Arşiv
- June 2009 (8)
- November 2008 (15)
- October 2008 (1)
- September 2008 (86)
- July 2008 (37)
- June 2008 (26)
- January 2008 (55)
Konular
- Kaş Ekimi ve Kaş Estetiği
- Ünlülerin Güzellik Sırları
- Güneş ve Deriye Etkileri
- Kalıcı Kilo için Alışkanlıklarınızı Değiştirin
- Yaza Girerken Son Rütüşler ve İncelme
- Akapunktur Tedavisi
- Doğal Burun Estetiği
- Mini Karın Germe Estetiği
- Burun Estetiği Ameliyatı
- YAĞ ENJEKSİYONU - DOLGU
Dostlar
- Estetik
- burun estetiği
- burun estetiği
- Burun estetiği
- göğüs estetiği
- meme dikleştirme
- jinekomasti
- kepçe kulak
- karın germe
- göz kapağı estetiği
- yüz estetiği
- yağ aldırma
- migren
- kaş kaldırma
- plastik cerrah
- jinekomasti
Diğer Projelerimiz
Kaş ekiminin furyası Türkiye’ye de sıçradı Hollywood’da bir çok ünlü tarafından
ravet gören kaş ekimi estetiğini Angelina Jolie’den madonnaya kadar bir çok ünlü
yaptırmış durumda bu operasyon sonucunda kalın kaşlara kavuşan bayanlar ince kaş
modasınıda tarihe gömmüş durumda…
FUE yöntemi genel olarak ense bölgesinden yada kulak arkasında bulunan sağlıklı
saç köklerinin alınıp bir takım işlemlerden geçirilerek seyrelmiş saç veya kaş
bölgesine ekme işlemidir.
Yapılacak kaş ekimi işleminde daha önceden alınmış olan saç kökleri ekim
işlemine uygun hale getirildikten sonra daha önceden belirlenmiş olan kaş
ekiminin yapılacağı bölgeye ekilir. Kaş ekimi işlemi genel olarak 45 dakika ila
1 saat arasında sürmektedir. Aynı gün taburcu olunarak 24 saat sonunda banyo
yapabilirsiniz.
Kaş ekim işlemi, kaş ekimi yaptırmak isteyen herkese uygulanmaktadır. Kaş ekimi
sonrasında ekim yapılmış olan bölge kızarıklaşacak ve kabuk tutacaktır bu durum
5 gün kadar sürer, birinci haftanın sonunda bu kızarıklıklar ve kabuklaşma olayı
tamamen geçer. Daha önce ekilen kaşlar dökülecektir bunun sebebi ekilen kaşların
tamamen dökülmesi değildir zaten o bölgeye ekilmiş olan saç telleri cansızdır ve
sadece yön belirlemek içindir. kaşın tamamen çıkması 3 ila 6 ay kadar
sürecektir.
Kaş bölgesine ekilecek olan saç kökleri saç bölgesinden alındıklarından dolayı
normal bir kaş telinden daha hızlı uzayacaklardır düzenli kesme işlemi yapılarak
kısaltılmaları gerekecektir. Yapılacak kaş ekme işleminden sonra sonuç kalıcı
olacaktır ve siz bunu artık ömür boyu taşıyacaksınız.
Saç ekimi işlemleri her uygulamada olduğu gibi uzman ellerde yapıldığı sürece
hiç bir komplikasyon ve yan etki içermez iz ve leke kalma gibi bir sorun
oluşmaz.
Ebru Şallı’da kaş ekimi yaptırdı
Hollywood’da ve bir çok Avrupa ülkesinde yaptırılan ve çok popüler olan kaş
kalınlaştırma furyasına Ebru Şallı’da eklendi. Her zaman ince kaşlarından
yakınan Ebru Şallı FUE yöntemi ile kaş ekimi yaptırarak kaşlarını kalınlaştırdı.

Angelina Jolie tüm bayanların idolüdür, erkeklerin hayallerini süsleyen bir
tanrıçadır değil mi?
Acaba Angelina makyaj ürünlerinde hangi markayı kullanıyor, merak etmişsinizdir.
Bu muhteşem güzellikteki yıldız bareMinerals makyaj ürünleri ile güzelliğine güzellik katıyor..
Neden bareMinerals’ı tercih ediyor?
Çünkü, minerallerin en saf halini içeriğinde barındıran bareMinerals ürünleri pudramsı
yapıda olup cilde uygulandığında kremsi bir his verir. Ödül kazanan. %100 doğal
formülümüzle bizi diğerlerinden ayıran özelliği paylaşmak istiyoruz. Koruyucu katkı
maddeleri, bağlayıcı ve doldurucu maddeler içermeyen %100 saf, yalın mineraller sadece
hikayenin başlangıcı.. bareMinerals her zaman dünyada bulunan en saf ve yüksek
kalitedeki mineralleri kullanmaya özen göstermiştir.
Ülkenin çok özel bölgelerinden çıkarılan, tescilli formülümüz, kalitesine asla
gölge düşürmeyecek rafine bir markayı temsil eder. Bu muhteşem formül, eşitsiz
cilt tonunu düzenleyip yapılandırmada da kusursuz bir kapatıcılık sağlar ve
doğal güneş koruma faktörü ile zararlı ışınlardan korur..
Angelina Jolie deneyip uyguladığı bareMinerals makyaj ürünlerinden sonra hiç bu
kadar yumuşak bir his yaşamadığını ve berrak bir ten duruşundan çok
hoşlandığından bahsetti. Çekimler çok uzun sürüyor ve bu geçen sürede tekrar
makyajın tazelenmesi gerekmiyor, hatta daha sonra katıldığım partilerde dahi
cildim pürüzsüzlüğü koruyor. Bu yüzden mineral makyaj tercihinin bare Minerals
olduğunu söyledi.
Troy, Fight Club, Tibet’te 7 yıl gibi severek izlenen filmlerin başrol oyuncusu,
An lina Jolie’nin sevgili kocası, bayanların en yakışıklı, en seksi erkek
seçtiği, erkeklerin kıskandığı, ona benzemek için çaba sarfettikleri Brad Pitt,
bu kadar yorucu bir tempoda çalışırken nasıl bu kadar genç görünüyor?
Bu sorunun cevabı çok açık. dünya çapında 70′ den 1 fazla ülkede 10 milyon
kişinin tedavisinde güvenle kullanılan Restylane..
Peki Restylane nedir, nasıl kullanılır?
RESTYLANE® benzersiz NASHA teknolojisi ile üretilmiş hayvansal bazlı
olmayan hyaluronik asit ihtiva eden bir dolgu maddesidir. FDA onayı almış olan
ilk ve tek dolgu maddesi olduğundan dünya çapında çok fazla dermatolog ve
plastik cerrah tarafından güvenle hastalara uygulanmaktadır.
Klinik açıdan üstünlüğü 60′ dan fazla belgede yayınlanarak ispatlanmıştır. Brad
Pitt, Madonna, Meryl Streep ve diğer birçok ünlü isim RESTYLANE® ile tedavi
edilmektedir. 2007 senesinde Induslry Insider dergisi tarafından yapılan ankette
ise RESTYLANE® İngiltere’ nin 1. No’lu Dolgu Maddesi olarak tespit edilmiştir.
Brad Pitt, en çok şikayet ettiği yoğun film çekimleri, uzun süreler ışıklar
altında durmaktan dolayı yaşadığı yorgun, stresli ve cansız görünümden Restylane
ile kurtulduğunu ve dinlenmiş, daha az stresli, capcanlı ve güvenli göründüğü
iletti.
Temel içgüdü, Casino, Gloria gibi heyecanlı filmlerde başrol oynayan, tüm
erkeklerin yüreklerini hoplatan seksi yıldız Sharon Stone ilerleyen yaşına
rağmen nasıl hala yarı yaşında görünebiliyor? Bu ünlü Hollywood yıldızının
sırlarını merak ediyor musunuz?
Çok merakta bırakmadan açıklıyoruz; Cildinin sağlıklı, aydınlık ve pürüzsüz bir parlaklıkta
görünmesi için nidformulations Vit-A-Plus serisini kullanıyor.
Peki Vit-A-Plus nedir? Sharon Stone’un kullanma sebepleri nelerdir?
Her cilt tipi ve durumu için bilimsel yaklaşımlar sunan Md Formulations, glikolik
bileşimi dünyada ilk patentleyen firmadır. Tüm ürünleri parfüm, yağ, komedon
yapıcı formüller içermez. Vit-a-Plus serisi, A vitamini teknolojisi ile en
verimli şekilde cilde penetrasyonunun gerçekleşmesine yardımcı olur. Md
formulations güvencesiyle üretilen VİT-A-PLUS serisi yoğun foto-hasartı, derin
çizgi ve kınşık belirtilerinin yaşandığı ciltler için özel ürettiği ürünler ile
nazik bir bakım sunuyor.
Özellikle anti-aging ve yetişkinlerden akne problemi başta olmak üzere, tüm cilt
tiplerinin rahatlıkla kullanabileceği ve cildin özellikle ihtiyacı olan uyku
esnasında çehrenizi düzenler ve genç görünümlü bir yapı kazandırır. Sharon
Stone, cildinin hava kirliliği, stres ve ışıklar altında çalışmak dolayısıyla
yorgun ve mat görüntüden, nidformulations Vit-A-Plus serisini kullanarak geride
bıraktığını, yenilenme ve anti-aging etkisini gördüğünü ve çok mutlu olduğunu
iletti.
21′ inci yüzyılın peri masalının kahramanı, yüzünün güzelliği kadar melek gibi
bir kalbi olan Galler Prensesi Leydi Diana, dünya sorunlanna el attı, halkın
gönlüne taht kurarak olgun prensese dönüştü.
Peki dünyanın en ünlü, en çok fotoğrafı çekilen kadını olan Prenses Diana,
doğal güzelliğini nasıl koruyordu?
Bu kadar yaşadığı koşuşturmacada cildine de her zaman önem veren Prenses Diana.Guinot
Hdradermie bakımını tercih ediyordu.
Peki Hydradermie nedir? Nasıl bir bakımdır?
Fransa’da bir numaralı profesyonel kozmetik markası 35 yıldır Fransa’da bir
numara ve dünyada 55 ülkede satılan GUINOT en yüksek kalite ve etkinlikte
formüle edilen kabin bakımlan ve her cilt tipine uygun çok geniş bir ürün
yelpazesi içermektedir.
Guinot cilt bakımlarının yıldızı, prenses bakımı güvenilir, anında etki gösteren
ve bu etkisini uzun süre koruyan, derinlemesine temizleyen, cildin oksijen
alımını sağlamasının yanı sıra, hücre yenilenmesini harekete geçiren HYDRADERMİE
bakımı GUINOT güzellik Enstitülerinde, uzman estetisyenler tarafından
uygulanmaktadır.
Guinot Laboratuvarlarında, yapılan araştırmalar sonucunda,
HYDRADERMİE bakımı kullanıcılarına, 3 temel fayda sağlamaktadır. Kuru ciltlerde
nem seviyesini arttırır, Yağlı ciltlerde sebum salgısını düzenler.
Olgun ciltlerde, derin çizgilerin ve nemsizlik çizgilerinin görünümünü azaltır.
Henüz 18 yaşındayken Britney Spears, “Baby One More Time” parçasıyla olay
yarattı ve müzik listelerini altüst etti. Kurduğu kayıt şirketi, sinemada aldığı
roller, olaylı turneleri ve yeni albüm hazırlıklarının yanı sıra renkli özel
hayatı ve sırlarının da yardımıyla gündemde daima gazetelerin arka sayfalarından
meraklılarına göz kırpan bir yıldız oldu. Britney Spears her yaşta bayanların ve
erkeklerin sevgilisi haline geldi.
Yaşadığı hamilelik döneminden sonra aldığı kiloları, kısa zamanda vermeyi
başaran Britney, Guinot Techni SPA’nın çok faydası olduğunu ve bu sayede kendini
çok iyi hissettiğini vurguluyor.
Techni SPA nedir? Faydaları nelerdir?
Hemen açıklıyoruz: TechniSPA selüliti tedavi eden. sıkılaştırma ve tonik etkisi yapan
ayrıcalıklı, yeni vücut bakım cihazıdır.
link : Ünlülerin Güzellik Sırları
link : plastik cerrahi
Güneş ışınları UV (ultraviyole-mor ötesi) ve İR (infra red-kızıl ötesi)
ışınlarından oluşur. %6.3′lük kısım sadece UV ışınlarından oluşurken, yeryüzüne
ulaşan UV ışınlarının da %95′i UV-A, kalan %5′ı de UV-B’den oluşur. UVB ve
UVC’nin neredeyse tamamı yeryüzüne ulaşmadan ozon tabakası tarafından emilir.
Derimiz tüm organlarımız arasında güneşle bire bir teması en çok olan ve buna
bağlı olarak da güneşe bağlı etkilerin en çok görüldüğü organımızdır. Sedef
hastalığı, bazı alerjik deri hastalıkları, gibi önemli bazı deri hastalıkları
ile kaşıntı üzerinde güneşin iyileştirici etkisi bulunmaktadır. Bunun dışında
deri hastalığı olmayan kişilerde güneşlenme psikolojik destek sağlamaktadır.
Ancak tüm kattığı faydaların yanında deride yarattığı zararlı etkileri de
çoktur.
Öncelikle bronzlaşmak amacıyla güneşlenme sonucunda kısa süreli etki olarak
yanık oluşumu gelişebilir. Bunun dışında bazı bakteriyel ve başta uçuk olmak
üzere birçok viral enfeksiyonda alevlenme yapabilir. Yıllar süren uzun süreli
güneş teması sonrasında ise hiç istemediğimiz ve bazen geri dönüşü olmayan
etkilere neden olur. Öncelikle deri yaşlanma sürecini hızlandırır. Deride
kırışıklık, lekelenme ve elastikiyet kaybının daha yoğun olmasına neden olur.
Daha ileri aşamalarda den kanserlerine neden olabilir.
Bu kanserler arasında mevcut benlerimizin kötüleşmesi yoluyla, ya da yeni oluşan
bir benimizin şekil değiştirip kötü gidiş göstermesi ile tanımlanabilecek ‘malin
melanom’ da bulunur. Bazı kanser tipleri yavaş ilerlediğinden, hastanın da ihmal
etmesi sonucu kozmetik olarak kötü sonuçların oluşacağı cerrahi müdahalelerin
yapılması gerekebilir.
Güneşlenmek ve buna bağlı bronzlaşmak kozmetik olarak güzel bir görüntü sağlasa
da. bunun sonucunda daha ileri dönemlerde deride çok daha zararlı etkilerin
olabileceği kesinlikle unutulmamalıdır. Bu nedenle güneşten korunmayla ilgili
uzman dermatologlardan yeterli bilgi alınmalı ve güneşlenmekten vazgeçemeyenler
için ise doğru korunarak güneşlenmenin öğrenilmesi sağlanmalıdır. Bu bilgilerin
temelinde güneş ışınlarının en yoğun olduğu sabah on ile öğlen saat iki arasında
güneşlenilmemeli ve en az 30 faktör içeren güneş koruyucu ürünler ile korunma
sağlanmalıdır.
Daha detaylı korunma bilgisi için uzman dermatologların hastanın deri tipine
göre önerebileceği güneş koruyucu ürünler özenle kullanılmalıdır. Güneş
koruyucular kullanılırken evden çıkmadan en az 15 dakika önce sürülmesi ve güneş
altında bulunulan süreçte iki saatte bir koruyucunun tekrar uygulanması önemli
noktalardandır.
Sonuç olarak güneş hayatımıza renk katan ve hayatımızda büyük yeri olan bir
unsurdur. Biz de bu unsurdan doğru faydalanabilmek adına güneşin faydalarını ve
zararlarını uzman dermatologlardan öğrenip ona göre daha huzurlu bir şekilde
güneşlenmeliyiz.
Beyinde milyonlarca hücreyi birbirine bağlayan milyonlarca “otoyol” bulunuyor.
Bu yollar, siz her gün farklı aktivitelerin içindeyken islemeye başlıyor.
Yürümeyi düşündüğünüzde her zamanki yürüyüşünüze çıkıyorsunuz. İçki diye
düşündüğümüzde her zamanki alkollü içecekleri içiyoruz. Beynimiz daima, tam da
her zaman olduğu gibi hareket etmeniz için bir kablo ağıyla örülmüş. Bu ağ,
otoyol sisteminin kullanılmaması durumu dışında,çok nadir değişiyor. Yeni kablo
ağı yeni otoyollar) ancak yeni hareketlerin veya düşünce erin tekrarlanması
sonucu oluşabilir.
Yeni bir alışkanlık edinmenin 21 gün sürdüğü söylenirdi. Günümüzde, her gün
tekrarlanan yeni bir alışkanlık geliştirmek için 5 günün yettiği görülüyor. Ne
yazık ki, yeni alışkanlık yaratmak çok nadiren eski bir alışkanlığı ortadan
kaldırıyor. O da tam olarak kaldırılabilirse yani seçim yapmak, beyinde yeni
otoyollar oluşmuş olsa bile, her günkü karar alışlarımızda etkili oluyor. Bir
kişinin bir gün boyunca fast -food yememesini sağlamak ayrı, bunu ömür boyu
yapmamasını sağlamak ise apayrı bir şey. İnsan beyni alışık olduğu yollar
üzerinden çalışma eğilimindedir. Yani sigarayı bırakmak, daha iyi beslenmek ya
da herhangi bir davranışı değiştirmek isteyen kişi, bunun için gerekçeleri ne
kadar iyi olursa olsun her gün, haftalarca ve aylar boyunca yeni hareketi
tekrarlayıp eski yollar ile mücadele etmek zorundadır.
Statüko, işte tam da bu nedenle statükodur. Tanıdık olan yol en az direnen
yoldur. Bu aynı zamanda beynin tanıdık istek ve davranışlar dışındaki her şeye
çok kuvvetli şekilde “hayır” demesini de açıklar. Kişi bir şeyi değiştirmek için
özellikle başlangıçta çok büyük çaba harcamak zorundadır. Çünkü bu sırada
Deyinde gerçek anlamda yeni otoyollar İnşa etmesi gerekir. Bu yollar daha sonra
düzenli olarak kullanılarak güçlendirilmeli ve daha da çok kullanılarak muhafaza
edilmelidir. Bir davranışı yenmek, kişinin bilinçli bir çaba sarf etmesini
gerektirir.
Bilinçdışı, en basit anlamıyla vücudu hareket etmeye yönlendirir. Genellikle
güçlüdür ve kısa dönemde değişmesi zordur. Çünkü kural olarak bilinçdışı, beynin
derinliklerindedir ve kişinin eski hareketlerinde gizlidir; Genellikle
bilinçdışı, geçmiş benzer durumlardaki eylemleriyle uyumlu bir şekilde hareket
eder.
Bilinçdışı, şimdi ile ilgilenir. Bilinç ise geleceği düşünür. Bilinçdışı
serttir. Bilinç esnektir. Bilinçdışı negatif bilgiye karşı hassastır. Bilinç;
Pozitif bilinçdışı kalıpları, modelleri fark eder. Bilinçdışı çok sistemlidir.
Bilinç ise tek bir sistemdir. Bilinç, dikkatli olmak isterken bilinçdışı, iyi
hissetmek ve rahat olmak ister.
Bilinçdışı bilinmeyenden korkar. Daha önce yürüdüğümüz bir yere yürümek aenelde
güvenlidir. Sınırlarımızı esnetmek bilinçdışına riskli gözükür. Vücudundaki
yağlardan şikayet eden bilinçli, rasyonel ” ben” değişim yaşanması gerektiğini
biliyor ama statüko yenmek içgüdülere aykırı olabiliyor. Dolayısıyla o dakikanın
ya da günün duygularını değerlendirip, beyninizin size geçerli ve mantıklı
sinyaller yollayıp yollamadığını keşfetmeksiniz ve onu yönlendirmelisiniz.
Eğer bilinçli olarak aklın, vücudun geçerli bir durum olmadığı halde mevcut
durumdan korktuğunu veya İstemediğini fark edersiniz, bunun üstesinden gelmenin
vakit alacağını bilmelisiniz. Bu korku bir dakikada, bir saat ya da bir günde
gitmeyecek. Hareketlerinizi değiştirdiğinizde, rahatlık hissine ulaşana dek bu
hareketleri her gün tekrarlamanız gerekiyor. Beynin çalışma sistemi,yapmaktan ya
da düşünmekten hoşlanmadığımız şeyleri değiştirmemize müsaade diyor. Bu,
genellikle bazen yavaş bir süreç oluyor ama değişim, devamlı hale geldiğinde
katılaşıyor ve sağlamlaşıyor.
Kış ayları boyunca biriken fazla yağlardan kurtulmak bahar dönemine kalıyor.
yaza girişte ise son rötüşler tamamlanıyor. Aslında ideal kiloya ulaştıktan
sonra bunu korumak bizim elimizde. Sürekli alınıp verilen kilolar sağlığımızı ve
metabolizmamızı olumsuz etkiler. İleriki yaşlarımızda ise daha zor kilo
vermemize neden olup diğer hastalık risklerini oluşurabilir.Sürekli kilo alıp
vermektense ideal kilonuzda kalmak en iyisi…
Verdiğiniz Kilo Kadar İnceletiliyor musunuz?
Dengesiz ve sağlıksız diyet yaparak çok kilo verseniz de incelemezsiniz. Çünkü
bu durumda genelde kas kütlenizi ve su oranınızı kaybedersiniz ve bu kiloları
geri almak verdiğiniz kadar zor olmayıp kısa sürede I geri gelecektir.
Sağlıklı kilo vererek belirli incelmeler sağlansa da inatçı lokal bölgeler (
basen, kalça kısımları gibi) çok zor şekillenir. Basen, karın çevresi ve kalça
gibi bölgelere ait özel diyetler yoktur.Daha fazla kilo vererek ) ideal kilonun
altına inmemek ve bağışıklık sistemimizi olumsuz etkilememek için inceltici
destekler almak gerekir.
Şekillenmemiz için yardım destek kuvvetler
Kiloları verdikten sonra vücudumuzdaki son rötüşleri tamamlamak adına kalan
lokal yağlı bölgeleri inceltmemiz gerekir. Tabiî ki spor..kilonun kalıcılığı ve
sağlık için birinci şartımız. Ama onunda yetemediği durumlarda destek aldığımız
cihazlar ve yöntemler vardır. Düşük frekanslı ses dalgaları ile yağ yıkımı,
mezoterapi, LPG, GP, masaj .. gibi yöntemler ve cihazlar.
Ultrakavitasyon ve beslenme şekli;
Son günlerde yurtiçi ve yurtdışında son teknoloji olan Düşük Frekanslı Ultrason
BİOKAVİTASYON cihazı, etkinliği ve sonuçları ile bölgesel yağlanma, selülit,
sarkma gibi problemlerde diğer cihazlara oranla daha belirgin sonuçlar
vermektedir..Cihaza girilen gün ve ertesi gün çok düşük yağlı diyet
uygulanmaktadır. Light süt ve ürünleri . az yağlı sebze yemekleri . salatalar
.yağsız beyaz et ve türevleri ile diyeti kişiye özel çeşitlendirmekteyiz.
Yazın kilomuzu nasıl koruyacağız?
Öncelikle güne kuvvetli, proteinden zengin kahvaltıyla başlamak gerekir.Sıcak
havalarda glisemik kan şekerimizi birden yükseltmeyecek tam tahıllı ekmek
çeşitleri, az yağlı peynir ve çeşitleri , buz yeşillik kahvaltı öğünümüzde
vazgeçemediklerimizdir. Öğle menüsü ise z. yağlı sebzeler yanında soğuk ayran,
salata çeşitleri ile zenginleştirip, akşam yemeğini ise ızgara balık, kırmızı
et, tavuk ve yine yanında bol salatayla sonlandırabiliriz… ve ara öğün
saatlerinde tabii ki meyvelerimi, az yağlı meyveli yoğurtlarımız ve az
porsiyonlu dondurmalarımız yer almalıdır. Yemek saatlerine çok dikkat etmeli
akşam yemeğini en geç sekiz civarında yemeliyiz.
Dondurma masum yüzünü gösteriyor..
Masum tatlı diye her gün tüketildiğinde .masum durumdan çıkarak porsiyon
fazlalığı nedeniyle dondurma yağlandıran bir besin haline geliyor demektir..
Kaymaklı, çikolatalı, yüksek yağlı dondurmalar yerine meyveli sade az yağlı
olanlardan tercih etmeli yaz sıcaklarında haftada 2′yi geçmeyerek ideal
kilonuzda kalmamızı sağlayabiliriz.
Ayrıca mısır, çiğdem ve biraya da yaz aylarında porsiyonuna çok dikkat edilmeli!
Plaj çantamızdaki sağlıklı yiyecekler
Maden suyu, az yağlı peynir ve ayran, tahıllı ekmekler, yaş ve kuru meyveler,
yanımızda salatalık, domates gibi taşınabilecek sebzeler ve tabiî ki
su.Sıcaklarda taşınması risk oluşturacak bir besinlere dikkat edilmeli ve
taşınmamalı, plajlarda az yağlı peynir ile yeşillikli bir tost ve ayran ve ya
ızgara et ve salata tercih edebilirsiniz.
Siz kliniğinizde uyguladığınız tedavilerde hem fizik tedavi ve rehabilitasyon
uygulamaları gibi modern tıbbın yöntemlerini, hem de akupunktur gibi alternatif
tıbbın tekniklerini kullanıyorsunuz.
Bu iki uygulama birbiriyle uyumlu yürütülebiliyor mu?
Ahmet Bülent Çivitci: Evet. kliniğimizde hem modern tıbbın tanı ve tedavi
yöntemlerini, hem de akupunktur, manipulasyon gibi yöntemleri uyguluyoruz. Bu
iki yöntemin hastalıkların vücutta onaya çıkışı ve iyileşmesini açıklama
felsefeleri birbirinden farklıdır. Ancak her iki yöntem birbirini tamamlar.
Akupunktur 1974 yılında Dünya Sağlık Örgütü tarafından kabul edilmiş ve hangi
hastalıklarda tek başına tedavi edici etkisinin olduğu, hangi hastalıklarda da
modern tıp yöntemleri ile birlikte uygulandığında başarılı olacağı bezenmiştir.
1991 yılında da T. C. Sağlık Bakanlığı tarafından bilimsel bir yöntem olarak
kabul edilmiş, kimler tarafından nasıl uygulanacağına dair bir yönetmelik
hazırlanmıştır. Akupunktur ile ilgili dünya tıp literatürüne giren 10.000′in
üzerinde çalışma bilimsel etkinliğini ispat etmiştir. Artık batı ülkelerinde
akupunkturdan, manipulasyondan, mezoterapiden bahsederken "Alternatif Tıp"
ifadesi değil, ‘Tamamlaya Tıp" terimi kullanılmaktadır.
Yani bu yöntemler modern tıbba alternatif değil, modem tıbbın tamamlayıcısı
kabul edilmektedir. Artık bunların eğitimi sadece Çin’de değil, ABD. ingiltere.
AJmanya. Fransa, Türkiye vb. ülkelerin üniversitelerinde verilmektedir. Bir çok
ülkenin üniversitelerinde de bu konularda araştırma merkezleri kurulmuştur.
Akupunktur nasıl etki ediyor?
A.B.Ç: Akupunktur her ne kadar Uygur Türkleri tarafından bulunmuş olsa da dünya
literatüründe Geleneksel Çin Tıbbı’nın bir uygulaması olarak anılmaktadır.
Geleneksel Çin Tıbbı felsefesinde akupunkturun etki mekanizması Yin-Yang. 5
Element vb. teorilerle açıklanmaktadır. Bilimsel değil de anlaşılır bir şekilde
ifade edecek olursak; Vücutta 12 çift sanal meridyen bulunmaktadır. Bu
meridyenler üzerinde Chi (Oi - Can) sürekli olarak dolaşmakta, canlılığı ve
sağlıklılığı sağlamaktadır. Bu Çan’ın iki komponenti bulunmaktadır. Biri Yin,
diğeri ise Yang. İnsanın sağlıklı bir şekilde hayat™ sürdürebilmesi için, Çan’ın
hem meridyenler üzerinde dolaşımının sürekli olarak sağlanması, hem de Yin ve
Yang komponentterinin birbirlerine karşı bir denge içerisinde bulunmaları
gerekmektedir.
Çan’ın meridyenler üzerinde dolaşımında aksama olması ve/veya Yin ile Yang
arasındaki dengenin bozulması hastalıklar ortaya çıkarmaktadır. Rüzgar, soğuk,
nem, aşırı sıcak, öfke, alınan darbeler, beslenme bozuklukları, böcek
ısırmaları, aileden gelen özellikler vb. Yin-Yang dengesini bozarak ve/veya
Çan’ın dolaşımını bozarak hastalıklara yol açmaktadır. Meridyenler üzerinde
akupunktur yuvalan (noktalan) bulunmaktadır ve bunların sayısı 1000′e yakındır.
Bunlardan uygun olanlarının seçilerek iğne. masaj, lazer, moksa vb. gibi
yöntemlerle uyarılmaları da Çan’ın şerbetçe dolaşımını ve dengeyi yeniden
oluşturarak hastalıkları tedavi etmektedir.
Akupunkturun bilimselliği nasıl ortaya konuyor?
A.B.Ç: Bu konulardaki çalışmalar hem hastalar üzerinde hem de laboratuarda
yapılmaktadır. Akupunkturun hastalar üzerindeki etkisi, tedavi öncesi ve tedavi
sonrası durumun birbiriyle karşılaştırılması ve sonuçlarının
değerlendirilmesiyle ortaya konmaktadır.
Ayrıca akupunktur uyan mı sonrasında vücuttaki bazı maddelerin kan değerlerinin
değiştiğine dair çahşmalar da yapılmıştır. Örneğin vücutta ağrıyı kontrol eden
beta-endorfin, enkefalin vb. maddelerin akupunktur uygulaması sonrası arttığı
ortaya konmuştur. Yine aitten alınan kesitlerde akupunktur noktalarının damar ve
sinir yönünden zengin olduğu saptanmıştır.
Akupunktur hangi hastalıkların tedavisinde etkili olmaktadır?
A.B.Ç: Akupunkturun en etkili olduğu alan ağnlı hastalıklardır (painy diseases).
Ağn bir hastalık değil, tedaviye çağrıdır. Eklem ağnlan (joint pains), bel
fıtığı{Iomber disc herniation). boyun fıtığı (Cervical disc herniation),
kireçlenme (Osteoarthritis), romatizma! hastalıklar (rheumatic diseases),
başağnsı (head ache). migren (migraine), sancılı adet (dismenorea) gibi
hastalıklarda hem ağn kesici, hem tedavi edici etkisi bulunmaktadır.
Ayrıca sigara bağımlılığında seratonin adı verilen mutluluk hormonu düzeyini
yükselterek, sigara bırakma sürecinin sıkıntısız bir şekilde geçirilmesini
sağladığı gibi, sigaradan keyif alınmasını da engellemektedir. Kilo
problemlerinde iştahı azaltmakta (loss of appetite). halsizlik, sinirlilik, baş
ağrısı, baş dönmesi, stres, mide kazıntısı vb. açlık belirtilerini azaltmakta,
metabolizma hızını düzenleyerek daha kolay ve sıkıntısız bir şekilde kilo
vermeyi sağlamaktadır.
Etkili olduğu hastalıklardan birisi de Astım (asthma) vb. solunum
hastalıklarıdır. Alerjik durumlarda (allergic conditions). stres, uyku
bozuklukları (steep dîsturbance). dikkat-konsantrasyon (attention-concentration)
eksiklikleri, cinsel fonksiyon bozuklukları (sexual function disturbance) vb.
durumlarda da etkili bir şekilde uygulanmaktadır. Kliniğimizde bel fıtığı, boyun
fıtığı, kireçlenme gibi hastalıklarda akupunkturu fizik tedavi uygulamalarıyla
kombine ederek, kilo kontrolü, sigara bırakma, baş ağrısı, migren, sancılı adet,
stres, uyku bozuklukları, dikkat konsantrasyon eksiklikten vb. hastalıklarda ise
tek başına uyguluyoruz.
Yıllar içinde değişen güzellik anlayışı nedeniyle son yıllarda doğal görünümlü
burun estetikleri ön planda. Burun estetiği, ülkemizde en sık yapılan estetik
girişimdir. Burnunun estetik görünümünden rahatsız olan. yüzünün diğer hatlarına
uyumsuz olduğunu düşünen, kaza veya getirilen operasyon sonrası burunda oluşan
estetik bozukluğu düzelttirmek isteyen kişilere uygulanır.
Burun yüzümüzün tam ortasında yer alır, büyük veya asimetrik olması bakışları bu
bölgeye yöneltir. Yüzün diğer güzel hatlarının ön plana çıkmasını engeller
Operasyon sonrasında kişilerin seri ifadesinin ortadan kalktığını, güzel fakat
arka planda kalmış bölgelerin öne çıkarak yüzün çok daha güzelleştiğini
görüyorum.
Burun estetiği, yüz kemiklerinin gelişimi tamamlandıktan sonra yani ergenlik
çağında kızlarda 16, erkeklerde 17 yaşından sonra yapılır, estetikle beraber
şayet varsa nefes alma problemleri de düzeltilir.
Operasyon öncesi yapılan görüşmeler sırasında bilgisayar yardımı ile. kişinin
nasıl bir görünüme sahip olabileceği gösterilir. Böylece kişinin hedeflediği
görünüme ne kadar yaklaşıldığı da gösterilmiş olur Her hasta için farklı
uygulamalar gerekir, aynı tipte standart bir burun yapılmaz.
Gelişmiş tekniklerle burun estetiği sonuçlarında doğallık korunabiliyor, burun
ucu düşmesi gibi sorunlar yaşanmıyor. Profil görünümün: alın. burun, elmacık
kemiği, dudak, çenenin birlikteliğiyle ortaya çıktığı unutulmamalıdır Operasyon
öncesi görüşmelerde, size yaptığımız bu bölgelerle ilgili önerileri iyi
değerlendirmeniz gerekir Burun estiğine eklenecek çene veya dudak estetiği
profil görüntüyü çok etkiler.
ALTERNATİF GİRİŞİMLER
BOTOX VE DOLGU UYGULAMASI
Botox ve dolgu yardımıyla, uygun kişilerde burunda geçici sekil değişiklikleri,
operasyona vakit ayıramıyanlarda uygulanabilir Gülümseme sırasındaki burun ucu
düşmesi ve burun üzerindeki kavisin daha az görülür olması sağlanabilmektedir
BURUN ENDOLİFTİ
Endolift yöntemini birçok bölgede uyguladıktan sonra, burun estetiği içinde
uygulamaya başladık. Kıkırdak ve kemik yapısında değişiklik yapmadan lokal
anestezi altında 20-30 dakika kadar süren bir işlemdir. Burun ucunda daralma,
burun kanallarının daraltılması, burun ucunun kaldırılması bu yöntemle kalıcı
olarak sağlanabilmektedir.
Burun üstündeki kemeri çok büyük olan ve kemik yapısı yana doğru geniş olan
kişilerde, bu bölgelerde kesin bir değişiklik isteniyorsa, klasik burun
estetiğini tercih ediyorum. Kalıcı olan ipler kesi yapmadan özel bir şekilde
cilt altına yerleştirilmektedir. Çok yumuşak olan materyaller elle cilt altında
hissedilemez. Müdahale sonrası burunda 2-3 günde geçecek bir şişlik olmaktadır.
Bunun daha çabuk iyileşmesi için burun üstüne bu dönemde bant koyuyorum. 3 gün
sonra bant çıkarıldıktan sonra kişi sosyal yaşamına tamamen dönebilmektedir.
Burun içinde bir çalışına yapılmadığı için tampon konulmuyor ve kişinin nefes
alma problemi olmuyor. İğnelerin giriş bölgesindeki kabuklanmalarda bu dönemde
ortadan kalkıyor. Bu yöntemle, kişilerin klasik burun estetiğini ileri dönemde
düşünmelerine engel olmuyoruz. Şu ana kadar hiç karşılaşmama rağmen, kişilerin
şöyle bir alternatifinin olması da onları rahatlatıyor; istendiği takdirde bir
dakikalık bir girişimle materyallerin alınarak eski şekle dönmesini sağlamak.
OPERASYON
Kişinin burnunda elde etmek istediği sonuca ve gerekliliğe göre yapılacak
girişim ve anastezi şekli belirlenir. Cerrahi işlem genel veya lokal anestezi
altında yapılır çoğunlukla hastanede kalması gerektirmez. Burun ucunda ve
sırlında küçük girişimler yapılacaksa lokal anestezi tercih edilebilir. Burnun
tümünde çalışılacaksa tercihim genel anestezi oluyor.
Kesiler burun delikleri içinden veya görülmeyecek bölgeden 3-4 mm’lik kesiyle
yapılır, bu bölgede fark edilecek iz kalmaz. Operasyon süresi ortalama 1.5- 2
saattir. Operasyon sonrasında, buranda sızlama, basınç hissedilen bir ağrı
şikayetiyle karşılaşmıyorum. Yüze soğuk uygulanması ve başın yukarıda olacak
şekilde uyunması önerilir. Burun içinde tampon kullanmıyorum.
Burun deliklerine yerleştirdiğini özel silikonlarla operasyon sonrası nefes alma
güçlüğü yaşanmıyor 5-7 günde burun üzerindeki kalıp çıkarılır ve yerine ödemi
engelleyici kağıt bantlar yapıştırılır. 7-10. günden itibaren normal günlük
aktivitelere dönülebilir Operasyon sonrası yüzlerini 1 ay süre ile güneş
ışığından korumaları gerekir.
Yüzdeki şişlikler 7-10 günde, burandaki şişlikler ise 6-10 haftada iner tam
burun şeklinin oturması ise 6 ay-1 yıldır. Bantların çıkarılmasından sonra
bunumu korumalı, ağır gözlük kullanmamalı, verilen masajları düzenli olarak
yapmalıdır. 2 hafta sonra uzun yürüyüşler. 3 hafta sonra normal sporlar
yapılabilir.
Doğal görünümlü bunumuzla, tüm güzelliklerin sizlerle olduğu günler diliyorum.
Mini-Abdominoplasti ve Abdominoplasti nedir ? Aralarında ne fark vardır ?
Abdominoplasti adıyla da bilinen karın germe ameliyatları özetle karın
bölgesindeki fazla yağ ve derinin çıkarılması, kalan deri ve göbeğin yeniden
şekillendirilmesi ve daha deride bulunan karın duvarının gevşekliğinin
giderilmesi işlemi olarak tanımlanabilir.
Mini abdominoplastide ise ameliyat alanı daha küçük tutulur. Göbek ile ilgili
doğrudan bir yer değiştirme işlemi yapılmaz. Göbek hizası üzerinde kalan
alanlarda karın duvarı denen derin yapılara herhangi bir girişim yapılmaz. Mini
abdominoplastide daha çok göbek hizası altında kalan alandaki deri ve yağ
fazlalığı giderilir.
Liposuction ile birlikte mini abdominoplasti yapılabilir mi ?
Yapılabilir. Hatta bir çok kişide birlikte yapılması çok daha iyi estetik
sonuçlar doğurur. Karın derisi ve yağ katlarında fazlalığın birlikte eşlik
ettiği durumlarda bilinen en iyi tedavi cerrahi tedavidir.
Fazla derinin çıkarılması dışında bir seçenek yoktur. Fakat ılımlı derecede yağ
fazlalığı ve hafif derecede deri sarkması varlığından liposuction tek başına
yeterli olabilir ya da mini abdominoplasti eklenebilir.
Mini abdominoplasti herkese yapılabilir mi ?
Kalıtsal özellikler, gebelik, yaşlanma, önceden geçirilmiş karın ameliyatları,
sık ve çok miktarda kilo alıp verme, düzensiz beslenme, yeterli ve düzenli
egzersiz aktivite alışkanlığı olmaması gibi etkenler karın derisinde sarkma ve
düzensizliğe yol açarlar. Karın derisi ve yağ tabakasının altında bulunan karın
duvarı oluşumlarında gevşemelerin varlığı da bu bozukluklara değişen derecelerde
eşlik eder ve karındaki şekil bozuklukluğuna önemli oranda katkıda
bulunabilirler.
Hatta karın duvarında ayrılma ve fıtıklar da ortaya çıkabilir. Bu ameliyatlar
için en uygun adaylar sigara içmeyen, ciddi kilo dalgalanmaları yaşamayan, diğer
yönüyle sağlıklı olup ciddi bir sağlık riski olmayan gerçekçi beklentilere sahip
olan kişilerdir.
Aşırı deri sarkması ve fazlalığı varsa, karın duvarı denilen derin katlarda
gevşeklik ve fıtık mevcutsa klasik abdominoplasti daha uygun bir seçenek
olacaktır. fakat sorun daha çok göbek hizası altında ise ve çok şiddetli değilse
mini abdominoplasti daha uygun bir seçenek olacaktır.
Mini abdominoplasti sonrası iz kalır mı ?
Mini abdominoplasti sonrasında sezaryen izine benzer bazen 5-10 cm daha uzun
olabilen bir iz kalır. zamanla belirginliği azalır.
İyileşme süresi nasıldır ?
Mini abdominoplastide iyileşme süresi klasik abdominoplastiye göre çok daha
kısadır. Ameliyat sonrası aynı gün hastaneden çıkabilir ve bir kaç gün içinde
günlük olağan işlere dönülebilir.
Göbek hizası altında deri ve yağ fazlalığının giderilmesinde cerrahi dışında
etkili bir yöntem var mıdır ?
Hafif yada orta derecede yağ fazlalığı ve hafif derecede deri sarkması
varlığında liposuction tek başına yeterli olabilir. Çünkü fazla yağın alınması
sonrasında deride hafif derecede bir gerilme ortaya çıkar ve bazı kişilerde
yeterli gerginlik sağlayabilir.
Cerrahi tedavi dışında LPG, mezoterapi, karboksiterapi gibi yöntemler çok kısıtlı
oranda ve kalıcı olmayan yarar sağlayabilirler. Radyofrekans, ultrason, lazer
uygulamalarının bir ya da bir kaşını uygun şekilde uygulanan mekanik drenaj
uygulamalarıyla birleştiren yöntemlerde de hafif derecede yarar sağlanabilir.
Burun, yüz görünümünü etkileyen estetik ve fonksiyonel bir organdır. Burnu şekillendirmek üzere yapılan cerrahi girişimlere rinoplasti denir. Rinoplasti ameliyatları, estetik amaçlı yapılan tüm ameliyatların yaklaşık yarısını oluşturur. Rinoplasti ameliyatı ile burun ucu ve burun sırtı şekillendirilebilir, burnun büyüklüğü arttırılıp, azaltılabilir, burnun dudakla ve alınla oluşturduğu açılar değiştirilebilir, burun delikleri küçültülebilir. Burundan nefes alma zorluğu olduğu durumlarda, burun tıkanıklığı problemlerini çözmeye yönelik işlemler ile birlikte yapılması da mümkündür. Burun estetiği ameliyatı sırasında, gelişimsel ya da çarpma sonucu oluşan deviasyon adı verilen iç kemik ve kıkırdak yapıdaki eğrilikler, burun tıkanıklıkları da giderilebilir.
Modern rinoplastide estetik ve fonksiyon birbirinden ayrılmaz bir bütün olduğu için başarılı bir burun ameliyatında yüz ile uyumlu doğal bir burun görüntüsü sağlaması ve nefes almayı daha da rahatlatması hedeflenmelidir. Burun, estetik olarak en önemli organlardan birisi olmakla birlikte birçok fonksiyonel görevi de vardır. Solunum sisteminin başlangıç noktası olup, koku almaya yarar. Sesin kişiye özel olmasını sağlar. İnsan vücudunun ve organizmanın dış dünyaya açılan kapılarından birisidir. Tüm bu fonksiyonlar ve estetik görüntü karşılıklı birbirleriyle etkileşim halinde bulunur. Bu nedenle burun, içi ve dışıyla bir bütün olarak ele alınmalıdır.
Yurdumuzda en sık yapılan estetik ameliyatlar burun ameliyatlarıdır. Rinoplasti ameliyatları plastik cerrahinin en zor ameliyatlarından birisidir. Rinoplastinin zorluğu kıkırdak ve kemiklerin iyileşmelerinin farklı mekanizmalarla olmasından, birbirinden bağımsız hareket eden farklı iki yapıya ait iyileşme sürecinin birbirinden bağımsız şekilde seyretmesinden ve kıkırdakların mevcut şekillerini muhafaza etmeye yönelik kıkırdak hafızasının olmasından kaynaklanmaktadır. Bu faktörlerin hiçbirinin kontrolü cerrahın elinde olmadığı için bilinmezlikleri de son derece fazladır. Bu nedenle, sonrasında en sık revizyon, yani ikinci bir rötuş niteliğinde düzeltme ameliyatı yapılan estetik ameliyat burun ameliyatıdır. Yapılan istatistiki çalışmalar sonucu dünya standartlarında her on hastadan birine revizyon yapılması normal olarak kabul edilmektedir. Diğer taraftan bu ameliyat iyi yapıldığında da çok iyi sonuçlar vermektedir.
Başarılı sonuçlar çarpıcı bir etkiyle yüz güldürürken kötülerini düzeltmek de oldukça zordur. Yakın zamanda kat edilen büyük yol ile birlikte teknolojik olarak burun estetiği işlemini daha ince ve zarif cerrahiye dönüştüren değişik yöntemlerin geliştirilmesi burun estetiği ameliyatlarının başarı seviyesi oldukça yükseldi. Bugün artık on yıl önce yapılan burun ameliyatlarına tarihe karışmış yöntemler gözüyle bakılmaktadır. Yurdumuzda, burun ameliyatlarının, bilerek ve hakkını vererek yapıldığında, dünyadaki en üst standartlara yakın bir seviyede olduğu bir gerçektir.
Yağ injeksiyonu, vücudun bir bölgesinden alınan yağların bir başka bölgeye dolgu amacı ile transfer edilmesidir. Yağ injeksiyonu genellikle, vücut hatlarındaki çukurları doldurmak, yüz bölgesinde yaşlanmaya bağlı ortaya çıkan çizgilerinin belirginliğini azaltmak, zayıf yüzlere dolgun, estetik bir görünüm vermek ve dudakları dolgunlaştırmak için uygulanır.
Vücut hatlarındaki bozukluklar, ya yapısal bir problemden yani bazı hastalıklardan, ya da liposuction ile kontrolsüz olarak yağların alınmasından meydana gelebilir. Vücudu saran deri altındaki yağ dokusundaki zayıflık ya da eksiklik vücudun dış görünüşüne de yansır, vücut hatlarında estetik olmayan düzensiz bir görünüm oluşturur. Yağ injeksiyonu ile yağların az ya da zayıf olduğu yerlere, yağ dokusu injeksiyonu yapılarak daha iyi estetik bir görünüm elde edilebilir.
Yağ injeksiyonu yüzde en çok yaşlılığa bağlı belirginleşen yüz çizgilerinin belirginliğini azaltmak için uygulanır. Yüz bölgesine yapılan bu işlem, yaşlanmayı durdurmaz, yani nedeni ortadan kaldırmaz, sadece görünümü biraz daha genç hale getirerek yaşlılığı kamufle eder. Yüzdeki çizgiler yaş ilerledikçe belirginleşir. Zamanın akışını durdurmak mümkün değildir ve bunun sonucu olarak yüz dokuları gevşer, yerçekimine karşı koyamayarak sarkmaya başlar. Dokuların sarkmasına bağlı ortaya çıkan çizgiler, estetik yüz germe işlemi ile giderilebilir, yağ injeksiyonu ise bu görünümü ancak kamufle edebilir. Estetik yüz germe ameliyatları ile birlikte yağ injeksiyonu da aynı anda yapılabilir. Vücuttan doku çıkarmayı gerektiren işlemler de aynı anda uygulanmışsa, yağ dışında, yapılan ameliyattan artan dokuları da kullanma olanağı olduğu için doku kokteyli hazırlanarak injekte edilebilir. Ortaya çıkan sonuçlar, kombine işlemlerde çok daha göze çarpıcı ve kalıcıdır.
Yağ enjeksiyonu, dudakları ya da tüm yüzü daha dolgun hale getirmek için de uygulanabilir. Ağız çevresi, yanak, çene, alın bölgesine injeksiyon yapılarak yüze daha estetik ve dolgun bir görünüm verilebilir. Yine bunun gibi dudaklara yapılan injeksiyonlar ile dolgun bir dudak oluşturulabilir.
Yağ injeksiyonu için kullanılacak yağlar liposuction ile alınır. Yağlar, göbek, kalça, bacak gibi yağ dokusunun fazla olduğu herhangi bir yerden ihtiyacı karşılayacak miktarda alınabilir. Girişim, yapılacak işlemin büyüklüğüne bağlı olarak lokal ya da genel anestezi altında planlanır. Yağ injeksiyonu ağrılı bir işlem değildir, çok fazla ağrı hissedilmez. Yağların injekte edildiği yerde hem yağların oluşturduğu şişkinlik, hem de ödem şişliği bir arada vardır. Bazen morarmalar da görülebilir. Ödemin neden olduğu şişlik ve morarma 7-10 gün içinde düzelir. İnjeksiyondan sonraki 6 ay içinde verilen yağların hemen hemen yarısı erir, vücuttan emilir. Yani yarı yarıya fire verir. Geri kalan kısmı ise kalıcıdır. Doku kokteyli yapılırsa, fire verme oranı daha azdır.
Botoks, Latince adı Clostridium botulinum olan bakterinin salgıladığı toksindir. Birçok kişinin sağdan soldan duyduğu gibi yılan zehiri değildir. Botoks, sinir uçlarında iletişimi sağlayan moleküllerin salgılanmasını durdurarak, sinirlerin, hedef aldığı organlar ile arasındaki iletişimi keser. Sinirlerden gelen iletişiminin kopması, sinirin geldiği organın fonksiyonlarının azalmasını ya da tamamen durmasını sağlar. Tıpta birçok alanda, botoks’tan, bu etki mekanizması sayesinde yararlanılmaktadır. Estetik cerrahide ise çoğu zaman mimik kaslarının hareketlerine bağlı olarak belirginleşen dinamik yüz çizgilerini belirginliğini yok etmek için uygulanır. Diğer bir kullanım alanı ise aşırı terlemeyi azaltmaktır.
Yüzdeki mimik kaslarının yıllarca hareket etmesi, üzerindeki deride de katlanma çizgilerini yerleşik hale getirir. Yüzdeki dinamik çizgiler bu mekanizmayla belirginleşir. Alındaki yatay çizgiler, kaşlar arasındaki dikey çizgiler, göz kenarlarındaki radial çizgiler ve ağız çevresindeki dikey çizgiler dinamik çizgilerdir.
Yüzün üst kısmındaki alın bölgesindeki dinamik çizgiler yaşlı, yıpranmış bir görünüm, iki kaş arasındaki çizgiler ise çatık kaşlı, kızgın bir bakış ifadesi verir. Yüzdeki mimik kaslarının hareketleri botoks uygulandığında zayıflar. Kaslarda tembellik oluşturulur. Bu kasların hareketlerindeki zayıflamadan dolayı üzerindeki derideki kas hareketleri ile ortaya çıkan çizgilenmeleri de azaltır. Sonuç olarak kızgın, yaşlı, bezgin gibi görünen yüz ifadesi de giderilerek daha genç, daha canlı bir ifade kazandırılır.
Botoks, ter bezlerine de uygulanarak, botoks ile terleme tedavisi de yapılabilir. Bu şekilde ter bezleri ile onları çalıştıran sinir uçları arasındaki iletişim kesilir. Böylece ter bezlerinin daha az çalışması sağlanır. Avuç içleri ve koltuk altı vücudun en çok terleyen bölgeleridir. Aşırı terlemeden dolayı şikayeti olan ve bu durumu sosyal ve psikolojik bir problem haline getiren kişilerde bu uygulama ile oldukça başarılı sonuçlar alınmaktadır. Ter kokusu şikayetini ortadan kaldırmaktadır.
Yüzdeki kırışıklıkların düzeltilmesi için botoks uygulanan migren hastalarında botoks uygulamasının ardından migren ağrılarının kesildiği farkedilmiştir. Migrende ağrıya sebep olan kas gerginliği ortadan kaldırılırdığında, yani kaslar botoks ile gevşetildiğinde, migren ağrıları da engellenmiş oluyor. Migren tedavisinde birçok ağrı dindirici ilaç kullanılır. Ancak botoksun en büyük avantajı, botoks ağrıyı dindirmez, ağrının oluşmasını engeller. Migren hastalarının % 80-90’ı botokstan yarar görür. Botoksun migren tedavisindeki etkisi yaklaşık 4 ay sürer. Yani bir botoks uygulamasından sonra 7-10 gün içinde etkisi başlar ve 4 ay boyunca ağrısız bir dönem yaşatır.
Botoks uygulaması, bir ilaç injeksiyonudur. Ağrılı bir işlem değildir, injeksiyon anında iğne batmasına bağlı olarak hafif bir acı hissedilebilir. Mimik kaslarının tembelleşmesi isteniyorsa bu kaslarının içine, terlemenin azalması isteniyorsa hemen deri altına injeksiyon yapılır. Botoksun etkisi uygulamanın ardından birkaç gün içinde hissedilmeye başlar, 1 hafta sonra yeterli seviyeye gelir, etki her geçen gün giderek artar ve 1 ay sonunda en yüksek düzeye ulaşır. 4 ay kadar bu seviyede kalır ve yavaş yavaş azalmaya başlar, 5-6 ay sonra etkisi kaybolur. Botoksun etkisi geçince tekrar uygulanabilir.
Botoksun sağlık açısından bir yan etkisi yoktur. Uygulama anında hafif bir şişlik, belki anlık morarma olabilir. Gebelik ve emzirme dönemlerinde botoks uygulamaları konusunda kesin bilgiler yoktur. Bu yüzden gebelik ve emzirme döneminde botoks yapılmaması daha uygun olacaktır.
Dünyada birçok insan topluluğu vardır.
Her toplumun yaşam şekli değişiktir.
Toplumların beyin, düşünce, fikir oluşumları değişiktir. Renkleri değişiktir. İklimlere, bölgelere göre insanlar renklenmiştir.
Ama insan oluşumunun birbirinden farkı yoktur. Aynı şekilde doğarlar, çoğalırlar yerler, büyürler, çiftleşirler.
İnsan bebeklik ve çocukluk dönemini geçirdikten sonra hayatın gerçeklerini ve kendi yaşamının geleceğini düşünmeye başlar.
İnsan kendi geleceğini, gelecek yaşamında neler yapmak istediğini beyninde, düşüncesinde, bilinç altında olgunlaştırmaya çalışır.
Bilinç altına yerleştirilen arzulu fikirler, heyecanlı beklentiler, olumlu veya olumsuz düşünceler bilinç altına yerleşerek insanın yaşamına, kaderine zamanla yön verir.
Güzel düşün, güzel yaşa.
İnsan düşünerek yaşamına yön verebilir.
İnsanın kaderi, gelecekteki yaşam biçimi bu dialog vasıtası ile olgunlaşmaktadır.
İnsan vücudunu, sistemini, metobolizmayı organize etmek ve sistemi, en iyi şekilde bağlantılarını kurarak çalışmasını sağlamaktır.
İnsanın yaşam şekli düşünce ile gelişmektedir.
İnsan ne düşünürse beyinde, bilinçaltında ne olgunlaşırsa, belli zaman süreci içerisinde o istekler gerçekleşir.
Bilinç altına yerleşen fikirler iyi, güzel olumlu olabileceği gibi insan yaşamını istemeyerek olumsuz yönde etkileyecek fikirler de olabilir.
Bilinçaltı düşünceleri zamanla olgunlaşarak, olumlu veya olumsuz yaşam gerçekleri olarak insanın karşısına çıkar ve olaylar, hisler gerçekleşir. Bu gelişen olaylardan insanlar mutlu veya mutsuz olabilirler.
Bilinç altında iyi güzel şeyler geliştiren insanlar mutlu olurlar.
Bilinç altında olumsuzluklar, karamsarlıklar, kötümserlikler geliştiren insanlar mutsuz ve huzursuz olurlar.
İnsan bilinç altında hem olumlu fikirleri hem de olumsuz fikirleri saklıyabilir.
Gerçekleşen bilinçaltı olguları neticesinde; insanlar gelişen olaylarda kendilerinin başarısı veya başarısızlığı düşüncesine kapılırlar.
İnsan hastalık korkusunu bilinçaltına yerleştirmişse, ben hasta olacağım fikrini devamlı beyninden geçiriyorsa, ya hasta olursam fikri bilinçaltına yerleşmişse, zamanla o insan o hastalığa yakalanacaktır.
Ben hasta değilim, hasta olmam metobolizmama iyi bakıyorum, hasta olmayacağım fikrini beyninde olgunlaştırırsan hasta olma ihtimalin azalır.
Yeni bir işe başlarken veya başarılması lazım gelen bir iş başarılmak isteniyorsa; beyinde, düşüncede ya başarabilirmiyim, ya başaramazsam fikirlerini geçirmemek lazımdır.
Çünkü bilinçaltına o korku girecek olumlu işler belkide olumsuz olacaktır.
Bu yüzden herhangi bir şeyi yaparken ben bu işi en güzel şekilde yaparım, ben başarırım düşüncesini isteyerek bilinçalatına yerleştirirsen o işi muhakkak yapabilirsin ve başarabilirsin.
Bilinçaltımızda devamlı olumlu fikirler yerleştirmeye bakalım.
Olumsuz fikirler bir kere bilinç altına yerleştikten sonra o fikri söküp atmak çok zordur.
Devamlı yaşamın iyi ve güzel şeylerinin bilinçaltında olgunlaşmalarını içtenlikle isteyelim.
Zayıflama-Şişmanlama olguları da bilinçaltı düşüncleri neticesinde gerçekleşir.
Ben zayıflıyacam, ben zayıflayabilirim düşüncelerini bilinçaltında olgunlaştırırsanız muhakkak zayıflarsınız.
Ben zayıflayamam, yemesem bile “şişmanlıyorum, zayıflayamıyorum” fikrini bilinçaltında olgunlaştırırsanız zayıflayamazsınız.
Sigara içmek ve sigarayı bırakmak ta bilinçaltı düşünceleri ile bağlantılıdır.
Bilinçaltındaki düşünceni içtenlikle ve samimi olarak sigara içmemek için geliştirirsen sen de sigarayı bırakabilirsin.
Sigarayı bırakmak istiyorum , fakat çok denedim ben sigarayı bırakamam düşüncesini bilinçaltında geliştirirseniz sigarayı hiçbir zaman bırakamazsınız.
Açlık tokluk olgusunun zamanlaması da bilinçaltı sayesinde olgunlaşmaktadır.
Açlık olgusunun bilinçaltında olgunlaşması ile mekanizmamızın ihtiyacı olan
yemek aklımıza gelerek yemek ihtiyacı hissederiz.
Acıktım fikrini aklımıza getirdiğimiz zaman hemen acıkırız.
Ben daha acıkmadım diyerek düşünce olgunlaştırırsak yemek yeme zamanını uzatabiliriz. Hiç de açlık hissetmeyiz.
Yemek bir ihtiyaçtır. Mekanizmanın düzgün çalışması için her türlü gıda alınmalıdır.
Az yemek, çok yemek de bilinçaltı düşüncesi ile ilgilidir.
Yemekte, doyumda en önemli faktör beynin, yemek düşüncesinin , gözün doymasıdır.
Çok yemek marifet değildir aç yemek marifettir.
Bu fikri bilinçaltında geliştirerek az yemek yemeğe çalışmalıyız.
Yemek yeme saatleri de bilinçaltı düşünceleri tarafından zamanları ayarlanmaktadır. Öğle yemeğini saat l2’de yemek istiyorum düşüncesini bilinçaltında olgunlaştırın, saat tam l2’de acıkacaksınız ve yemek yeme ihtiyacı hissedeceksiniz.
Yatma, kalkma zamanları da bilinçaltı düşüncesi tarafından olgunlaşarak insanların yaşamlarına yön vermektedir.
Gece 23:00’da yatarım diyerek her gün 23:00’da yatmak isterseniz ve yatarsanız, o günlerden sonra saat tam 23:00’da uykumuz gelecek, yatma ihtiyacı duyacağız. Sabah saat 07:00’de uyanmam lazım diyerek düşüncemizi o yönde geliştirirsek, hergün saat 07:00’de kalkmak için zil kurarsanız ve kalkarsanız bilinçaltınız sizi hergün saat 07:00’de uyandıracaktır.
Gün boyu zaman ayarlamaları bilinçaltı, içgüdüsel ve düşünce gücü ile isteğimize uygun olarak kendi kendine ayarlanarak, zaman dilimlerinin kullanılma hissi içgüdü vasıtası ile beyne iletilir ve kullanılır.
Bilinçaltı yönlendirmeleri ile ilgili hepimizin başından birçok olaylar geçmiştir.
Yaşamımızda daha önce başımızdan geçipte bir daha olmasını istemediğimiz olayları unuttuğumuz için hiç düşünmeyiz.
Ama uzun bir aradan sonra ansızın o olay aklımıza gelir. Fakat o olayı düşünmek istemeyiz. Birdaha tekrarlanacağından çekiniriz. Aklımızdan çıkmasını isteriz. Fakat o olay aklımızdan çıkmaz. Bilinçalatımıza yerleşmiştir.
Bir müddet sonra o istemediğimiz olay karşımıza gelir ve tekrar gerçekleşir. Çünkü bilinçaltından o olayı atamamışızdır.
Bilinç altında birikimler kaldığı müddetçe aynı olayların tekrarlanma ihtimili vardır.
Yeni düşüncelerle, bilinçalatından istemediğimiz olayları silelim.
Her toplum kendi yaşam tarzı içinde yaşamaktadır.
Bu yaşam tarzı da toplumların kendi isteklerine göre olmamaktadır.
Herkes kendi yaşam şeklinden hoşnut olmalıdır.
Her ırk ve bölgenin yaşam şekli, beslenme şekli farklıdır.
Bölgelerdeki gelişmişlik farklıdır.
Toplumlardaki insanlar bölgelere ve kültürlere göre değişik düşünce, fikir ve duygu ile yaşarlar.
Her toplum yaratıcıyı kendilerine göre aramıştır ve tanrıya yakarışta bulunmuşlardır.
İnsanlığın gelişmişlik sürecine baktığımızda toplumlar sığınıcı aramışlar, güneşe, aya, bazı hayvanlara, kendi yaptıkları putlara, kuşlara, ateşe inanarak yaşamlarının daha güvenli, huzurlu geçmesi için dua etmişlerdir.
Eski toplumlarda gelişme çok yavaş olduğundan, iletişim olanakları olmadığından, okuma yazma kültürü olmadığından, ulaşım imkanlarının olmayışından kendi kendilerine içgüdü sayesinde tanrıya ulaşma imkanları aramışlardır, O insanlar da anlamışlardırki bir yaratıcı olmadan hiç bir imkan sağlanamaz.
Bütün imkanların yaratıcı tarafından sunulduğunu ve yönetildiğini kabul etmişlerdir.
Toplumların gelişmesi ile güneşin, ayın, ateşin, putların yaratıcı olmadığı anlaşılmaya başlanmıştır.
Gözlerimizi kapatarak kendimizin nasıl varolduğunu, tabiatin, hayvanların, balıkların nasıl doğup büyüdüklerini nasıl yaşlanıp öldüklerini düşünelim.
Nekadar büyük bir gücün bizleri yönlendirdiğini iyiyi, kötüyü gösterdiğini düşünerek bizleri yaratana şükür ve dua edelim.
İnsan beyni geliştikçe yaşam daha iyiye gitmekte, daha rahat olmaktadır.
İnsanların kainatta rahat ve kolay yaşıyabilmeleri için ilk çağlardan itibaren icat denen oluşumlar insanların hizmetine sunulmuştur.
O dönemlerde insanlar doğa ile başbaşa, hiç bir alet ve yapacak hiçbir şeyin olmadığı, konuşma ve iletişimin olmadığı guruplar halinde yaşamışlardır.
Zamanla konuşma, barınma, içgüdüleri gelişerek yaşam şekillenmeye başlamış, ateş icat edilmiş, ateşin nasıl ve nerelerde kullanılacağı içgüdü vasıtaları ile oluşturulmuş, avlanma şekilleri ve imkanları bulunmuş, daha sayabileceğimiz birçok icat ve imkanlar sayesinde insanoğlu yaşamını geliştirerek bu günlere gelinmiş.
Kadınların çoğunda cinsellikte duyarlı olan yer klitoristir ve en güçlü orgazm klitorisin uyarılmasıyla ortaya çıkar. Kadının diğer cinsel olarak duyarlı bölgeleri memeler, meme uçları, iç dudaklar ve vajinadır. Vajina içinde ise en duyarlı bölge G noktasıdır. G noktası kadınların az bilinen cinsel sırlarından, geçtiğimiz yüzyılın da en önemli keşiflerinden biridir. Alman jinekolog Dr. Ernest Grafenberg tarafından adı konulan bu nokta, daha doğrusu bölgenin, orgazm açısından kadının en hassas bölgelerinden biri olduğu düşünülmektedir. Dr. Grafenberg, cinsel ilişki sırasında, bu bölgenin uyarıldığında kabardığını, bu şekilde kadının cinsel ilişkiden aldığı zevkin de arttığını keşfetti ve bu keşfini 1950 yılında International Journal of Sexology dergisinde yayınladı. Kadınların birçoğu bu noktadan vaginanın diğer bölümlerine oranla daha fazla zevk alırlar. G noktası Alman seksolog Grafenberg tarafından ilk kez tarif edildiği için adına G noktası denilen ve kadının vajinasının yaklaşık 3-4 cm içerisinde, bazen elle fark edilebilen, süngersi bir his veren 1-2 cm çapında, diğer yerlerden daha sert hissedilebilen bir bölgedir. Ancak G noktasının yeri halen bir tartışma konusudur. Çünkü G noktasının yeri kadından kadına da hafif farklılıklar gösterebilmektedir. G noktası olarak adlandırılan anatomik bölge, kadınların büyük bir çoğunluğunda vardır ve bu bölgeye birkaç dakika boyunca aralıksız masaj yapıldığında sürecin çok yoğun bir orgazm ile sonuçlandığı kabul edilmektedir. Bu orgazmın, klitoral orgazmdan çok daha farklı ve daha yoğun olduğu ifade ediliyor. Her iki orgazm türünün beyinle sinirsel bağlantıları da farklıdır. G noktası olarak bilinen bölgenin uyarılabilmesi için, kadının cinsel yönden uyarılmış ve istekli olması gerekmektedir, aksi takdirde bu bölgenin hassasiyetinde her zaman için artış olmayabilir. Cinsel ilişki öncesi G noktasının uyarılması hormonal metabolizmayı hareketlendirir, beyinde yoğun bir cinsellik yaşanmasına neden olur, kalp hızında artma, sıcaklık duygusu ve solunumun hızlanması gözlenir. Yani iyi ve kaliteli bir orgazmın arkasında anlayış, sabır ve uyum kadar G noktasının uyarılması da yatmaktadır. G noktası birkaç cm büyüklüğündedir ve bu bölgeden cinsel ilişki sırasında PDE-5 adlı bir protein salgılanır. Bu nedenle PDE-5 protein salgısı fazla ve skene bezleri ise büyük olan kadınlar daha kolay orgazm olurlar.
Cinsel ikişki sırasında penis pozisyon gereği G noktasını daha az uyarır ve östrojen hormunun etkisi ile vajina tavanı kalınlaşır ise, bu durum G noktasının yavaş yavaş silinmesine ve dolayısıyla uyarılmasında azalmaya neden olur, zamanla da yavaş yavaş ortadan kaybolabilir. Bu gibi durumlarda G noktasının vajina içinde daha dolgun, daha kabarık, daha çıkıntılı hale getirilmesi, penisle olan sürtünmesini kuvvetlendireceği için, uyarılmasını da kolaylaştırarak cinsel ilişkiden alınan zevki daha da arttırır.
ABD’de hızla yaygınlaşan ve yurdumuzda da uygulanmaya başlanan G shot yani G noktası büyütme işlemi, cinsel ilişkiden yeterince zevk alamayan ya da normal zevk alıp da daha fazla zevk almak isteyen tüm kadınlarda uygulanabilir. G noktası büyütme işlemi, lokal anestezi altında, G noktasının olduğu bölgeye dermal injeksiyon şeklinde uygulanır. Uygulama yaklaşık 10 dakika sürer ve hastanede yatmayı gerektirmez. G noktası büyütme işleminden hemen sonra kişi normal hayatını sürdürmeye devam edebilir, hatta aynı günün akşamı cinsel ilişkiye bile girebilir. G noktası büyütme işleminin etki süresi yaklaşık 6 ay kadar sürmektedir. ABD’de yapılan bir çalışmada, G shot uygulanan kadınların % 85’inin, uygulamadan yarar gördüğü tesbit edilmiştir.
Kadın dış genital organlarında doğuştan olan şekil bozuklukları ya da hayatın ileri yaşlarında ortaya çıkan fizyolojik değişiklikler, bir çok kadında rahatsızlığa, mutsuzluğa ve komplekse yol açmaktadır. Bu durum, cinsel hayatı bozmakta ya da kadının cinsel ilişkiye girmesine engel olmaktadır. Dış dudaklar ( labium majus ) ya da büyük dudaklar, kadın cinsel organının yani vulvanın dışarıdan bakıldığında görünen bölümünü oluşturmaktadır. Dış dudakların şekli, büyüklüğü ve dolgunluğu, vulva estetiğini etkileyen önemli faktörlerdir. Bazı genç kadınlarda bu dış anatomik yapıların bir kısmı hiç gelişmemiş, az gelişmiş, asimetrik olarak gelişmiş ya da fazla gelişmiş olarak bulunabilir.
Vulva yani dış dudakların estetik görünümü ile ilgili olarak en sık rastlanan problemler ya aşırı dolgun olması ya da yeterince dolgun olmamasıdır. Fazla dolgun olması doğuştan olan yapısal gelişimle ilgilidir. Dış dudakların dolgunluğuyla birlikte bazen genital bölgenin üzerindeki kasıklar arasında kalan üçgen şeklindeki pubis bölgesi de dolgun olabilir. Pubis bölgesinin dolgunluğu özellikle bikini giyildiğinde kendini gösteren, estetik olmayan kötü bir görünüm oluşturur. Büyük dudakların dolgunluğu, genital bölgenin aşırı terlemesine, terlemeye bağlı olarak kötü kokmasına, vagina salgılarının birikerek mantar infeksiyonlarına zemin hazırlaması gibi sağlık problemlerine neden olduğu gibi kadının erkek karşısında kendini kötü hissetmesi gibi psikolojik problemlere de neden olabilir. Diğer taraftan kadının kıyafet seçiminde de kısıtlama oluşturması, dilediği şekilde bikini, pantolon ya da iç çamaşırı giyememesi de ayrı bir sorun teşkil etmektedir. Dolgun olan büyük dudaklar, lokal anestezi altında uyuşturularak ya da gerekirse genel anestezi altında, içeride dolgunluğa neden olan yağ dokusu ya liposuction uygulanarak azaltılır ya da deride de fazlalıklar varsa fazlalık deri ile birlikte kesilerek küçültülebilir. Pubis bölgesinde de dolgunluk varsa bu bölgeye liposuction uygulanabilir. Cinsel organ estetiği, estetik dış dudak küçültme ameliyatları, bu tür şikayetleri hisseden ve ergenlik döneminin bitmesiyle genital organların şekillenme süreci tamamlanmış olan her kadında uygulanabilir. Estetik dış dudak küçültme operasyonu çocuk doğurmuş ya da doğurmamış, o güne kadar cinsel ilişkiye girmiş ya da girmemiş her kadına uygulanabilir. Kızlık zarı vaginanın girişinde olduğu, dış dudaklar vajinanın dışında kaldığı için bu işlem kızlık zarına zarar vermez. Estetik vulva ameliyatları, hamile kalmaya, hamileliğin sonunda normal doğum yapmaya, cinsel ilişkiye girmeye ve orgazma herhangi bir engel oluşturmaz. Büyük dudak estetiği ameliyatı yaklaşık 1 saat sürer. Ağrılı bir işlem değildir. Kişi aynı gün normal hayatını sürdürebilecek derecede iyileşebilir. Tek başına liposuction işlemi uygulanmışsa deri üzerinde 1-2 mm lik kesikler 1 hafta içinde kendi kendine iyileşir. Deri ile birlikte yağ dokusu küçültülmüş ise kendi kendine eriyen dikişler ile kapatılır ve ayrıca dikiş almaya gerek yoktur. Yara yaklaşık 7-10 gün içinde iyileşir. Genital bölgenin temiz tutulması dışında özel bir bakım gerektirmez. 2-3 haftalık iyileşme süresinin ardından cinsel hayata dönülebilir. Aktif cinsel hayatın başlamadığı dönem öncesi genç kızda yapılması son derece basit ve iyileşmesi zaman almayan dış genital organların ihtiyaca göre küçültülmesi, yeniden yapılandırılması cinsel hayat öncesi özgüven kazanılmasını sağlayarak vajinusmus gibi cinsel hayatında problem yaratabilecek kadının korkulu rüyalarını sona erdirir.
Dış dudakların dolgunluğunu yitirmesi ise yaşın ilerlemesi sonucu yağ dokusunun azalmasına bağlı olarak ortaya çıkar. Yağ dokusunun azalması dış dudaklara oldukça zayıf bir görünüm verir. Dış dudakların küçük ve zayıf olması bazen doğuştan olan yapısal gelişimle de ilgili olabilir. Vücudun diğer bölgelerinden alınan bir miktar yağ, dudaklar içine transfer edilerek dolgu işlemi uygulanabilir. Yağlar, vücutta yağ fazlalığı olan herhangi bir bölgeden yağ alma ( liposuction - yağ emme ) işlemi uygulanarak alınabilir. Dolgu için yeterli olacak miktarda alınan yağlar, dudaklar içine injeksiyon yöntemi uygulanarak doldurulur. İşlem ortalama 1 saat kadar sürer, lokal ya da genel anestezi altında yapılabilir. Ağrılı bir ameliyat değildir. Kişi aynı gün normal hayatını sürdürebilecek derecede iyileşebilir. Genital bölgenin temiz tutulması dışında özel bir bakım gerektirmez. 10-15 günlük iyileşme süresinin ardından cinsel hayata dönülebilir.
Genital organ estetiği ve estetik vulva operasyonları bu problemlerin ortadan kalkışı ile kişinin kendine özgüvenini yerine getirir, cinsel ilişkide konsantrasyonu bozulmaz ve sonuçta aldığı zevki ve tatmini arttırır. Bunların yanı sıra sıkı pantolon, bikini gibi dilediği kıyafetleri giyme özgürlüğünü vererek, havuz ya da denize girme gibi sosyal ortamlarda da ayrıca rahatlık sağlamaktadır.
Genital estetik içinde en sık yapılan ameliyatlardan birisi küçük dudak adı verilen iç dudakların ( labia minör - labium minus ) küçültülmesi işlemidir. Bu işleme labioplasti adı da verilir. İç dudaklar, dış dudakların arasında yer alan ince deri kıvrımlarıdır. Klitorisin üst kısmından başlayarak, sağ ve sol taraflardan vajina girişinin arkasına kadar uzanır. Önden arkaya doğru giderek küçülür ve vajina arkasına doğru yaklaştıkça belirsizleşir. Ortalama 4-6 cm. uzunlukta ve 1-2 cm genişliktedir. Şekil ve büyüklükleri kişiden kişiye, ırka ve yaşa göre değişir. İç dudakların dış dudaklardan hafifçe taşması normal olarak kabul edilir.
Bazı kadınların cinsel organlarındaki iç dudakların sarkık, büyük ya da asimetrik olması vulva estetik görünümünü bozmaktadır. İç dudakların rengi de kenarlara doğru yaklaştıkça koyulaşmaktadır. Rengin koyulaşması, iç dudak büyüdükçe daha belirgin bir hal alır, bu da vulvada estetik olmayan bir görüntü oluşturabilir. İç dudakların dış dudaklardan sarkacak şekilde uzun olması tıbbi olarak önemli bir sorun oluşturmasa da vulvanın estetik görünümünü bozarak kadını bu soruna çözüm arayışına itmektedir. Doğuştan var olabilen ya da yaş ilerledikçe belirginleşen bu şekil bozukluğu, özellikle cinsel hayatı olumsuz yönde etkiler. Genital bölgesini, vulva görünümünü estetik bulmayan kadınlar, özgüvenini yitirerek partnerine çıplak görünmek istemeyebilir, eşinden utandığı için genellikle karanlık bir ortamda sevişmeyi tercih edebilir ya da ilişki sırasında genital bölgesini saklamak için yoğun çaba sarf edebilir. Diğer taraftan, aşırı sarkık iç dudaklar cinsel ilişki sırasında vajina içine sıkışarak kadının ağrı duymasına da neden olabilir. Sarkık dudaklar, terleme sonucu oluşan vajina salgılarının bu bölgede birikmesi nedeniyle kötü kokuya yol açabilir ya da mantar enfeksiyonlarının gelişmesine zemin hazırlayabilir. Bunların yanı sıra kadınlar, estetik olarak kötü bir görüntü oluşturduğu için dar pantolon, bikini ve bazı iç çamaşırlarını giymekten de mahrum kalabilirler. Tüm bu sorunlar kadının zamanla özgüvenini yitirmesine, depresyona girmesine, cinsel yaşamdan soğumasına, hatta orgazm güçlüğü çekmesine bile neden olabilir.
Estetik iç dudak ameliyatları, bu tür şikayetleri hisseden ve ergenlik döneminin bitmesiyle genital organların şekillenme süreci tamamlanmış olan her kadında uygulanabilir. Estetik iç dudak küçültme ameliyatı çocuk doğurmuş ya da doğurmamış, o güne kadar cinsel ilişkiye girmiş ya da girmemiş her kadına uygulanabilir. Kızlık zarı vajinanın girişinde olduğu, iç dudaklar vajinanın dışında kaldığı için bu işlem kızlık zarına zarar vermez. Yani cinsel deneyimi olmayan kişilerde de rahatlıkla uygulanabilir. İç dudak estetiği, hamile kalmaya, hamileliğin sonunda normal doğum yapmaya, cinsel ilişkiye girmeye ve orgazma herhangi bir engel oluşturmaz.
Estetik iç dudak küçültme operasyonları lokal anestezi altında uygulanır. İç dudakların, dış dudaklardan sarkan fazlalığı kesilerek çıkarılır ve dış dudaklar ile hemen hemen aynı seviyeye getirilerek dikilir. İç dudakların şekli ile ilgili asimetri varsa düzeltilir. İşlem yaklaşık 30 dakika sürer. Hastanede kalmayı gerektirmez. Ağrı verici bir işlem değildir ve hastaneden çıktıktan sonra normal hayatınızı sürdürebilirsiniz. Ameliyat kendi kendine eriyen dikişler ile yapıldığı için dikişleri daha sonra alma gereği yoktur. Özel bir bakım gerektirmez, ameliyat bölgesinin temizliğine dikkat edilmesi yeterlidir. Yaranın iyileşmesi için gereken 10-14 günlük sürenin ardından cinsel ilişkiye girilebilir.
Teknik olarak herhangi bir riski olmayan bu işlemin sonuçları oldukça memnun edici ve yüz güldürücüdür. İç dudak estetiği ameliyatı, hem kadın cinsel organına güzel bir estetik görünüm, hem de psikolojik durumda düzelmeyle birlikte özgüveni yeniden sağlayarak mutlu bir cinsel hayat kazandırır.
Estetik Haber
Estetik sağlık ve bayanlar hakkında bilgiler
Katogoriler
- Beslenme ve Diyet
- Burun Estetik Operasyonları
- Cilt Bakımı ve Güzellik Uygulamaları
- Diş Estetiği
- Estetik Ameliyatlar
- Estetik Cerrahi Merkezleri
- Estetik Doktorları
- Estetik Haberleri
- Estetik Operasyonlar
- Estetik Plastik Cerrahi
- Estetik Site Haberleri
- Göğüs Estetik Operasyonları
- Kategorilenmemiş
- Medikal Estetik
- Rekonstrüktif Cerrahi
- Saç Ekimi
- Sağlık Haberleri
Yönetim
Yorumlar
| M | T | W | T | F | S | S |
|---|---|---|---|---|---|---|
| « Jun | ||||||
| 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | ||
| 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 |
| 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 | 19 |
| 20 | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 | 26 |
| 27 | 28 | 29 | 30 | 31 | ||