiş ve ödemliyken göz önünde olmak istemez. Morarma ve şişliklerin büyük bölümü azalacağından 10-12 gün içerisinde işe dönülebilir. Ancak bu herkes için söz konusu olmayabilir. Kişiler 2-3 hafta içerisinde şişi inmiş ve morartılar tamamen ortadan kalkmış olarak normal yaşamlarına devam ederler.
Estetik Cilt Bakımı
Elbette her insan güzel ve bakımlı olmayı ister. Ayrıca, kozmetik ürünlerine masraf yapmadan kendiniz de evde kolaylıkla maske hazırlayabilirsiniz. Cilt bakımı ve maske hazırlama konularında size birkaç öneri:
CİLDİNİZİ TEMİZLEYİN: Alfa hidroksi asit içeren peeling amaçlı iyi bir temizleyici ile yüzünüzü silin. Uygun temizleyiciniz yoksa evde hazırlayacağınız kolay bir karışım işinizi görecektir. Yulaf ezmesini toz pudra kıvamına gelene kadar dövdükten sonra ılık suyla karıştırarak ovalayın. Karışımı yüzünüze dairesel hareketlerle masaj yaparak yedirin. Ilık bir bezle yüzünüzü sildikten sonra soğuk suyla durulayın.
BUHAR BANYOSU YAPIN: Bir kahve fincanı içine papatya ve nane çayını koyun. İnce bir bezi bu karışıma batırın (bezin gözünüze ve dudaklarınıza gelen kısmını kesebilirsiniz). Bezi yüzünüze doğru tutup bu şekilde 1-2 saniye bekledikten sonra bezi tamamen yüzünüze bastırın ve 10 dakika bu şekilde rahatlayın.
MASKE: Kozmetik ürünleri arasından seçebileceğiniz pek çok bakım maskesi var. Cildinizi derinlemesine temizleyen, nemlendiren ya da cildinizin eksiklerini gideren bir tanesini seçip uygulayabilirsiniz. Dışarıda satılan ürünlerin yerine, evde kendi maskesini yapmak isteyenler için işte önerilerimiz:
Bu maskeleri hazırlamak için malzemeleri bir kase içinde karıştırın ve yüzünüze uygulayıp, on dakika bekletin.
Çikolata Maskesi: (tüm ciltler için) 1/2 fincan kakao, 4 yemek kaşığı krema, 3 tatlı kaşığı süzme peynir, 1/4 fincan bal, 3-4 tatlı kaşığı yulaf ezmesi, 3 tatlı kaşığı olgun avokado.
Sebze Maskesi: (yağlı ciltler için) 1/4 soyulmuş çekirdekleri çıkartılmış domates püresi, 2 tatlı kaşığı yoğurt, 2 tatlı kaşığı aloe jel, 3-4 tatlı kaşığı yulaf ezmesi, 1 tatlı kaşığı rendelenmiş salatalık, 2 rendelenmiş nane yaprağı.
Tutti Frutti: (kuru ya da çatlamış ciltler için) 1 fincan püre haline getirilmiş muz, şeftali, kavun, karpuz, böğürtlen, çilek karışımı, 2 yemek kaşığı krema, 2 tatlı kaşığı süzme peynir, 1 tatlı kaşığı esmer şeker, 1/2 tatlı kaşığı kuru ada çayı, 3-4 tatlı kaşığı yulaf ezmesi.
DURULAYIN: Cildinizde kuruyan maskeyi çıkarmak ustalık ister. Maskeyi kaldırmadan önce cildinizi nemlendirmek için ılık bir bezle hafifçe ovalayın.
NEMLENDİRİN: En iyi nemlendiricinizi parmak uçlarınızı kullanarak yüzünüze uygulayın. Daha sonra göz kreminizi de serçe parmağınızla yavaşça sürün. Bütün bu işlemlerden sonra dışarı çıkmak istiyorsanız; sürdüğünüz kremlerin güneş ışınlarına karşı cildinizi koruma özelliği olmasına dikkat edin.
CİLT TİPLERİ
NORMAL CİLT: Görünümü şeffaf, gözenekleri kapalı, lekesiz ve problemsiz bir cilt. Hafif bir bakımla doğal güzelliğini korur. Kullanılacak ürünler: Süt tipi temizleyici, alkol oranı normal bir tonik ve su içerikli hafif bir nemlendirici.
KARMA CİLT: Alın, burun ve çene yağlıdır. Yani yüzde T şeklinde bir yağlanma görülür. Yağlı olan kısımlarda siyah nokta, yağ butonları, açık gözenekler bulunabilir. Yanaklardaki gözenekler ise kapalıdır. Kullanılacak ürünler: Süt tipi temizleyici, düşük alkollü tonik, cildin durumuna göre nemlendirici ve eğer gerekiyorsa göz çevresi için krem.
KURU CİLT: İnce bir üst deriye sahip, gözenekleri ufak ve kapalı cilt. Ancak yağ salgılanması normalin altında olduğu için görünümü mattır ve pul pul kalkmalar görülür. Cilt gergindir fakat çabuk kırışır. Kullanılacak ürünler: Süt tipi temizleyici, alkolsüz tonik, yağ içerikli nemlendirici, besleyici gece kremi, göz çevresi kremi ve nemle yağ depo edici maskeler.
YAĞLI CİLT: Görünümü parlak ve yağlı, gözenekleri açık bir cilt tipi. Gözeneklerin içi genellikle dolu, siyah noktalı ve sivilceli olabilir. Yağlı cildin akne problemini önlemek için çok dikkatli bir günlük temizlik programı uygulanmalıdır. Kullanılacak ürünler: Jel tipi temizleyici, alkollü tonik, su içerikli nemlendirici ve sarkmayı önlemek için temizleyici ve sıkıştırıcı maskeler.
EĞER YAĞLI CİLT SİVİLCELİYSE: Sivilce, siyah nokta ile kapalı olan gözeneklerden fazla yağ salgısının dışarı çıkamayıp, olduğu yerde birikmesiyle oluşur. Yağlı ciltlerde kullanılacak ürünlerin özenle seçilmesi şarttır. Kullanılacak ürünler: Antiseptik sabun (kükürt, kafur, katran içeren ürünler).
EĞER YAĞLI CİLT HASSAS İSE: Genişlemiş gözenekler, zaman zaman kırmızı lekeler görülür. Hassasiyetinden pul pul kalkabilir. İç ve dış etkenlere karşı duyarlıdır. Kaşıntı ve yanma görülebilir. Kullanılacak ürünler: Süt tipi temizleyici, kesinlikle alkolsüz tonik, alerji giderici kremler ve genelde cildin susuz yapısı olduğu için su içerikli hafif nemlendiriciler.
OLGUN CİLT: Hücrenin yaşam ritminin yavaşlaması sonucu oluşan bir cilt tipidir. Ölü hücreler kat kat yığılarak sonuçta cilde kaba bir görünüm verir. Yağ hücrelerinin daha yavaş çalışmaları ise derin çizgilere ve gevşemeye neden olur. Sürekli bir nemlendirici kullanılmazsa deri kurur ve kırışır. Kullanılacak ürünler: Kipozom ve vitamin E içeren kremler, alkolsüz tonik, alerji giderici kremler ve genelde cildin susuz bir yapısı olduğu için su içerikli hafif nemlendiriciler.
Tedavide temel prensip,incelmek istenen bölgelere mikroenjeksiyon diye adlandırılan çok küçük dozda ilaç enjeksiyonu yapılarak,yağ hücrelerindeki içeriğin azaltılması ve yağ yıkımının hızlandırılmasıdır.Çok düşük dozda ilaç kullanıldığından yan etki kabul görmez, özellikle karaciğer yetmezliği, böbrek yetmezliği ve mide rahatsızlığı nedeni ile normal dozlarda dahi ilaç kullanamayan hastalar için güvenli bir tedavi yöntemidir. Tek yan etkisi nadiren oluşan allerjilerdir.
Estetik Dermabrazyon
Her cerrahi girişimin bir riski vardır Dermabrazyon uygulaması tecrübeli bir uzman tarafından yapıldığında güvenli bir metoddur ancak her uygulama gibi riskleri de vardır. En sık tehlike, deride oluşan lekelenmelerdir. Bazı hastalarda lekelenme renk koyulaşması şeklinde olurken bazılarında ise daha açık renk alanları oluşabilir. Ameliyat sonrası ufak beyaz topluiğne başı büyüklünde sivilceler oluşabilir. Bunların bir kısmı kendiliğinden kaybolur. Kaybolmazsa, cerrah bunları giderir. Diğer önemli tehlike, deride oluşan iltihaplanma ev skar (iz) oluşumudur. Bunların tedavisi için de mutlaka doktorunuza başvurunuz.Cerrahi Ameliyattan önce aspirin veya diğer kan pıhtılaşmasını veya kanamayı etkileyen ilaçları almayınız veya bu konuda doktorunuza danışınız. Sigara içiyorsanız, uygulamadan 1-2 hafta önce sigara içmeyi kesiniz. Dermabrazyondan sonra da birkaç hafta sigara içmemenizde fayda vardır. Çünkü sigara, deri kan dolaşımını bozmakta, yara iyileşmesini de kötü yönde etkilemektedir. Dermabrazyon, uygulanacak alanın genişliğine göre lokal veya genel anestezi altında yapılabilir.
İşlem yine alanın genişliğine göre 1-1.5 saate kadar sürebilir. Çoğu olguda birden fazla seans uygulama gerekebilir. Uygulama, ucunda elmas veya tel zımpara bulunan taşı hızla çeviren bir motor yardımıyla yapılır. Akne skarlarının taban hizasına kadar aşındırmaya devam edilir.
Cerrahi sonrası
Uygulamadan sonra deride ödem (şişlik) oluşabilir. Hasta özellikle sert gıdaları çiğnerken ağrı duyabilir. Şişlikler birkaç günle birhafta arasında geriler. Uygulama alanında kabuklanma olabilir. Erkeklerde, birkaç gün traş olunmaz. Yara iyileştikten sonra da ilk günlerde makine ile traş tavsiye edilir. Eğer uygulama sonrası şişlik ve kızarıklık artıyorsa, aşırı kaşıntı varsa, doktorunuza hemen başvurunuz.
NORMALE DÖNÜŞ
Yeni cildiniz hassa, şiş, hafif pembe renkte olacaktır. Bu durum birkaç haftaya kadar sürebilir. Bu süreçte yavaş yavaş günlük aktivitelerinize dönebilirsiniz.İki hafta sonra işinize dönebilirsiniz. Ancak 2 hafta daha yorucu aktivitelerden kaçınmalısınız. Ayrıca diğer önemli bir konu ise, deri renginiz tamamen normale dönene kadar, en iyisi 6-12 ay süreyle direkt güneş ışınlarına matruz kalmayınız. Derinin normal renge dönüşü en fazla 6 ay alacaktır.
Kendinize olan güveniniz, cildinizi nasıl gördüğünüz yada nasıl hissettiğiniz ile yakından ilgilidir. Sivilce izleri, güneşe bağlı cilt bozuklukları ve yaşlanma cildinizin görüntüsünü etkileyen en önemli faktörlerdendir. Ciltteki bu tür izleri yok etmek çeşitli soyucu yani peeling ajanlarıyla sağlanmaktadır. Peeling yönteminin ana prensibi; hasarlı cilt tabakasının üstündeki hasarlı tabakayı kaldırmak ve hasar görmemiş tabakayı canlandırmaktır. Sonuç ise daha sağlıklı, canlı, düzgün ve gergin bir cilt elde etmektir.
Peeling derinliğina göre 3 gruba ayrılır:
Yüzeysel , orta ve derin peeling.
Merkezimizde de uyguladığımız peeling olan yüzeysel ve orta derin peelingtir. Yüzeyel peeling en çok kullanılan peeling çeşitidir. Bu işlemde meyve asitleri olarak bildiğimiz AHAlar (glikolik asit,laktik asit..) sayesinde cildin en üst tabakası yüzeysel olarak soyulur. Yöntemin en büyük avantajları ise kısa sürede gerçekleşmesi, haftada bir kez ve kişinin problemin yoğunluğuna göre ortalama 4-6 kez uygulanması, uygulamadan sonra kişinin günlük yaşamına kesintisiz devam edebilmesidir. Peelingden sonra hafif bir kızarıklık gelişebilir, o da bir kaç dakikada geçecektir. Peelingden sonra güneşten korumak amacı ile güneş koruyucu uygulanır. Orta derinlikte peelingte derinin yüzeyel ve orta tabakasının soyulma işlemidir. Yüzeyel peelinge gore daha etkilidir. Ancak bu uygulamada yüzde belirgin bir kızarıklık ve yer yer kabuklanmalar olabilir. Kızarıklık 7-10 gün içerisinde azalarak ortadan kalkar. Tedavi tamamlandıktan sonra daha genç ve taze görünümlü bir cilde kavuşmak mümkündür.
Tedavinin sağlayabileceği gelişmeler:
• Güneş hasarı sonucu oluşmuş ince çizgilerin hafifletilmesi
• Güneş hasarı sonucu oluşmuş kalın çizgilerin inceltilmesi
• Cilt yumuşaklığının arttırılması
• Sivilce izlerinin hafif veya orta düzeye indirilmesi
• Pigmentasyon düzensizliklerinin hafifletilmesi
• Cildin doğal parlaklığının arttırılması
Estetik Haber
Estetik sağlık ve bayanlar hakkında bilgiler
Katogoriler
- Beslenme ve Diyet
- Burun Estetik Operasyonları
- Cilt Bakımı ve Güzellik Uygulamaları
- Diş Estetiği
- Estetik Ameliyatlar
- Estetik Cerrahi Merkezleri
- Estetik Doktorları
- Estetik Haberleri
- Estetik Operasyonlar
- Estetik Plastik Cerrahi
- Estetik Site Haberleri
- Göğüs Estetik Operasyonları
- Medikal Estetik
- Rekonstrüktif Cerrahi
- Saç Ekimi
- Sağlık Haberleri
Yönetim
Yorumlar
| Pts | Sal | Çar | Per | Cum | Cts | Paz |
|---|---|---|---|---|---|---|
| « Tem | ||||||
| 1 | 2 | 3 | ||||
| 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 |
| 11 | 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 |
| 18 | 19 | 20 | 21 | 22 | 23 | 24 |
| 25 | 26 | 27 | 28 | 29 | 30 | 31 |