Arşiv
- November 2008 (15)
- October 2008 (1)
- September 2008 (86)
- July 2008 (37)
- June 2008 (26)
- January 2008 (55)
Konular
- Burun Estetiği Ameliyatı
- YAĞ ENJEKSİYONU - DOLGU
- BOTOKS
- DÜŞÜNCE TERAPİSİ & BİOENERJİ
- G NOKTASI BÜYÜTME
- DIŞ DUDAK ESTETİĞİ - VULVA ESTETİĞİ - VULVOPLASTİ
- İÇ DUDAK ESTETİĞİ - KÜÇÜK DUDAK ESTETİĞİ - LABİOPLASTİ
- BACAK GERME ESTETİĞİ
- JİNEKOMASTİ
- GÖĞÜS KÜÇÜLTME AMELİYATLARI
Dostlar
- Estetik
- burun estetiği
- burun estetiği
- Burun estetiği
- göğüs estetiği
- meme dikleştirme
- jinekomasti
- kepçe kulak
- karın germe
- göz kapağı estetiği
- yüz estetiği
- yağ aldırma
- migren
- kaş kaldırma
- plastik cerrah
- jinekomasti
Diğer Projelerimiz
Yağ injeksiyonu, vücudun bir bölgesinden alınan yağların bir başka bölgeye dolgu amacı ile transfer edilmesidir. Yağ injeksiyonu genellikle, vücut hatlarındaki çukurları doldurmak, yüz bölgesinde yaşlanmaya bağlı ortaya çıkan çizgilerinin belirginliğini azaltmak, zayıf yüzlere dolgun, estetik bir görünüm vermek ve dudakları dolgunlaştırmak için uygulanır.
Vücut hatlarındaki bozukluklar, ya yapısal bir problemden yani bazı hastalıklardan, ya da liposuction ile kontrolsüz olarak yağların alınmasından meydana gelebilir. Vücudu saran deri altındaki yağ dokusundaki zayıflık ya da eksiklik vücudun dış görünüşüne de yansır, vücut hatlarında estetik olmayan düzensiz bir görünüm oluşturur. Yağ injeksiyonu ile yağların az ya da zayıf olduğu yerlere, yağ dokusu injeksiyonu yapılarak daha iyi estetik bir görünüm elde edilebilir.
Yağ injeksiyonu yüzde en çok yaşlılığa bağlı belirginleşen yüz çizgilerinin belirginliğini azaltmak için uygulanır. Yüz bölgesine yapılan bu işlem, yaşlanmayı durdurmaz, yani nedeni ortadan kaldırmaz, sadece görünümü biraz daha genç hale getirerek yaşlılığı kamufle eder. Yüzdeki çizgiler yaş ilerledikçe belirginleşir. Zamanın akışını durdurmak mümkün değildir ve bunun sonucu olarak yüz dokuları gevşer, yerçekimine karşı koyamayarak sarkmaya başlar. Dokuların sarkmasına bağlı ortaya çıkan çizgiler, estetik yüz germe işlemi ile giderilebilir, yağ injeksiyonu ise bu görünümü ancak kamufle edebilir. Estetik yüz germe ameliyatları ile birlikte yağ injeksiyonu da aynı anda yapılabilir. Vücuttan doku çıkarmayı gerektiren işlemler de aynı anda uygulanmışsa, yağ dışında, yapılan ameliyattan artan dokuları da kullanma olanağı olduğu için doku kokteyli hazırlanarak injekte edilebilir. Ortaya çıkan sonuçlar, kombine işlemlerde çok daha göze çarpıcı ve kalıcıdır.
Yağ enjeksiyonu, dudakları ya da tüm yüzü daha dolgun hale getirmek için de uygulanabilir. Ağız çevresi, yanak, çene, alın bölgesine injeksiyon yapılarak yüze daha estetik ve dolgun bir görünüm verilebilir. Yine bunun gibi dudaklara yapılan injeksiyonlar ile dolgun bir dudak oluşturulabilir.
Yağ injeksiyonu için kullanılacak yağlar liposuction ile alınır. Yağlar, göbek, kalça, bacak gibi yağ dokusunun fazla olduğu herhangi bir yerden ihtiyacı karşılayacak miktarda alınabilir. Girişim, yapılacak işlemin büyüklüğüne bağlı olarak lokal ya da genel anestezi altında planlanır. Yağ injeksiyonu ağrılı bir işlem değildir, çok fazla ağrı hissedilmez. Yağların injekte edildiği yerde hem yağların oluşturduğu şişkinlik, hem de ödem şişliği bir arada vardır. Bazen morarmalar da görülebilir. Ödemin neden olduğu şişlik ve morarma 7-10 gün içinde düzelir. İnjeksiyondan sonraki 6 ay içinde verilen yağların hemen hemen yarısı erir, vücuttan emilir. Yani yarı yarıya fire verir. Geri kalan kısmı ise kalıcıdır. Doku kokteyli yapılırsa, fire verme oranı daha azdır.
Botoks, Latince adı Clostridium botulinum olan bakterinin salgıladığı toksindir. Birçok kişinin sağdan soldan duyduğu gibi yılan zehiri değildir. Botoks, sinir uçlarında iletişimi sağlayan moleküllerin salgılanmasını durdurarak, sinirlerin, hedef aldığı organlar ile arasındaki iletişimi keser. Sinirlerden gelen iletişiminin kopması, sinirin geldiği organın fonksiyonlarının azalmasını ya da tamamen durmasını sağlar. Tıpta birçok alanda, botoks’tan, bu etki mekanizması sayesinde yararlanılmaktadır. Estetik cerrahide ise çoğu zaman mimik kaslarının hareketlerine bağlı olarak belirginleşen dinamik yüz çizgilerini belirginliğini yok etmek için uygulanır. Diğer bir kullanım alanı ise aşırı terlemeyi azaltmaktır.
Yüzdeki mimik kaslarının yıllarca hareket etmesi, üzerindeki deride de katlanma çizgilerini yerleşik hale getirir. Yüzdeki dinamik çizgiler bu mekanizmayla belirginleşir. Alındaki yatay çizgiler, kaşlar arasındaki dikey çizgiler, göz kenarlarındaki radial çizgiler ve ağız çevresindeki dikey çizgiler dinamik çizgilerdir.
Yüzün üst kısmındaki alın bölgesindeki dinamik çizgiler yaşlı, yıpranmış bir görünüm, iki kaş arasındaki çizgiler ise çatık kaşlı, kızgın bir bakış ifadesi verir. Yüzdeki mimik kaslarının hareketleri botoks uygulandığında zayıflar. Kaslarda tembellik oluşturulur. Bu kasların hareketlerindeki zayıflamadan dolayı üzerindeki derideki kas hareketleri ile ortaya çıkan çizgilenmeleri de azaltır. Sonuç olarak kızgın, yaşlı, bezgin gibi görünen yüz ifadesi de giderilerek daha genç, daha canlı bir ifade kazandırılır.
Botoks, ter bezlerine de uygulanarak, botoks ile terleme tedavisi de yapılabilir. Bu şekilde ter bezleri ile onları çalıştıran sinir uçları arasındaki iletişim kesilir. Böylece ter bezlerinin daha az çalışması sağlanır. Avuç içleri ve koltuk altı vücudun en çok terleyen bölgeleridir. Aşırı terlemeden dolayı şikayeti olan ve bu durumu sosyal ve psikolojik bir problem haline getiren kişilerde bu uygulama ile oldukça başarılı sonuçlar alınmaktadır. Ter kokusu şikayetini ortadan kaldırmaktadır.
Yüzdeki kırışıklıkların düzeltilmesi için botoks uygulanan migren hastalarında botoks uygulamasının ardından migren ağrılarının kesildiği farkedilmiştir. Migrende ağrıya sebep olan kas gerginliği ortadan kaldırılırdığında, yani kaslar botoks ile gevşetildiğinde, migren ağrıları da engellenmiş oluyor. Migren tedavisinde birçok ağrı dindirici ilaç kullanılır. Ancak botoksun en büyük avantajı, botoks ağrıyı dindirmez, ağrının oluşmasını engeller. Migren hastalarının % 80-90’ı botokstan yarar görür. Botoksun migren tedavisindeki etkisi yaklaşık 4 ay sürer. Yani bir botoks uygulamasından sonra 7-10 gün içinde etkisi başlar ve 4 ay boyunca ağrısız bir dönem yaşatır.
Botoks uygulaması, bir ilaç injeksiyonudur. Ağrılı bir işlem değildir, injeksiyon anında iğne batmasına bağlı olarak hafif bir acı hissedilebilir. Mimik kaslarının tembelleşmesi isteniyorsa bu kaslarının içine, terlemenin azalması isteniyorsa hemen deri altına injeksiyon yapılır. Botoksun etkisi uygulamanın ardından birkaç gün içinde hissedilmeye başlar, 1 hafta sonra yeterli seviyeye gelir, etki her geçen gün giderek artar ve 1 ay sonunda en yüksek düzeye ulaşır. 4 ay kadar bu seviyede kalır ve yavaş yavaş azalmaya başlar, 5-6 ay sonra etkisi kaybolur. Botoksun etkisi geçince tekrar uygulanabilir.
Botoksun sağlık açısından bir yan etkisi yoktur. Uygulama anında hafif bir şişlik, belki anlık morarma olabilir. Gebelik ve emzirme dönemlerinde botoks uygulamaları konusunda kesin bilgiler yoktur. Bu yüzden gebelik ve emzirme döneminde botoks yapılmaması daha uygun olacaktır.
Dünyada birçok insan topluluğu vardır.
Her toplumun yaşam şekli değişiktir.
Toplumların beyin, düşünce, fikir oluşumları değişiktir. Renkleri değişiktir. İklimlere, bölgelere göre insanlar renklenmiştir.
Ama insan oluşumunun birbirinden farkı yoktur. Aynı şekilde doğarlar, çoğalırlar yerler, büyürler, çiftleşirler.
İnsan bebeklik ve çocukluk dönemini geçirdikten sonra hayatın gerçeklerini ve kendi yaşamının geleceğini düşünmeye başlar.
İnsan kendi geleceğini, gelecek yaşamında neler yapmak istediğini beyninde, düşüncesinde, bilinç altında olgunlaştırmaya çalışır.
Bilinç altına yerleştirilen arzulu fikirler, heyecanlı beklentiler, olumlu veya olumsuz düşünceler bilinç altına yerleşerek insanın yaşamına, kaderine zamanla yön verir.
Güzel düşün, güzel yaşa.
İnsan düşünerek yaşamına yön verebilir.
İnsanın kaderi, gelecekteki yaşam biçimi bu dialog vasıtası ile olgunlaşmaktadır.
İnsan vücudunu, sistemini, metobolizmayı organize etmek ve sistemi, en iyi şekilde bağlantılarını kurarak çalışmasını sağlamaktır.
İnsanın yaşam şekli düşünce ile gelişmektedir.
İnsan ne düşünürse beyinde, bilinçaltında ne olgunlaşırsa, belli zaman süreci içerisinde o istekler gerçekleşir.
Bilinç altına yerleşen fikirler iyi, güzel olumlu olabileceği gibi insan yaşamını istemeyerek olumsuz yönde etkileyecek fikirler de olabilir.
Bilinçaltı düşünceleri zamanla olgunlaşarak, olumlu veya olumsuz yaşam gerçekleri olarak insanın karşısına çıkar ve olaylar, hisler gerçekleşir. Bu gelişen olaylardan insanlar mutlu veya mutsuz olabilirler.
Bilinç altında iyi güzel şeyler geliştiren insanlar mutlu olurlar.
Bilinç altında olumsuzluklar, karamsarlıklar, kötümserlikler geliştiren insanlar mutsuz ve huzursuz olurlar.
İnsan bilinç altında hem olumlu fikirleri hem de olumsuz fikirleri saklıyabilir.
Gerçekleşen bilinçaltı olguları neticesinde; insanlar gelişen olaylarda kendilerinin başarısı veya başarısızlığı düşüncesine kapılırlar.
İnsan hastalık korkusunu bilinçaltına yerleştirmişse, ben hasta olacağım fikrini devamlı beyninden geçiriyorsa, ya hasta olursam fikri bilinçaltına yerleşmişse, zamanla o insan o hastalığa yakalanacaktır.
Ben hasta değilim, hasta olmam metobolizmama iyi bakıyorum, hasta olmayacağım fikrini beyninde olgunlaştırırsan hasta olma ihtimalin azalır.
Yeni bir işe başlarken veya başarılması lazım gelen bir iş başarılmak isteniyorsa; beyinde, düşüncede ya başarabilirmiyim, ya başaramazsam fikirlerini geçirmemek lazımdır.
Çünkü bilinçaltına o korku girecek olumlu işler belkide olumsuz olacaktır.
Bu yüzden herhangi bir şeyi yaparken ben bu işi en güzel şekilde yaparım, ben başarırım düşüncesini isteyerek bilinçalatına yerleştirirsen o işi muhakkak yapabilirsin ve başarabilirsin.
Bilinçaltımızda devamlı olumlu fikirler yerleştirmeye bakalım.
Olumsuz fikirler bir kere bilinç altına yerleştikten sonra o fikri söküp atmak çok zordur.
Devamlı yaşamın iyi ve güzel şeylerinin bilinçaltında olgunlaşmalarını içtenlikle isteyelim.
Zayıflama-Şişmanlama olguları da bilinçaltı düşüncleri neticesinde gerçekleşir.
Ben zayıflıyacam, ben zayıflayabilirim düşüncelerini bilinçaltında olgunlaştırırsanız muhakkak zayıflarsınız.
Ben zayıflayamam, yemesem bile “şişmanlıyorum, zayıflayamıyorum” fikrini bilinçaltında olgunlaştırırsanız zayıflayamazsınız.
Sigara içmek ve sigarayı bırakmak ta bilinçaltı düşünceleri ile bağlantılıdır.
Bilinçaltındaki düşünceni içtenlikle ve samimi olarak sigara içmemek için geliştirirsen sen de sigarayı bırakabilirsin.
Sigarayı bırakmak istiyorum , fakat çok denedim ben sigarayı bırakamam düşüncesini bilinçaltında geliştirirseniz sigarayı hiçbir zaman bırakamazsınız.
Açlık tokluk olgusunun zamanlaması da bilinçaltı sayesinde olgunlaşmaktadır.
Açlık olgusunun bilinçaltında olgunlaşması ile mekanizmamızın ihtiyacı olan
yemek aklımıza gelerek yemek ihtiyacı hissederiz.
Acıktım fikrini aklımıza getirdiğimiz zaman hemen acıkırız.
Ben daha acıkmadım diyerek düşünce olgunlaştırırsak yemek yeme zamanını uzatabiliriz. Hiç de açlık hissetmeyiz.
Yemek bir ihtiyaçtır. Mekanizmanın düzgün çalışması için her türlü gıda alınmalıdır.
Az yemek, çok yemek de bilinçaltı düşüncesi ile ilgilidir.
Yemekte, doyumda en önemli faktör beynin, yemek düşüncesinin , gözün doymasıdır.
Çok yemek marifet değildir aç yemek marifettir.
Bu fikri bilinçaltında geliştirerek az yemek yemeğe çalışmalıyız.
Yemek yeme saatleri de bilinçaltı düşünceleri tarafından zamanları ayarlanmaktadır. Öğle yemeğini saat l2’de yemek istiyorum düşüncesini bilinçaltında olgunlaştırın, saat tam l2’de acıkacaksınız ve yemek yeme ihtiyacı hissedeceksiniz.
Yatma, kalkma zamanları da bilinçaltı düşüncesi tarafından olgunlaşarak insanların yaşamlarına yön vermektedir.
Gece 23:00’da yatarım diyerek her gün 23:00’da yatmak isterseniz ve yatarsanız, o günlerden sonra saat tam 23:00’da uykumuz gelecek, yatma ihtiyacı duyacağız. Sabah saat 07:00’de uyanmam lazım diyerek düşüncemizi o yönde geliştirirsek, hergün saat 07:00’de kalkmak için zil kurarsanız ve kalkarsanız bilinçaltınız sizi hergün saat 07:00’de uyandıracaktır.
Gün boyu zaman ayarlamaları bilinçaltı, içgüdüsel ve düşünce gücü ile isteğimize uygun olarak kendi kendine ayarlanarak, zaman dilimlerinin kullanılma hissi içgüdü vasıtası ile beyne iletilir ve kullanılır.
Bilinçaltı yönlendirmeleri ile ilgili hepimizin başından birçok olaylar geçmiştir.
Yaşamımızda daha önce başımızdan geçipte bir daha olmasını istemediğimiz olayları unuttuğumuz için hiç düşünmeyiz.
Ama uzun bir aradan sonra ansızın o olay aklımıza gelir. Fakat o olayı düşünmek istemeyiz. Birdaha tekrarlanacağından çekiniriz. Aklımızdan çıkmasını isteriz. Fakat o olay aklımızdan çıkmaz. Bilinçalatımıza yerleşmiştir.
Bir müddet sonra o istemediğimiz olay karşımıza gelir ve tekrar gerçekleşir. Çünkü bilinçaltından o olayı atamamışızdır.
Bilinç altında birikimler kaldığı müddetçe aynı olayların tekrarlanma ihtimili vardır.
Yeni düşüncelerle, bilinçalatından istemediğimiz olayları silelim.
Her toplum kendi yaşam tarzı içinde yaşamaktadır.
Bu yaşam tarzı da toplumların kendi isteklerine göre olmamaktadır.
Herkes kendi yaşam şeklinden hoşnut olmalıdır.
Her ırk ve bölgenin yaşam şekli, beslenme şekli farklıdır.
Bölgelerdeki gelişmişlik farklıdır.
Toplumlardaki insanlar bölgelere ve kültürlere göre değişik düşünce, fikir ve duygu ile yaşarlar.
Her toplum yaratıcıyı kendilerine göre aramıştır ve tanrıya yakarışta bulunmuşlardır.
İnsanlığın gelişmişlik sürecine baktığımızda toplumlar sığınıcı aramışlar, güneşe, aya, bazı hayvanlara, kendi yaptıkları putlara, kuşlara, ateşe inanarak yaşamlarının daha güvenli, huzurlu geçmesi için dua etmişlerdir.
Eski toplumlarda gelişme çok yavaş olduğundan, iletişim olanakları olmadığından, okuma yazma kültürü olmadığından, ulaşım imkanlarının olmayışından kendi kendilerine içgüdü sayesinde tanrıya ulaşma imkanları aramışlardır, O insanlar da anlamışlardırki bir yaratıcı olmadan hiç bir imkan sağlanamaz.
Bütün imkanların yaratıcı tarafından sunulduğunu ve yönetildiğini kabul etmişlerdir.
Toplumların gelişmesi ile güneşin, ayın, ateşin, putların yaratıcı olmadığı anlaşılmaya başlanmıştır.
Gözlerimizi kapatarak kendimizin nasıl varolduğunu, tabiatin, hayvanların, balıkların nasıl doğup büyüdüklerini nasıl yaşlanıp öldüklerini düşünelim.
Nekadar büyük bir gücün bizleri yönlendirdiğini iyiyi, kötüyü gösterdiğini düşünerek bizleri yaratana şükür ve dua edelim.
İnsan beyni geliştikçe yaşam daha iyiye gitmekte, daha rahat olmaktadır.
İnsanların kainatta rahat ve kolay yaşıyabilmeleri için ilk çağlardan itibaren icat denen oluşumlar insanların hizmetine sunulmuştur.
O dönemlerde insanlar doğa ile başbaşa, hiç bir alet ve yapacak hiçbir şeyin olmadığı, konuşma ve iletişimin olmadığı guruplar halinde yaşamışlardır.
Zamanla konuşma, barınma, içgüdüleri gelişerek yaşam şekillenmeye başlamış, ateş icat edilmiş, ateşin nasıl ve nerelerde kullanılacağı içgüdü vasıtaları ile oluşturulmuş, avlanma şekilleri ve imkanları bulunmuş, daha sayabileceğimiz birçok icat ve imkanlar sayesinde insanoğlu yaşamını geliştirerek bu günlere gelinmiş.
Kadınların çoğunda cinsellikte duyarlı olan yer klitoristir ve en güçlü orgazm klitorisin uyarılmasıyla ortaya çıkar. Kadının diğer cinsel olarak duyarlı bölgeleri memeler, meme uçları, iç dudaklar ve vajinadır. Vajina içinde ise en duyarlı bölge G noktasıdır. G noktası kadınların az bilinen cinsel sırlarından, geçtiğimiz yüzyılın da en önemli keşiflerinden biridir. Alman jinekolog Dr. Ernest Grafenberg tarafından adı konulan bu nokta, daha doğrusu bölgenin, orgazm açısından kadının en hassas bölgelerinden biri olduğu düşünülmektedir. Dr. Grafenberg, cinsel ilişki sırasında, bu bölgenin uyarıldığında kabardığını, bu şekilde kadının cinsel ilişkiden aldığı zevkin de arttığını keşfetti ve bu keşfini 1950 yılında International Journal of Sexology dergisinde yayınladı. Kadınların birçoğu bu noktadan vaginanın diğer bölümlerine oranla daha fazla zevk alırlar. G noktası Alman seksolog Grafenberg tarafından ilk kez tarif edildiği için adına G noktası denilen ve kadının vajinasının yaklaşık 3-4 cm içerisinde, bazen elle fark edilebilen, süngersi bir his veren 1-2 cm çapında, diğer yerlerden daha sert hissedilebilen bir bölgedir. Ancak G noktasının yeri halen bir tartışma konusudur. Çünkü G noktasının yeri kadından kadına da hafif farklılıklar gösterebilmektedir. G noktası olarak adlandırılan anatomik bölge, kadınların büyük bir çoğunluğunda vardır ve bu bölgeye birkaç dakika boyunca aralıksız masaj yapıldığında sürecin çok yoğun bir orgazm ile sonuçlandığı kabul edilmektedir. Bu orgazmın, klitoral orgazmdan çok daha farklı ve daha yoğun olduğu ifade ediliyor. Her iki orgazm türünün beyinle sinirsel bağlantıları da farklıdır. G noktası olarak bilinen bölgenin uyarılabilmesi için, kadının cinsel yönden uyarılmış ve istekli olması gerekmektedir, aksi takdirde bu bölgenin hassasiyetinde her zaman için artış olmayabilir. Cinsel ilişki öncesi G noktasının uyarılması hormonal metabolizmayı hareketlendirir, beyinde yoğun bir cinsellik yaşanmasına neden olur, kalp hızında artma, sıcaklık duygusu ve solunumun hızlanması gözlenir. Yani iyi ve kaliteli bir orgazmın arkasında anlayış, sabır ve uyum kadar G noktasının uyarılması da yatmaktadır. G noktası birkaç cm büyüklüğündedir ve bu bölgeden cinsel ilişki sırasında PDE-5 adlı bir protein salgılanır. Bu nedenle PDE-5 protein salgısı fazla ve skene bezleri ise büyük olan kadınlar daha kolay orgazm olurlar.
Cinsel ikişki sırasında penis pozisyon gereği G noktasını daha az uyarır ve östrojen hormunun etkisi ile vajina tavanı kalınlaşır ise, bu durum G noktasının yavaş yavaş silinmesine ve dolayısıyla uyarılmasında azalmaya neden olur, zamanla da yavaş yavaş ortadan kaybolabilir. Bu gibi durumlarda G noktasının vajina içinde daha dolgun, daha kabarık, daha çıkıntılı hale getirilmesi, penisle olan sürtünmesini kuvvetlendireceği için, uyarılmasını da kolaylaştırarak cinsel ilişkiden alınan zevki daha da arttırır.
ABD’de hızla yaygınlaşan ve yurdumuzda da uygulanmaya başlanan G shot yani G noktası büyütme işlemi, cinsel ilişkiden yeterince zevk alamayan ya da normal zevk alıp da daha fazla zevk almak isteyen tüm kadınlarda uygulanabilir. G noktası büyütme işlemi, lokal anestezi altında, G noktasının olduğu bölgeye dermal injeksiyon şeklinde uygulanır. Uygulama yaklaşık 10 dakika sürer ve hastanede yatmayı gerektirmez. G noktası büyütme işleminden hemen sonra kişi normal hayatını sürdürmeye devam edebilir, hatta aynı günün akşamı cinsel ilişkiye bile girebilir. G noktası büyütme işleminin etki süresi yaklaşık 6 ay kadar sürmektedir. ABD’de yapılan bir çalışmada, G shot uygulanan kadınların % 85’inin, uygulamadan yarar gördüğü tesbit edilmiştir.
Kadın dış genital organlarında doğuştan olan şekil bozuklukları ya da hayatın ileri yaşlarında ortaya çıkan fizyolojik değişiklikler, bir çok kadında rahatsızlığa, mutsuzluğa ve komplekse yol açmaktadır. Bu durum, cinsel hayatı bozmakta ya da kadının cinsel ilişkiye girmesine engel olmaktadır. Dış dudaklar ( labium majus ) ya da büyük dudaklar, kadın cinsel organının yani vulvanın dışarıdan bakıldığında görünen bölümünü oluşturmaktadır. Dış dudakların şekli, büyüklüğü ve dolgunluğu, vulva estetiğini etkileyen önemli faktörlerdir. Bazı genç kadınlarda bu dış anatomik yapıların bir kısmı hiç gelişmemiş, az gelişmiş, asimetrik olarak gelişmiş ya da fazla gelişmiş olarak bulunabilir.
Vulva yani dış dudakların estetik görünümü ile ilgili olarak en sık rastlanan problemler ya aşırı dolgun olması ya da yeterince dolgun olmamasıdır. Fazla dolgun olması doğuştan olan yapısal gelişimle ilgilidir. Dış dudakların dolgunluğuyla birlikte bazen genital bölgenin üzerindeki kasıklar arasında kalan üçgen şeklindeki pubis bölgesi de dolgun olabilir. Pubis bölgesinin dolgunluğu özellikle bikini giyildiğinde kendini gösteren, estetik olmayan kötü bir görünüm oluşturur. Büyük dudakların dolgunluğu, genital bölgenin aşırı terlemesine, terlemeye bağlı olarak kötü kokmasına, vagina salgılarının birikerek mantar infeksiyonlarına zemin hazırlaması gibi sağlık problemlerine neden olduğu gibi kadının erkek karşısında kendini kötü hissetmesi gibi psikolojik problemlere de neden olabilir. Diğer taraftan kadının kıyafet seçiminde de kısıtlama oluşturması, dilediği şekilde bikini, pantolon ya da iç çamaşırı giyememesi de ayrı bir sorun teşkil etmektedir. Dolgun olan büyük dudaklar, lokal anestezi altında uyuşturularak ya da gerekirse genel anestezi altında, içeride dolgunluğa neden olan yağ dokusu ya liposuction uygulanarak azaltılır ya da deride de fazlalıklar varsa fazlalık deri ile birlikte kesilerek küçültülebilir. Pubis bölgesinde de dolgunluk varsa bu bölgeye liposuction uygulanabilir. Cinsel organ estetiği, estetik dış dudak küçültme ameliyatları, bu tür şikayetleri hisseden ve ergenlik döneminin bitmesiyle genital organların şekillenme süreci tamamlanmış olan her kadında uygulanabilir. Estetik dış dudak küçültme operasyonu çocuk doğurmuş ya da doğurmamış, o güne kadar cinsel ilişkiye girmiş ya da girmemiş her kadına uygulanabilir. Kızlık zarı vaginanın girişinde olduğu, dış dudaklar vajinanın dışında kaldığı için bu işlem kızlık zarına zarar vermez. Estetik vulva ameliyatları, hamile kalmaya, hamileliğin sonunda normal doğum yapmaya, cinsel ilişkiye girmeye ve orgazma herhangi bir engel oluşturmaz. Büyük dudak estetiği ameliyatı yaklaşık 1 saat sürer. Ağrılı bir işlem değildir. Kişi aynı gün normal hayatını sürdürebilecek derecede iyileşebilir. Tek başına liposuction işlemi uygulanmışsa deri üzerinde 1-2 mm lik kesikler 1 hafta içinde kendi kendine iyileşir. Deri ile birlikte yağ dokusu küçültülmüş ise kendi kendine eriyen dikişler ile kapatılır ve ayrıca dikiş almaya gerek yoktur. Yara yaklaşık 7-10 gün içinde iyileşir. Genital bölgenin temiz tutulması dışında özel bir bakım gerektirmez. 2-3 haftalık iyileşme süresinin ardından cinsel hayata dönülebilir. Aktif cinsel hayatın başlamadığı dönem öncesi genç kızda yapılması son derece basit ve iyileşmesi zaman almayan dış genital organların ihtiyaca göre küçültülmesi, yeniden yapılandırılması cinsel hayat öncesi özgüven kazanılmasını sağlayarak vajinusmus gibi cinsel hayatında problem yaratabilecek kadının korkulu rüyalarını sona erdirir.
Dış dudakların dolgunluğunu yitirmesi ise yaşın ilerlemesi sonucu yağ dokusunun azalmasına bağlı olarak ortaya çıkar. Yağ dokusunun azalması dış dudaklara oldukça zayıf bir görünüm verir. Dış dudakların küçük ve zayıf olması bazen doğuştan olan yapısal gelişimle de ilgili olabilir. Vücudun diğer bölgelerinden alınan bir miktar yağ, dudaklar içine transfer edilerek dolgu işlemi uygulanabilir. Yağlar, vücutta yağ fazlalığı olan herhangi bir bölgeden yağ alma ( liposuction - yağ emme ) işlemi uygulanarak alınabilir. Dolgu için yeterli olacak miktarda alınan yağlar, dudaklar içine injeksiyon yöntemi uygulanarak doldurulur. İşlem ortalama 1 saat kadar sürer, lokal ya da genel anestezi altında yapılabilir. Ağrılı bir ameliyat değildir. Kişi aynı gün normal hayatını sürdürebilecek derecede iyileşebilir. Genital bölgenin temiz tutulması dışında özel bir bakım gerektirmez. 10-15 günlük iyileşme süresinin ardından cinsel hayata dönülebilir.
Genital organ estetiği ve estetik vulva operasyonları bu problemlerin ortadan kalkışı ile kişinin kendine özgüvenini yerine getirir, cinsel ilişkide konsantrasyonu bozulmaz ve sonuçta aldığı zevki ve tatmini arttırır. Bunların yanı sıra sıkı pantolon, bikini gibi dilediği kıyafetleri giyme özgürlüğünü vererek, havuz ya da denize girme gibi sosyal ortamlarda da ayrıca rahatlık sağlamaktadır.
Genital estetik içinde en sık yapılan ameliyatlardan birisi küçük dudak adı verilen iç dudakların ( labia minör - labium minus ) küçültülmesi işlemidir. Bu işleme labioplasti adı da verilir. İç dudaklar, dış dudakların arasında yer alan ince deri kıvrımlarıdır. Klitorisin üst kısmından başlayarak, sağ ve sol taraflardan vajina girişinin arkasına kadar uzanır. Önden arkaya doğru giderek küçülür ve vajina arkasına doğru yaklaştıkça belirsizleşir. Ortalama 4-6 cm. uzunlukta ve 1-2 cm genişliktedir. Şekil ve büyüklükleri kişiden kişiye, ırka ve yaşa göre değişir. İç dudakların dış dudaklardan hafifçe taşması normal olarak kabul edilir.
Bazı kadınların cinsel organlarındaki iç dudakların sarkık, büyük ya da asimetrik olması vulva estetik görünümünü bozmaktadır. İç dudakların rengi de kenarlara doğru yaklaştıkça koyulaşmaktadır. Rengin koyulaşması, iç dudak büyüdükçe daha belirgin bir hal alır, bu da vulvada estetik olmayan bir görüntü oluşturabilir. İç dudakların dış dudaklardan sarkacak şekilde uzun olması tıbbi olarak önemli bir sorun oluşturmasa da vulvanın estetik görünümünü bozarak kadını bu soruna çözüm arayışına itmektedir. Doğuştan var olabilen ya da yaş ilerledikçe belirginleşen bu şekil bozukluğu, özellikle cinsel hayatı olumsuz yönde etkiler. Genital bölgesini, vulva görünümünü estetik bulmayan kadınlar, özgüvenini yitirerek partnerine çıplak görünmek istemeyebilir, eşinden utandığı için genellikle karanlık bir ortamda sevişmeyi tercih edebilir ya da ilişki sırasında genital bölgesini saklamak için yoğun çaba sarf edebilir. Diğer taraftan, aşırı sarkık iç dudaklar cinsel ilişki sırasında vajina içine sıkışarak kadının ağrı duymasına da neden olabilir. Sarkık dudaklar, terleme sonucu oluşan vajina salgılarının bu bölgede birikmesi nedeniyle kötü kokuya yol açabilir ya da mantar enfeksiyonlarının gelişmesine zemin hazırlayabilir. Bunların yanı sıra kadınlar, estetik olarak kötü bir görüntü oluşturduğu için dar pantolon, bikini ve bazı iç çamaşırlarını giymekten de mahrum kalabilirler. Tüm bu sorunlar kadının zamanla özgüvenini yitirmesine, depresyona girmesine, cinsel yaşamdan soğumasına, hatta orgazm güçlüğü çekmesine bile neden olabilir.
Estetik iç dudak ameliyatları, bu tür şikayetleri hisseden ve ergenlik döneminin bitmesiyle genital organların şekillenme süreci tamamlanmış olan her kadında uygulanabilir. Estetik iç dudak küçültme ameliyatı çocuk doğurmuş ya da doğurmamış, o güne kadar cinsel ilişkiye girmiş ya da girmemiş her kadına uygulanabilir. Kızlık zarı vajinanın girişinde olduğu, iç dudaklar vajinanın dışında kaldığı için bu işlem kızlık zarına zarar vermez. Yani cinsel deneyimi olmayan kişilerde de rahatlıkla uygulanabilir. İç dudak estetiği, hamile kalmaya, hamileliğin sonunda normal doğum yapmaya, cinsel ilişkiye girmeye ve orgazma herhangi bir engel oluşturmaz.
Estetik iç dudak küçültme operasyonları lokal anestezi altında uygulanır. İç dudakların, dış dudaklardan sarkan fazlalığı kesilerek çıkarılır ve dış dudaklar ile hemen hemen aynı seviyeye getirilerek dikilir. İç dudakların şekli ile ilgili asimetri varsa düzeltilir. İşlem yaklaşık 30 dakika sürer. Hastanede kalmayı gerektirmez. Ağrı verici bir işlem değildir ve hastaneden çıktıktan sonra normal hayatınızı sürdürebilirsiniz. Ameliyat kendi kendine eriyen dikişler ile yapıldığı için dikişleri daha sonra alma gereği yoktur. Özel bir bakım gerektirmez, ameliyat bölgesinin temizliğine dikkat edilmesi yeterlidir. Yaranın iyileşmesi için gereken 10-14 günlük sürenin ardından cinsel ilişkiye girilebilir.
Teknik olarak herhangi bir riski olmayan bu işlemin sonuçları oldukça memnun edici ve yüz güldürücüdür. İç dudak estetiği ameliyatı, hem kadın cinsel organına güzel bir estetik görünüm, hem de psikolojik durumda düzelmeyle birlikte özgüveni yeniden sağlayarak mutlu bir cinsel hayat kazandırır.
Yaşın ilerlemesi ve yüksek miktarda kilo vermenin sonucu olarak özellikle kadınların uyluk iç yüzünde gevşeme ve sarkmalar ortaya çıkar. Özellikle etek giyildiğinde yürüyüş sırasında uyluk iç yüzleri birbirine sürtünerek terleme ve pişiklere de neden olur. Neden olduğu bu sıkıntıların yanı sıra estetik olarak da hoş olmayan bir görünüm veren bacak iç yüzündeki bu gevşemelerin uyluk germe ameliyatları ile düzeltilmesi mümkündür. Bacak germe ameliyatları bu şikayetlerden yakınan bütün kadınlara uygulanabilir.
Uyluk iç yüzünde yağ fazlalığı olup da deride gevşekliği ve sarkma olmayan kadınlarda ameliyat izi oluşturmayacak yöntem olan liposuction işlemini uygulamak daha doğrudur. Dokular henüz diriliğini yitirmemişse bu bölgenin yağları liposuction ile alınabilir. Ancak yaşın ilerlemesine bağlı olarak deride de gevşemeler varsa liposuction doğru bir tercih olmaz, bu durumda uygun olan yöntem, fazlalık yağların, fazalık olan deri ile bereber çıkarılarak normal cilt gerginliğinin de sağlanmasıdır. Bacak germe işleminde kasık çizgisi üzerinden bacak iç yüzüne doğru fazlalık olan bir miktar deri çıkarılır, bacak iç yüzünün derisi yukarıya doğru gerdirilerek kasık çizgisi üzerinde tekrar dikilir. Böylece hem fazlalık olan yağlar çıkarılmış olur, hem de derinin gerginliği sağlanmış olur. Kasık bölgesinde çıkarılan deri tam kasık çizgisinin üzerine gelecek şekilde dikildiği için ameliyat izi de kasık çizgisinin içinde kalır ve bikini içinde kalacak şekilde tasarlanır. Bazı hastalarda bacak germe işlemi, liposuction ile de kombine edilebilir.
Ameliyat, tam teşekküllü bir hastanede, genel anestezi altında yapılır, ortalama süresi 2 saattir. Hastanede kalış süresi 1 gündür. Ameliyat sonrası kişiyi rahatsız edecek derecede ağrı olmaz. Hissedilen ağrı, ağrı kesici ilaçlar ile rahatlıkla kontrol altına alınabilir. Hasta aynı gün ayağa kalkabilir. Ameliyatın ardından uyluk iç yüzünde şişlik ve morarma meydana gelebilir. Oluşan şişlik ve morarmaların tamamen düzelmesi birkaç hafta sürebilir. İyileşme dönemi kişiden kişye oldukça değişkendir, yaklaşık 10-15 günde tam olarak iyileşme sağlanır. Kişinin iş hayatına dönmesi de yaklaşık bu kadar zaman alır. Güç gerektiren işler ve sportif hareketlere 4 hafta sonra başlanabilir.
Bacak germe ameliyatı iz bırakıcı nitelikte bir ameliyattır. Buna rağmen bacak germe ameliyatının sonuçları oldukça yüz güldürücüdür. Hastaların tamamına yakın bir kısmı ameliyat izlerinin varlığını ciddiye almayıp, bacaklarının gerginleşmesinden dolayı büyük bir özgüven kazanarak mutlu olmaktadır.
Erkeklerde, kadınsı tipte göğüslerin normalden daha büyük olması haline jinekomasti denir. Erkeklerde de meme başı altında az miktarda meme dokusu vardır, jinekomastide bu doku genişlip, büyüyerek ve kadın memesine benzer bir hal alır. Hastalarda psikolojik strese neden olan jinekomasti bazı ilaçların yan etkisi olarak ya da hormonal bozukluklara bağlı olarak ortaya çıkabilir. 10-16 yaşları arasındaki erkek çocuklarda %40′a varan oranlarda görülebilir, %65 ile en yüksek oranda görülme dönemi, erkeklerin boyca büyüme hızının en yüksek değeri ile hemen hemen eş zamanlıdır. Yapılan araştırmalarda jinekomastinin, hastaların %27’sinde bir yıl, %7.7’sinde ise iki yıl sürdüğü, yetişkinlik çağında ise %4′ünde devam ettiği gözlenmiş olup, ergenlik döneminde erkeklerin %50-60 oranlarında görülür, 1-2 yıl kadar devam edip %75′i iki yılda, %90′ı üç yılda tamamen kaybolur. Bunun nedeni ise ergenlik döneminde hormonal dengede oluşan değişiklikler meme dokusunda büyümeye yol açarken, belli bir sürede bu denge tekrar kurulduğunda meme dokusu kendiliğinden düzelir. Yaşlılık döneminde ise yaşın ilerlemesi ile vücuttaki hormon dengelerinin değişmesiyle, vücutta yağ oranının artması sonucu meme kitlesinde de artış gözlenebilir.
Meme büyümesinin normal olarak kabul edildiği üç yaşam dönemi mevcuttur: Yenidoğan dönemi, ergenlik dönemi ve ileri yaşlılık dönemi. Bu dönemlerin tümünde jinekomasti oluşmasının asıl nedeni kanda dolaşan kadınlık hormonunun erkeklik hormonundan fazla miktarda bulunmasıdır. Yenidoğan dönemindeki jinekomastinin, nedeni, bebek anne karnındayken anneden geçen kadınlık hormonunun, erkek bebek kanında yüksek miktarda bulunmasıdır. Ergenlik çağında kadınlık hormon düzeyi erkeklik hormonuna göre nispeten daha yüksek olabilir. Yaşlılıkta ise erkeklerde erkeklik hormonu düzeyi düşer, bu da kadınlık hormonunun göreceli olarak daha fazla olmasına yol açar.
Meme 2 ana dokudan oluşur: Yağ dokusu ve meme bezleri. Jinekomastide bu dokulardaki artışa göre sınıflanıp tedavi yöntemi belirlenir. Glandüler tip olarak adlandırılan jinekomastide, büyüme, meme bezlerinden kaynaklanır. Adipoz tip olarak adlandırılan jinekomastide ise yağ dokusunda bir artışa bağlı büyüme olur. Hem yağ dokusunun, hem meme bezlerinin bir arada büyüdüğü tip ise bileşik tip olarak adlandırılır.
Göğüs tarihte doğurganlığın sembolü olarak kabul edilmektedir. Tarih öncesi dönemlerde yapılmış olan estetik kadın figürleri ve heykellerde göğüsler her zaman vurgulanmıştır. Hatta çocuk yapma ve annelikle özdeşleşen tarihsel öneme sahip tanrılar da vardır. Memeler çocukların beslenmesinde çok önemli role sahip olop, aynı zamanda da ikincil cinsel karakterleri temsil eder. Çoğu kültürde göğüsler gizlenecek şekilde bir giyim tarzı benimsenirken bazı kültürlerde tamamen açıkta bırakılır. Bu karakteristiklerinden dolayı tüm toplumlarda farklı bir bakış açısı vardır. Ancak göğüs büyüklüğü gerek genetik gerekse diğer nedenlerden dolayı kabul edilen normal büyüklüğe ulaşamayabilir ya da normal sınırların üzerinde olabilir. Bu durum kişileri hem psikolojik hem de sosyal olarak baskı altında tutar, kişilerin kendilerine güveni azalır ve ikili ilişkilerde olumsuzluklara da neden olabilir.
Göğüs ölçüleri neredeyse milyonlarca kadının kabusudur.
Kadınların büyük çoğunluğu, göğüs yapılarının küçük olmasından şikayetçidir. Özellikle erkeklerin dolgun göğüs takıntısı kadınları silikon taktırmaya iterken, büyük göğüs olmasının da dezavantajları azımsanamaz. Büyük ve sarkık göğüs kadınlarda ciddi problemler oluşturur ve çoğu da hayatından memnun değildir. Göğüslerin normalden daha büyük ve ağır olması, kadının estetik ve fiziki görüntüsünü bozmasının yanı sıra boyun, sırt ve omuz ağrılarına, normal dik duruş pozisyonunun bozulmasıyla kamburlaşmaya, göğüs ile karın cildinin temas eden yüzeyinin aşırı terlemesi ile pişik oluşmasına ve mantar infeksiyonlarına, sütyen askılarının omuz üzerinde derin izler bırakmasına sebep olur. Göğüslerin büyük olması, hareket kısıtlılığıyla birlikte kıyafet seçiminde ve beğenisinde hissedilen sıkıntılar, göğüs büyüklüğünü gizleme çabaları gibi sosyal problemleri de beraberinde getirir. Tüm bunların yanı sıra iri ve dolgun göğüslü kadınların psikolojik problemleri de vardır. “Ne giysem bana yakışmıyor” diyerek göğüslerini takıntı yapan kadınlar, göğüslerinin normalden büyük olmasından dolayı bakışların kendi üzerlerinde toplanmasından da rahatsız olurlar. Büyük göğüsleri gizlemek, ağırlığını taşımak, uygun beden sütyen ve kıyafet bulmak, terleme yapması, tek tek ele alınınca basit şikayetler gibi görünse de, hepsi bir araya geldiğinde kabusa dönüşebilir.
Göğüsleriniz büyükse… Asla dar tişört giyemezsiniz. Bedeninize uygun kıyafet ve sütyen bulabilmek için mağaza mağaza dolaşırsınız. Bulabilirseniz şanslısınız. Dantelli, seksi iç çamaşırlarına sadece bakmakla yetinirsiniz. Rahat hareket edemezsiniz, sallandıkları zaman hızlı yürüyemez, koşamaz, dans edemezsiniz. En yakın dostunuzun düğününde göbek atamazsınız. Her pozisyonda rahat uyuyamazsınız. Banyo yapamadığınız günler bir şişe deodorant kullanmak zorunda kalırsınız. Yerçekiminden nefret edersiniz. Ayna karşısına geçmek size en büyük işkencedir. Yerden bir şey almak için eğilemezsiniz. En sevdiğinize sıkıca sarılamazsınız, aranızda büyük engel vardır. Sonuçta göğsünüzün yarısını koparıp atmak gelir içinizden.
Peki bunun çaresi ne? Siz de büyük memelerden şikayetçiyseniz ve bunu bir sorun haline getirmişseniz, kendinizi modern estetik cerrahinin yeniliklerine bırakabilirsiniz. Yapılan estetik göğüs küçültme ameliyatları sayesinde artık kadınlar istediği göğüs ölçüsüne ulaşabilmektedir. Böylelikle hem komplekslerinden, hem büyük meme nedeniyle çektikleri fiziksel sıkıntılardan, hem de diledikleri kıyafeti giyememe derdinden kurtulur, sosyal hayatın stresini daha az hissederek, günlük yaşam kalitesi ve iş hayatındaki başarısını arttırır. Kadının iş hayatındaki konumunun daha aktif hale gelmesi, sportif faaliyetlerin yaygınlaşması, dünyadaki göğüs büyüklüğünde tercih edilen ölçülerin de yıllar içinde giderek küçülmesine neden oldu. Bir zamanlar büyük göğüs modaydı. Trend doğallık yönünde gelişince büyük göğüs ölçülerinin yerini normal göğüs ölçüleri aldı. Bugün için, kadın vücudunun estetik hatlarını vurgulayacak şekilde, beden yapısı ile uyumlu göğüs ölçüleri ideal göğüs büyüklüğü olarak kabul edilmektedir.
Tüm kadınlar göğüslerinin diri ve dik olmasını ister. Ancak yerçekimi, hamilelik ve emzirme göğüslerin en büyük düşmanıdır. Göğüslerde meydana gelen sarkma, yumuşaklık ve deformasyon bayanların en çok hassas oldukları konuların başında gelir. Yapısında kas içermeyen tamamen yağ ve süt bezlerinden oluşan göğüsler zamanla yer çekimi, yaşlanma, sık kilo alıp verme, doğum, emzirme, yanlış sütyen kullanımı gibi nedenlerle eski diri ve dik görünümlerini yitirebilir, içi boşalarak ya da derisi aşırı derecede bollaşarak, sarkmaya neden olabilir.
Gevşek, sarkık ve sönük göğüsler, kadının güzelliğine gölge düşürür, bu durum bir komplekse dönüşerek kişilik meselesi haline de gelebilir. Göğüsleri daha dik ve dolgun gösteren tipte sütyenler de vardır. Bu tip sütyenleri kullanarak ya da uygun kıyafetler ile içerideki problem dışarıya yansıtılmayabilir. Ancak bu mevcut problemi çözmez, sadece maskelemeye yarar. Oysa açık bir gece elbisesi ya da bikini giyilmesi gerektiğinde ya da yatak odasında göğüsleri maskelemek de mümkün olmaz.
Hamilelik kadın hayatının doğasında yer alan ve insan neslinin devamlılığı açısından kaçınılmaz bir olaydır. Hamileliğin ilk aylarında hormonal değişikliklerle göğüsler büyür ve süt üretimi için bir hazırlık başlar. Doğumun ardından emzirme dönemi boyunca süt üretimi ile memeler sürekli dolup boşalır. Emzirme sona erdiğinde ise içi boşalan sönük bir balona benzer. Memeyi saran deri küçülmeye uyum gösteremez, deri bol kalınca meme yer çekiminin etkisine yenik düşerek sarkmaya başlar.
Zaman zaman hamileliğe bağlı olmaksızın aşırı kilo alıp vermeler de göğüslerin sarkmasına neden olur. Çoğu kadının kaderinde var olan bu durum, sonuçta estetik açıdan kadınların huzursuz olmasına neden olarak, çözüm arayışlarına iter. Estetik göğüs dikleştirme ya da toparlama ameliyatı ile, dikliğini ve diriliğini yitirmiş memelere daha genç ve diri bir görünüm kazandırmak mümkündür. Eski durumunuza kıyasla büyük ölçüde değişiklik oluşturabilecek nitelikteki bu girişimler, sadece göğüslerin görünümünü düzeltmekle kalmaz, psikolojik durumunuzu da etkileyerek hem kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlar, hem de kendinize olan güveninizi arttırır.
Estetik boyun germe operasyonları tek başına olduğu gibi estetik yanak germe operasyonu ile birlikte de uygulanır. Estetik yanak germe ameliyatında yapılan ameliyat kesisi kulak arkasından saçlı deriye doğru uzatılır. Boyun cildi ve kasları ayrılarak yukarıya doğru gerdirilir. Fazlalık deri kesilerek çıkarılır ve tekrar yerine dikilir. Boyundaki kırışıklıklar ve sarkma giderilir, çene açısı belirginleştirilir, gergin ve estetik bir boyun görünümü sağlanır. Ameliyat kesisi, kulak arkasında kaldığı için, dışarıdan bakıldığında görünür bir iz kalmaz. Çenenin alt kısmında yağlanma, boyun kaslarında gevşeme ve bunlara bağlı sarkma olduğunda gıdı bölgesini de ayrıca düzeltmek gerek. Buradaki yağlar ya liposuction ile emilerek çıkarılır, ya da çene ucunun hemen gerisinden 3 cm kesilerek gıdı gölgesine girilir ve yağlar kesilerek çıkarılır. Yağların çıkarılmasından sonra gevşemiş olan boyun kasları ortaya doğru yaklaştırılarak birbirine dikilir. Böylece kaslar sıkılaşmış olur ve yağlar da alındığı için sarkmadan eser kalmaz. Boyun ile çene estetik olarak birbirinden ayrı olarak görünür hale gelir.
Son zamanlarda estetik boyun germe ameliyatları için özel olarak tasarlanmış dokuları asıcı materyaller de kullanıma girmiştir. Bu malzemeler, ameliyat kesilerinin içinden sokularak yerleştirilir, üzerinde bulunan dikensi çıkıntılar sayesinde dokuları tutar, yukarıya doğru çekilerek sabitlendiğinde üzerinde taşıdığı boyun dokularını yukarıda asılı olarak tutarlar. Böylece sarkmalar da düzelmiş olur. Ancak bu yöntem gıdı altında yağ birikimi de olan hastalar için tek başına uygulandığında yeterli olmaz.
Estetik boyun germe operasyonları uygun donanıma sahip bir hastanede genel anestezi altında yapılır. Yapılan işlem yaklaşık 1,5-2 saat sürer. Boyun cildinin altında kan birikimini önlemek amacıyla dren yerleştirilir. Dren 1 gün kalır, 1 gün sonra dren çıkarılınca hasta hastaneden ayrılabilir. Ameliyatın ardından çene altından da girişim yapılmışsa çene altına bandaj uygulanır ve bu bandaj 1 hafta kalır. Ameliyat sonrası boyun bölgesinde gerginlik hissi, ağrı, morarma, ödem (şişlik), ve deri yüzeyinde uyuşukluk gibi durumlar olabilir. Ağrı rahatsız edecek derecede olmaz ve ağrı kesici ilaçlar ile kolaylıkla kontrol altına alınabilir. Şişlik (ödem) ilk 7-10 gün içinde hızlı bir şekilde azalır, geri kalan ve dikkat çekecek kadar belirgin olmayan hafif şişliğin kaybolması ve cildin yüz üzerine tam olarak oturması yaklaşık altı ay sürer. Şişliğin hızlı bir şekilde düzeldiği ilk haftalarda deri yüzeyindeki gerginlik hissi ve uyuşukluk da azalarak kaybolur. Uyuşukluğun kalıcı olması çok rastlanan bir durum değildir. Morarmaların kaybolması kişinin hassasiyetine göre değişmektedir. Bu süre bazen hassas bünyeli kişilerde 15 güne kadar sürebilir. Estetik boyun germe ameliyatından sonra ödem ve morluklardan kurtulduğunuzda boyun bölgenizde çarpıcı bir düzelme gözleyeceksiniz. Çene ile boynunuzun birbiriyle birleşmiş görünümü da ortadan kalkacaktır.
Ensenizin üst bölgesinde arka iki kulak arasından sık, sağlıklı ve dökülmeme özelliği olan saç köklerinden küçük cerrahi bir yöntemle, içinde canlı saç köklerinin bulunduğu bir doku parçası alınır.Bu doku parçasının içindeki saç kökleri mikroskop altında micro greftlere yani tekli, ikili saç köklerine ayrılır.Fut ve Fue Yöntemleriyle kişinin Tamamen açılmış yada seyrelmiş alanlarda cildin altına doğru micro kanallar açılarak içine saç kökleri bırakılır. Saç kökleri canlı olduğu için ekim yapılan yerde, ense üzerinde nasıl uzuyorsa, aynı şekilde uzar.
Bu konuda eğitim almış, Estetik ve plastik cerrahi uzmanı ve uzman ekip tarafından gerçekleştirilen işlem 4-5 saat sürmektedir. Lokal anestezi ile tamamen ağrısız ve acısız gerçekleştirilir. Herhangi bir yan etkisi yoktur. Sık ekim yapıldığı için genellikle açıklık alan 1 seansta kapatılır. Eğer açıklığınız çok fazla ise 2. seansa gerek duyulabilir.
Fut Saç Ekimi”>FUT YÖNTEMİ AVANTAJLARI Saç gruplarının kendi doğal yapısına zarar verilmez. Bu maksimum büyümenin sağlanması açısından oldukça önemlidir. Alıcı alanda açılacak kanalların da çok daha küçük olmasını sağlar. Bu da yapılacak ekimin doğala en yakın ve daha sık olmasını temin eder. Kanalların küçük açılması kan dolaşımını yani beslenmeyi bozmadığı için ekilen greftlerde maksimum büyüme sağlanır.
Daha sık ekim olanağı Maksimum büyüme Hızlı iyileşme Stereoskopik mikroskoplar altında yapılan Fut Saç Ekimi”>FUT tekniğinde, saçın dışındaki doku üniteye zarar verilmeden tıraşlanarak atılır. Böylece ekim için oldukça ince sadece saç içeren, dokusu zarar görmemiş greftler hazırlanabilir. Bu şekilde hazırlanan greftleri saçın doğal duruşunu taklit ederek istenilen şekilde yönlendirmek mümkündür.
Alıcı alanda açılacak kanalların büyük olması buradaki kan damarlarına zarar verilmesine neden olur. Bu durumda kan akımı bozulacağı için hem iyileşme yavaş olur hem da bazı greftlerin istenildiği gibi büyümediği görülür. Fut Saç Ekimi”>FUT tekniğinde kanalların küçük açılması dokudaki elastik kollagen liflerin korunmasını sağlar. Bu da ekim sonrası greftin kanala yerleşmesi ve daha hızlı bir oksijenasyon sağlanması açısından önemlidir. Hazırlanan greftin açılan kanaldan daha büyük olması durumunda greft sıkışır ve sonrasında saç kümeciklerinin cildin üzerinde kabartılar oluşturacak şekilde büyümesine neden olur. Fut Saç Ekimi”>FUT tekniğinde kanallar slit adını verdiğimiz MİCRO halinde açılır. Burada eski makrogreft tekniğinde olduğu gibi bir doku çıkarma söz konusu değildir. Slit tekniği ile mevcut saçların aralarına etraftaki saç köklerine hiç zarar vermeden girmek mümkündür. Böylece tam dökülmemiş saçlarda sıklaştırma yapmak da kolaylaşır. Tekli, ikili ve üçlü gurupların her biri için farklı kalınlıkta slit kullanılır. Fut Saç Ekimi”>FUT Yöntemi Dezavantajları Ağrısız bir teknik olmasına rağmen, cerrahi bir işlemdir, mutlaka dikiş atılması gerekir. Ense üstünde saçın altında kalan deride, sadece saç 0 numara kazıtılırsa görülebilecek, ince bir çizgi halinde iz kalabilir. Alıcı alanda açılacak kanalların büyük olması buradaki kan damarlarına zarar verilmesine neden olur. Bu durumda kan akımı bozulacağı için hem iyileşme yavaş olur hem da bazı greftlerin istenildiği gibi büyümediği görülür. Fut Saç Ekimi”>FUT tekniğinde kanalların küçük açılması dokudaki elastik kollagen liflerin korunmasını sağlar. Bu da ekim sonrası greftin kanala yerleşmesi ve daha hızlı bir oksijenasyon sağlanması açısından önemlidir. Hazırlanan greftin açılan kanaldan daha büyük olması durumunda greft sıkışır ve sonrasında saç kümeciklerinin cildin üzerinde kabartılar oluşturacak şekilde büyümesine neden olur. Fut Saç Ekimi”>FUT tekniğinde kanallar slit adını verdiğimiz MİCRO halinde açılır. Burada eski makrogreft tekniğinde olduğu gibi bir doku çıkarma söz konusu değildir. Slit tekniği ile mevcut saçların aralarına etraftaki saç köklerine hiç zarar vermeden girmek mümkündür. Böylece tam dökülmemiş saçlarda sıklaştırma yapmak da kolaylaşır. Tekli, ikili ve üçlü gurupların her biri için farklı kalınlıkta slit kullanılır. Fut Saç Ekimi”>FUT Yöntemi Dezavantajları Ağrısız bir teknik olmasına rağmen, cerrahi bir işlemdir, mutlaka dikiş atılması gerekir. Ense üstünde saçın altında kalan deride, sadece saç 0 numara kazıtılırsa görülebilecek, ince bir çizgi halinde iz kalabilir.
Normal olarak dudakların yerleşimi burun ve çeneye göre belirlenir. Dişler gibi dudaklar da kişinin görünümünde önemli rol oynarlar. Dudakların yerleşiminden başka dudakların genişliği.Ayrıca alt dudak üst dudaktan hafifçe daha dolgun olmalıdır. Dişler kapalı iken dudaklar arasındaki açıklık 3 mm’ yi geçmemelidir. Gülme esnasında diş etleri ve üst kesici dişlerin 2/3 ünden daha fazlası görünmemelidir. Dudak büyütme için kullanılacak ideal materyal vücut tarafından reaksiyon gösterilmeyen, uzun süreli yumuşak kalabilen, hacmini koruyabilendir.
Maalesef bu özelliklere sahip ideal bir materyal yoktur. Doldurma maddesi olarak vücudun diğer yerlerinden (göbek, basen gibi) alınan yağ kullanılabilmekte ancak bu yağ dokusu 1-3 ay içerisinde % 70-80 oranında hacmini kaybetmekte yani vücut tarafından eritilmektedir. İyi bir sonuç alabilmek için gerekenden daha fazla yağ enjeksiyonu yapılmaktadır. Yağ yerine kolajen kullanıldığında hacmini 6-12 ay kadar korumaktadır. Ancak allerji testi yapıldıktan sonra dudak hatlarını belirginleştirmek için kullanılabilir. Dudak büyütmede silikon enjeksiyonu ise Amerika Birleşik Devletlerinde yasaktır ve tercih edilen bir yöntem değildir. Silikona bağlı geç dönemde komplikasyonlar ortaya çıkmaktadır.Diğer bir dudak büyütme yöntemi yağ dokusu yerine deri-yağ dokusu doldurulmasıdır. Doldurmada kullanılacak deri vücudun değişik yerlerinden alınabilmektedir. Bu dokunun ancak % 20’ si vücut tarafından emilirken % 80’i canlı kalmaktadır. Doku kasık bölgesi, popo ile uyluk birleşim yerindeki kıvrım bölgesinden alınabilmektedir. En fazla tercih edilen yöntemdir
Son yıllarda ameliyat dışı yöntemlerle dudak büyütme işlemleri yaygınlaşmıştır. Bunun için derinin normal yapısında bulunan hyaluronic asid kullanılmaktadır. Hyaluronic asid laboratuvar ortamında hazırlanmakta ve kullanıma hazır hale getirilmektedir. Hyaluronik asidin dudak büyütmedeki kalıcılığı 8-12 ay gibi kişiye göre değişen sürelerde olmaktadır. Ayrıca kullanılan ürün ile de ilişkilidir. Hyaluuronic asid dünyada az sayıda firma tarafından üretilmektedir. Komplikasyonlar Enfeksiyon nadiren görülebilir Uzun dönemde hacim kaybı olabilir. Uzun dönemde deri alınan yerlerde kişiye bağlı olarak izler belirginleşebilir. Dudakların ince olmasından başka dudakta görülen diğer deformiteler üst dudağın çift görünümde olması (double lip) yada üst dudağın normalden uzun olması ki bu daha çok ileri yaşlarda ortaya çıkar yada büyük olması şeklinde görülebilir. Bu tip deformiteler de uygun tekniklerle düzeltilebilmektedir. Dudak büyütme işlemi Yüz sinirlerinin felcinde Sıklıkla tekrarlayan herpes simpleks (uçuk, aft) enfeksiyonu olanlarda Şeker hastalığı olanlarda Aşırı tansiyon yüksekliği olanlarda düşünülmemelidir. Dudak büyütmede kişinin kendi dokusu dışında sentetik dokularda kullanılabilmektedir. Sentetik olan ve enjekte edilebilen maddeler hızlı bir şekilde uygulanabilmektedirler.
Dudak kaldırma Yaşlanmayla birlikte dudakta değişiklikler olmaktadır. Üst dudak uzamakta ve sarkmakta, kırmızı bölgesi incelmekte, ağız köşelerinde düşme olmakta, dudak hatları belirginliğini kaybetmektedir ve dikey yönde kırışıklıklar ortaya çıkmaktadır. Alt dudakta da benzer değişiklikler olmakta fakat daha az oranda görülmektedir. Dudak kaldırma işlemi uzamış ve sarkmış dudağın eski şekline getirilerek kısaltılması işlemidir. Bu şekilde daha genç ve canlı bir görünüm elde edilmiş olacaktır. Burun ile dudak birleşim yerinde belli belirsiz bir iz kalabilir. Lokal anestezi ile dudağa yapılacak diğer işlemlerle birlikte yapılabilir.
Göğüs büyütme estetiği operasyonlarında silikon meme protezleri kullanılmaktadır. Bunların içi jöle kıvamında silikon olanları ve içi tuzlu su ile doldurulabilen tipleri mevcuttur. Her iki tip protezin de dış kabukları aynı silikon materyalden oluşmaktadır. Ayrıca protezlerin round (yuvarlak) ve naturel (gözyaşı damlası şeklinde) tipleri de mevcuttur. Son yıllarda jel protezlerin “Cohesive” jel tipleri üretilmiş ve kullanılmaktadır. Bu protezlerde dış kabuk yırtılsa bile jel silikon dağılmamakta ve şeklini muhafaza etmektedir. Göğüs Büyütme Estetiği göğüs büyütme estetiği operasyonlarında meme protezleri 3 farklı giriş yerinden yerleştirilebilir. Meme altı kıvrımlarından yapılan 4-5 cm’lik kesi ile, meme ucundan yapılan kesi ile ya da koltuk altından yapılan kesi ile protez yerleştirilebilir.
Yapılacak kesinin yeri cerrahın tercihine, hastanın isteklerine ve kullanılacak protezin tipine bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Silikon meme protezleri yapılan kesi yoluyla meme dokusunun altına ya da meme altında bulunan göğüs duvarı kasının (pektoralis majör) altında hazırlanan bir boşluğa yerleştirilebilir.
Kas altına yerleştirme ameliyat sonrası dönemde bir miktar ağrılı olmakla birlikte ameliyat sonrası oluşabilecek problemlerin daha az olması ve daha naturel sonuçlar elde edilmesi bakımından daha avantajlı olduğundan biz hastalarımızın çoğunda bu yöntemi tercih etmekteyiz.Kişiden kişiye değişebilmekle birlikte sarkması olmayan küçük memeli kişilerde protez olarak tercihimiz ise genellikle içi jel silikon doku gözyaşı damlası şekline (naturel tip) protezler olmaktadır.
İçi jel doku protezlerde uzun dönemde memenin yumuşaklığının su dolu protezlere göre naturel olduğu görüşündeyiz. göğüs protezinin büyüklüğüne, dolayısıyla oluşacak göğüslerin büyüklüğüne karar verirken hastanın istekleri de göz önüne alınmakla birlikte göğüs duvarının yapısı ve genişliği en önemli belirleyici faktörlerdir. Bunun için göğüs duvarında memelerin olması gereken bölgenin çapı ölçülerek, bu çapa uygun protezler seçilmelidir.
Bu çaptan daha büyük çaplı protezler üstte ve yanlarda taşmalara neden olacak ve tabii bir sonuç elde edilemeyecektir. Unutulmamalıdır ki en güzel sonuçlar ameliyat olduğu belli olmayan tabii sonuçlardır.
Göğüs büyütme ameliyatları ortalama 1.5-2 saat sürer. Ameliyat genel anestezi altında yapılmakta ve birkaç saat sonra ya da ertesi gün hasta taburcu edilebilmektedir. Ameliyat sonrası kol hareketleri ile ortaya çıkan ağrı için ağrı kesici ve kas gevşetici ilaçlar kullanılmaktadır. Hastalar genellikle birkaç gün içinde işlerine dönebilmekle birlikte 3 hafta süreyle ağır şeyler kaldırmaması ve kollarını yukarıya kaldırmaması önerilmektedir. Yüzme , tenis gibi sporlara ise altıncı haftadan itibaren başlanabilir. Ameliyat sonrası memelerde oluşan sertlikler birkaç hafta içerisinde kaybolur ve göğüsler tabii yumuşak kıvamına ulaşır.
Göğüs prozetleri çok uzun yıllar kullanılabilir. Herhangi bir problem oluşmadıkça değiştirilmeleri gerekmemektedir.
Eğer memenizi küçültmek istiyorsanız. Büyük ve sarkan göğüslere sahip kadınlar, memenin aşırı ağırlığı nedeniyle sırt, boyun ağrıları ve deri tahrişinden solunum problemlerine kadar değişiklik gösteren tıbbi sorunlara maruz kalırlar. Sütyen askıları omuzlarda derin izlere yol açabilir. Çok büyük memeler, kadının veya genç kızın kendini aşırı utangaç ve çekingen hissetmesine yol açabilir.Göğüs Küçültme Estetiği Tıbbi olarak ‘Reduction Mammoplasty’ olarak adlandırılan meme küçültme ameliyatı bu durumdaki kadınlar için tasarlanmıştır. Bu prosedürde yağ, meme dokusu ve deri çıkarılır; memeler daha küçük, daha hafif ve daha sıkı hale gelir.
Aynı işlem sırasında ‘areola’ denen meme başı etrafındaki koyu renkli deri halkasının çapı da küçültülebilir. Amaç kadına daha küçük, daha güzel şekle sahip ve vücuduyla orantılı memeler kazandırmaktır. Eğer memelerinizi küçültmek istiyorsanız, bu site size ameliyatın faydalı olduğu durumlar, gerçekleştirilme biçimi ve ameliyatın beklenen sonuçları gibi ameliyatla ilgili temel noktalarda aydınlatacaktır. Ama tüm sorularınıza yanıt bulamayabilirsiniz, çünkü bunların çoğu sizin bireysel ortamınıza ve özelliklerinize bağlı olarak değişir. İşlem konusunda anlamadığınız bir nokta olursa, lütfen doktorunuza sormaktan çekinmeyiniz. Meme küçültme ameliyatı, kozmetik bir iyileştirmeden öte fiziksel bir rahatlama amaçlanarak yapılır. Ameliyat için başvuran adayların çoğunun çok büyük, sarkan memeleriyle sorunları vardır; aktiviteleri kısıtlanmıştır ve fiziksel rahatsızlıkları oluşmuştur. Olguların çoğunda meme küçültme ameliyatı, meme gelişimini tamamlamadan yapılmaz, ancak eğer memelerin büyüklüğü ciddi fiziksel rahatsızlık oluşturduysa daha erken yaşlarda da yapılabilir. Bu ameliyat için en uygun adaylar işlemi tamamıyla anlayacak olgunluğa-yetişkinliğe ulaşmış ve gerçekçi beklentileri olan kişilerdir. Meme küçültme ameliyatı daha sonra memesinden süt emzirmeyi planlayan kadınlar için önerilmez.
CERRAHİ İŞLEMLERİN HEPSİ BİRAZ BELİRSİZLİK VE RİSK TAŞIR: Meme küçültme ameliyatı basit bir işlem değildir, ama yetkin bir plastik cerrah tarafından gerçekleştirilirse güvenli bir ameliyattır. Her cerrahi işlemde kanama, enfeksiyon, anestezi reaksiyonu gibi komplikasyonların gelişme riski mevcuttur. Bazı hastaların ameliyattan sonra meme başı etrafında küçük yaralar oluşabilir; bunlar antibiyotikli kremlerle tedavi edilir. Cerrahınızın önerilerine hem ameliyat öncesi hem de ameliyat sonrası dönemde çok sıkı uyarak bu riskleri azaltabilirsiniz. Ameliyat farkedilebilir, kalıcı ’skar’ ( = izler ) bırakır; ama bu izler sütyen veya bikininizle örtülebilecek bölgededir. (Kötü iyileşme ve geniş skarlar sigara içenlerde daha sık olur.) Ameliyat sonunda meme ve meme başının pozisyonu tamamen simetrik olmayabilir.
Ameliyatta meme başına giden süt kanallarının çoğu alındığı için daha sonra süt emzirmek mümkün olmayabilir. Bazı hastalar meme başı ve memenin dokunma duyusu sorununu yaşayabilir. Çok seyrek olarak meme başı ve areolanın beslenmesi bozularak kaybı söz konusu olabilir. (Meme başı ve areola vücudun diğer bölgelerinden alınan deri ‘greftleri’ ( = yamaları ) ile tekrar oluşturulabilir.)
Estetik Haber
Estetik sağlık ve bayanlar hakkında bilgiler
Katogoriler
- Beslenme ve Diyet
- Burun Estetik Operasyonları
- Cilt Bakımı ve Güzellik Uygulamaları
- Diş Estetiği
- Estetik Ameliyatlar
- Estetik Cerrahi Merkezleri
- Estetik Doktorları
- Estetik Haberleri
- Estetik Operasyonlar
- Estetik Plastik Cerrahi
- Estetik Site Haberleri
- Göğüs Estetik Operasyonları
- Kategorilenmemiş
- Medikal Estetik
- Rekonstrüktif Cerrahi
- Saç Ekimi
- Sağlık Haberleri
Yönetim
Yorumlar
| M | T | W | T | F | S | S |
|---|---|---|---|---|---|---|
| « Nov | ||||||
| 1 | 2 | 3 | 4 | |||
| 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 |
| 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 |
| 19 | 20 | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 |
| 26 | 27 | 28 | 29 | 30 | 31 | |