Estetik Haber

  • Ana Sayfa
rss feed

Arşiv

  • Kasım 2008 (15)
  • Ekim 2008 (1)
  • Eylül 2008 (86)
  • Temmuz 2008 (37)
  • Haziran 2008 (26)
  • Ocak 2008 (55)

Konular

  • Burun Estetiği Ameliyatı
  • YAĞ ENJEKSİYONU - DOLGU
  • BOTOKS
  • DÜŞÜNCE TERAPİSİ & BİOENERJİ
  • G NOKTASI BÜYÜTME
  • DIŞ DUDAK ESTETİĞİ - VULVA ESTETİĞİ - VULVOPLASTİ
  • İÇ DUDAK ESTETİĞİ - KÜÇÜK DUDAK ESTETİĞİ - LABİOPLASTİ
  • BACAK GERME ESTETİĞİ
  • JİNEKOMASTİ
  • GÖĞÜS KÜÇÜLTME AMELİYATLARI

Dostlar

  • Estetik
  • burun estetiği
  • burun estetiği
  • Burun estetiği
  • göğüs estetiği
  • meme dikleştirme
  • jinekomasti
  • kepçe kulak
  • karın germe
  • göz kapağı estetiği
  • yüz estetiği
  • yağ aldırma
  • migren
  • kaş kaldırma
  • plastik cerrah
  • jinekomasti

Diğer Projelerimiz

  • estetik uzmanlar
  • estetik haber
  • yaşam sağlık
  • estetik sağlık
  • bayan
  • zıpla
  • evkur
  • dekorasyon
  • Estetik uzmanı
  • plastik cerrahi
10
Kas

Burun Estetiği Ameliyatı

Posted by: admin
in Estetik Operasyonlar, Estetik Ameliyatlar, Estetik Plastik Cerrahi, Burun Estetik Operasyonları

Burun, yüz görünümünü etkileyen estetik ve fonksiyonel bir organdır. Burnu şekillendirmek üzere yapılan cerrahi girişimlere rinoplasti denir. Rinoplasti ameliyatları, estetik amaçlı yapılan tüm ameliyatların yaklaşık yarısını oluşturur. Rinoplasti ameliyatı ile burun ucu ve burun sırtı şekillendirilebilir, burnun büyüklüğü arttırılıp, azaltılabilir, burnun dudakla ve alınla oluşturduğu açılar değiştirilebilir, burun delikleri küçültülebilir. Burundan nefes alma zorluğu olduğu durumlarda, burun tıkanıklığı problemlerini çözmeye yönelik işlemler ile birlikte yapılması da mümkündür. Burun estetiği ameliyatı sırasında, gelişimsel ya da çarpma sonucu oluşan deviasyon adı verilen iç kemik ve kıkırdak yapıdaki eğrilikler, burun tıkanıklıkları da giderilebilir.

Modern rinoplastide estetik ve fonksiyon birbirinden ayrılmaz bir bütün olduğu için başarılı bir burun ameliyatında yüz ile uyumlu doğal bir burun görüntüsü sağlaması ve nefes almayı daha da rahatlatması hedeflenmelidir. Burun, estetik olarak en önemli organlardan birisi olmakla birlikte birçok fonksiyonel görevi de vardır. Solunum sisteminin başlangıç noktası olup, koku almaya yarar. Sesin kişiye özel olmasını sağlar. İnsan vücudunun ve organizmanın dış dünyaya açılan kapılarından birisidir. Tüm bu fonksiyonlar ve estetik görüntü karşılıklı birbirleriyle etkileşim halinde bulunur. Bu nedenle burun, içi ve dışıyla bir bütün olarak ele alınmalıdır.

Yurdumuzda en sık yapılan estetik ameliyatlar burun ameliyatlarıdır. Rinoplasti ameliyatları plastik cerrahinin en zor ameliyatlarından birisidir. Rinoplastinin zorluğu kıkırdak ve kemiklerin iyileşmelerinin farklı mekanizmalarla olmasından, birbirinden bağımsız hareket eden farklı iki yapıya ait iyileşme sürecinin birbirinden bağımsız şekilde seyretmesinden ve kıkırdakların mevcut şekillerini muhafaza etmeye yönelik kıkırdak hafızasının olmasından kaynaklanmaktadır. Bu faktörlerin hiçbirinin kontrolü cerrahın elinde olmadığı için bilinmezlikleri de son derece fazladır. Bu nedenle, sonrasında en sık revizyon, yani ikinci bir rötuş niteliğinde düzeltme ameliyatı yapılan estetik ameliyat burun ameliyatıdır. Yapılan istatistiki çalışmalar sonucu dünya standartlarında her on hastadan birine revizyon yapılması normal olarak kabul edilmektedir. Diğer taraftan bu ameliyat iyi yapıldığında da çok iyi sonuçlar vermektedir.

Başarılı sonuçlar çarpıcı bir etkiyle yüz güldürürken kötülerini düzeltmek de oldukça zordur. Yakın zamanda kat edilen büyük yol ile birlikte teknolojik olarak burun estetiği işlemini daha ince ve zarif cerrahiye dönüştüren değişik yöntemlerin geliştirilmesi burun estetiği ameliyatlarının başarı seviyesi oldukça yükseldi. Bugün artık on yıl önce yapılan burun ameliyatlarına tarihe karışmış yöntemler gözüyle bakılmaktadır. Yurdumuzda, burun ameliyatlarının, bilerek ve hakkını vererek yapıldığında, dünyadaki en üst standartlara yakın bir seviyede olduğu bir gerçektir.

no comment
10
Kas

BOTOKS

Posted by: admin
in Estetik Haberleri, Estetik Operasyonlar, Estetik Ameliyatlar, Estetik Doktorları, Medikal Estetik

Botoks, Latince adı Clostridium botulinum olan bakterinin salgıladığı toksindir. Birçok kişinin sağdan soldan duyduğu gibi yılan zehiri değildir. Botoks, sinir uçlarında iletişimi sağlayan moleküllerin salgılanmasını durdurarak, sinirlerin, hedef aldığı organlar ile arasındaki iletişimi keser. Sinirlerden gelen iletişiminin kopması, sinirin geldiği organın fonksiyonlarının azalmasını ya da tamamen durmasını sağlar. Tıpta birçok alanda, botoks’tan, bu etki mekanizması sayesinde yararlanılmaktadır. Estetik cerrahide ise çoğu zaman mimik kaslarının hareketlerine bağlı olarak belirginleşen dinamik yüz çizgilerini belirginliğini yok etmek için uygulanır. Diğer bir kullanım alanı ise aşırı terlemeyi azaltmaktır.

Yüzdeki mimik kaslarının yıllarca hareket etmesi, üzerindeki deride de katlanma çizgilerini yerleşik hale getirir. Yüzdeki dinamik çizgiler bu mekanizmayla belirginleşir. Alındaki yatay çizgiler, kaşlar arasındaki dikey çizgiler, göz kenarlarındaki radial çizgiler ve ağız çevresindeki dikey çizgiler dinamik çizgilerdir.

Yüzün üst kısmındaki alın bölgesindeki dinamik çizgiler yaşlı, yıpranmış bir görünüm, iki kaş arasındaki çizgiler ise çatık kaşlı, kızgın bir bakış ifadesi verir. Yüzdeki mimik kaslarının hareketleri botoks uygulandığında zayıflar. Kaslarda tembellik oluşturulur. Bu kasların hareketlerindeki zayıflamadan dolayı üzerindeki derideki kas hareketleri ile ortaya çıkan çizgilenmeleri de azaltır. Sonuç olarak kızgın, yaşlı, bezgin gibi görünen yüz ifadesi de giderilerek daha genç, daha canlı bir ifade kazandırılır.

Botoks, ter bezlerine de uygulanarak, botoks ile terleme tedavisi de yapılabilir. Bu şekilde ter bezleri ile onları çalıştıran sinir uçları arasındaki iletişim kesilir. Böylece ter bezlerinin daha az çalışması sağlanır. Avuç içleri ve koltuk altı vücudun en çok terleyen bölgeleridir. Aşırı terlemeden dolayı şikayeti olan ve bu durumu sosyal ve psikolojik bir problem haline getiren kişilerde bu uygulama ile oldukça başarılı sonuçlar alınmaktadır. Ter kokusu şikayetini ortadan kaldırmaktadır.

Yüzdeki kırışıklıkların düzeltilmesi için botoks uygulanan migren hastalarında botoks uygulamasının ardından migren ağrılarının kesildiği farkedilmiştir. Migrende ağrıya sebep olan kas gerginliği ortadan kaldırılırdığında, yani kaslar botoks ile gevşetildiğinde, migren ağrıları da engellenmiş oluyor. Migren tedavisinde birçok ağrı dindirici ilaç kullanılır. Ancak botoksun en büyük avantajı, botoks ağrıyı dindirmez, ağrının oluşmasını engeller. Migren hastalarının % 80-90’ı botokstan yarar görür. Botoksun migren tedavisindeki etkisi yaklaşık 4 ay sürer. Yani bir botoks uygulamasından sonra 7-10 gün içinde etkisi başlar ve 4 ay boyunca ağrısız bir dönem yaşatır.

Botoks uygulaması, bir ilaç injeksiyonudur. Ağrılı bir işlem değildir, injeksiyon anında iğne batmasına bağlı olarak hafif bir acı hissedilebilir. Mimik kaslarının tembelleşmesi isteniyorsa bu kaslarının içine, terlemenin azalması isteniyorsa hemen deri altına injeksiyon yapılır. Botoksun etkisi uygulamanın ardından birkaç gün içinde hissedilmeye başlar, 1 hafta sonra yeterli seviyeye gelir, etki her geçen gün giderek artar ve 1 ay sonunda en yüksek düzeye ulaşır. 4 ay kadar bu seviyede kalır ve yavaş yavaş azalmaya başlar, 5-6 ay sonra etkisi kaybolur. Botoksun etkisi geçince tekrar uygulanabilir.

Botoksun sağlık açısından bir yan etkisi yoktur. Uygulama anında hafif bir şişlik, belki anlık morarma olabilir. Gebelik ve emzirme dönemlerinde botoks uygulamaları konusunda kesin bilgiler yoktur. Bu yüzden gebelik ve emzirme döneminde botoks yapılmaması daha uygun olacaktır.

no comment
10
Kas

DÜŞÜNCE TERAPİSİ & BİOENERJİ

Posted by: admin
in Sağlık Haberleri, Estetik Haberleri, Estetik Operasyonlar, Estetik Site Haberleri, Estetik Plastik Cerrahi, Rekonstrüktif Cerrahi

Dünyada birçok insan topluluğu vardır.
Her toplumun yaşam şekli değişiktir.
Toplumların beyin, düşünce, fikir oluşumları değişiktir. Renkleri değişiktir. İklimlere, bölgelere göre insanlar renklenmiştir.
Ama insan oluşumunun birbirinden farkı yoktur. Aynı şekilde doğarlar, çoğalırlar yerler, büyürler, çiftleşirler.
İnsan bebeklik ve çocukluk dönemini geçirdikten sonra hayatın gerçeklerini ve kendi yaşamının geleceğini düşünmeye başlar.
İnsan kendi geleceğini, gelecek yaşamında neler yapmak istediğini beyninde, düşüncesinde, bilinç altında olgunlaştırmaya çalışır.
Bilinç altına yerleştirilen arzulu fikirler, heyecanlı beklentiler, olumlu veya olumsuz düşünceler bilinç altına yerleşerek insanın yaşamına, kaderine zamanla yön verir.
Güzel düşün, güzel yaşa.
İnsan düşünerek yaşamına yön verebilir.
İnsanın kaderi, gelecekteki yaşam biçimi bu dialog vasıtası ile olgunlaşmaktadır.
İnsan vücudunu, sistemini, metobolizmayı organize etmek ve sistemi, en iyi şekilde bağlantılarını kurarak çalışmasını sağlamaktır.
İnsanın yaşam şekli düşünce ile gelişmektedir.
İnsan ne düşünürse beyinde, bilinçaltında ne olgunlaşırsa, belli zaman süreci içerisinde o istekler gerçekleşir.
Bilinç altına yerleşen fikirler iyi, güzel olumlu olabileceği gibi insan yaşamını istemeyerek olumsuz yönde etkileyecek fikirler de olabilir.
Bilinçaltı düşünceleri zamanla olgunlaşarak, olumlu veya olumsuz yaşam gerçekleri olarak insanın karşısına çıkar ve olaylar, hisler gerçekleşir. Bu gelişen olaylardan insanlar mutlu veya mutsuz olabilirler.
Bilinç altında iyi güzel şeyler geliştiren insanlar mutlu olurlar.
Bilinç altında olumsuzluklar, karamsarlıklar, kötümserlikler geliştiren insanlar mutsuz ve huzursuz olurlar.
İnsan bilinç altında hem olumlu fikirleri hem de olumsuz fikirleri saklıyabilir.
Gerçekleşen bilinçaltı olguları neticesinde; insanlar gelişen olaylarda kendilerinin başarısı veya başarısızlığı düşüncesine kapılırlar.
İnsan hastalık korkusunu bilinçaltına yerleştirmişse, ben hasta olacağım fikrini devamlı beyninden geçiriyorsa, ya hasta olursam fikri bilinçaltına yerleşmişse, zamanla o insan o hastalığa yakalanacaktır.
Ben hasta değilim, hasta olmam metobolizmama iyi bakıyorum, hasta olmayacağım fikrini beyninde olgunlaştırırsan hasta olma ihtimalin azalır.
Yeni bir işe başlarken veya başarılması lazım gelen bir iş başarılmak isteniyorsa; beyinde, düşüncede ya başarabilirmiyim, ya başaramazsam fikirlerini geçirmemek lazımdır.
Çünkü bilinçaltına o korku girecek olumlu işler belkide olumsuz olacaktır.
Bu yüzden herhangi bir şeyi yaparken ben bu işi en güzel şekilde yaparım, ben başarırım düşüncesini isteyerek bilinçalatına yerleştirirsen o işi muhakkak yapabilirsin ve başarabilirsin.
Bilinçaltımızda devamlı olumlu fikirler yerleştirmeye bakalım.
Olumsuz fikirler bir kere bilinç altına yerleştikten sonra o fikri söküp atmak çok zordur.
Devamlı yaşamın iyi ve güzel şeylerinin bilinçaltında olgunlaşmalarını içtenlikle isteyelim.
Zayıflama-Şişmanlama olguları da bilinçaltı düşüncleri neticesinde gerçekleşir.
Ben zayıflıyacam, ben zayıflayabilirim düşüncelerini bilinçaltında olgunlaştırırsanız muhakkak zayıflarsınız.
Ben zayıflayamam, yemesem bile “şişmanlıyorum, zayıflayamıyorum” fikrini bilinçaltında olgunlaştırırsanız zayıflayamazsınız.
Sigara içmek ve sigarayı bırakmak ta bilinçaltı düşünceleri ile bağlantılıdır.
Bilinçaltındaki düşünceni içtenlikle ve samimi olarak sigara içmemek için geliştirirsen sen de sigarayı bırakabilirsin.
Sigarayı bırakmak istiyorum , fakat çok denedim ben sigarayı bırakamam düşüncesini bilinçaltında geliştirirseniz sigarayı hiçbir zaman bırakamazsınız.
Açlık tokluk olgusunun zamanlaması da bilinçaltı sayesinde olgunlaşmaktadır.
Açlık olgusunun bilinçaltında olgunlaşması ile mekanizmamızın ihtiyacı olan
yemek aklımıza gelerek yemek ihtiyacı hissederiz.
Acıktım fikrini aklımıza getirdiğimiz zaman hemen acıkırız.
Ben daha acıkmadım diyerek düşünce olgunlaştırırsak yemek yeme zamanını uzatabiliriz. Hiç de açlık hissetmeyiz.
Yemek bir ihtiyaçtır. Mekanizmanın düzgün çalışması için her türlü gıda alınmalıdır.
Az yemek, çok yemek de bilinçaltı düşüncesi ile ilgilidir.
Yemekte, doyumda en önemli faktör beynin, yemek düşüncesinin , gözün doymasıdır.
Çok yemek marifet değildir aç yemek marifettir.
Bu fikri bilinçaltında geliştirerek az yemek yemeğe çalışmalıyız.
Yemek yeme saatleri de bilinçaltı düşünceleri tarafından zamanları ayarlanmaktadır. Öğle yemeğini saat l2’de yemek istiyorum düşüncesini bilinçaltında olgunlaştırın, saat tam l2’de acıkacaksınız ve yemek yeme ihtiyacı hissedeceksiniz.
Yatma, kalkma zamanları da bilinçaltı düşüncesi tarafından olgunlaşarak insanların yaşamlarına yön vermektedir.
Gece 23:00’da yatarım diyerek her gün 23:00’da yatmak isterseniz ve yatarsanız, o günlerden sonra saat tam 23:00’da uykumuz gelecek, yatma ihtiyacı duyacağız. Sabah saat 07:00’de uyanmam lazım diyerek düşüncemizi o yönde geliştirirsek, hergün saat 07:00’de kalkmak için zil kurarsanız ve kalkarsanız bilinçaltınız sizi hergün saat 07:00’de uyandıracaktır.
Gün boyu zaman ayarlamaları bilinçaltı, içgüdüsel ve düşünce gücü ile isteğimize uygun olarak kendi kendine ayarlanarak, zaman dilimlerinin kullanılma hissi içgüdü vasıtası ile beyne iletilir ve kullanılır.
Bilinçaltı yönlendirmeleri ile ilgili hepimizin başından birçok olaylar geçmiştir.
Yaşamımızda daha önce başımızdan geçipte bir daha olmasını istemediğimiz olayları unuttuğumuz için hiç düşünmeyiz.
Ama uzun bir aradan sonra ansızın o olay aklımıza gelir. Fakat o olayı düşünmek istemeyiz. Birdaha tekrarlanacağından çekiniriz. Aklımızdan çıkmasını isteriz. Fakat o olay aklımızdan çıkmaz. Bilinçalatımıza yerleşmiştir.
Bir müddet sonra o istemediğimiz olay karşımıza gelir ve tekrar gerçekleşir. Çünkü bilinçaltından o olayı atamamışızdır.
Bilinç altında birikimler kaldığı müddetçe aynı olayların tekrarlanma ihtimili vardır.
Yeni düşüncelerle, bilinçalatından istemediğimiz olayları silelim.
Her toplum kendi yaşam tarzı içinde yaşamaktadır.
Bu yaşam tarzı da toplumların kendi isteklerine göre olmamaktadır.
Herkes kendi yaşam şeklinden hoşnut olmalıdır.
Her ırk ve bölgenin yaşam şekli, beslenme şekli farklıdır.
Bölgelerdeki gelişmişlik farklıdır.
Toplumlardaki insanlar bölgelere ve kültürlere göre değişik düşünce, fikir ve duygu ile yaşarlar.
Her toplum yaratıcıyı kendilerine göre aramıştır ve tanrıya yakarışta bulunmuşlardır.
İnsanlığın gelişmişlik sürecine baktığımızda toplumlar sığınıcı aramışlar, güneşe, aya, bazı hayvanlara, kendi yaptıkları putlara, kuşlara, ateşe inanarak yaşamlarının daha güvenli, huzurlu geçmesi için dua etmişlerdir.
Eski toplumlarda gelişme çok yavaş olduğundan, iletişim olanakları olmadığından, okuma yazma kültürü olmadığından, ulaşım imkanlarının olmayışından kendi kendilerine içgüdü sayesinde tanrıya ulaşma imkanları aramışlardır, O insanlar da anlamışlardırki bir yaratıcı olmadan hiç bir imkan sağlanamaz.
Bütün imkanların yaratıcı tarafından sunulduğunu ve yönetildiğini kabul etmişlerdir.
Toplumların gelişmesi ile güneşin, ayın, ateşin, putların yaratıcı olmadığı anlaşılmaya başlanmıştır.
Gözlerimizi kapatarak kendimizin nasıl varolduğunu, tabiatin, hayvanların, balıkların nasıl doğup büyüdüklerini nasıl yaşlanıp öldüklerini düşünelim.
Nekadar büyük bir gücün bizleri yönlendirdiğini iyiyi, kötüyü gösterdiğini düşünerek bizleri yaratana şükür ve dua edelim.
İnsan beyni geliştikçe yaşam daha iyiye gitmekte, daha rahat olmaktadır.
İnsanların kainatta rahat ve kolay yaşıyabilmeleri için ilk çağlardan itibaren icat denen oluşumlar insanların hizmetine sunulmuştur.
O dönemlerde insanlar doğa ile başbaşa, hiç bir alet ve yapacak hiçbir şeyin olmadığı, konuşma ve iletişimin olmadığı guruplar halinde yaşamışlardır.
Zamanla konuşma, barınma, içgüdüleri gelişerek yaşam şekillenmeye başlamış, ateş icat edilmiş, ateşin nasıl ve nerelerde kullanılacağı içgüdü vasıtaları ile oluşturulmuş, avlanma şekilleri ve imkanları bulunmuş, daha sayabileceğimiz birçok icat ve imkanlar sayesinde insanoğlu yaşamını geliştirerek bu günlere gelinmiş.

no comment
10
Kas

DIŞ DUDAK ESTETİĞİ - VULVA ESTETİĞİ - VULVOPLASTİ

Posted by: admin
in Estetik Haberleri, Estetik Operasyonlar, Estetik Ameliyatlar, Estetik Site Haberleri

Kadın dış genital organlarında doğuştan olan şekil bozuklukları ya da hayatın ileri yaşlarında ortaya çıkan fizyolojik değişiklikler, bir çok kadında rahatsızlığa, mutsuzluğa ve komplekse yol açmaktadır. Bu durum, cinsel hayatı bozmakta ya da kadının cinsel ilişkiye girmesine engel olmaktadır. Dış dudaklar ( labium majus ) ya da büyük dudaklar, kadın cinsel organının yani vulvanın dışarıdan bakıldığında görünen bölümünü oluşturmaktadır. Dış dudakların şekli, büyüklüğü ve dolgunluğu, vulva estetiğini etkileyen önemli faktörlerdir. Bazı genç kadınlarda bu dış anatomik yapıların bir kısmı hiç gelişmemiş, az gelişmiş, asimetrik olarak gelişmiş ya da fazla gelişmiş olarak bulunabilir.

Vulva yani dış dudakların estetik görünümü ile ilgili olarak en sık rastlanan problemler ya aşırı dolgun olması ya da yeterince dolgun olmamasıdır. Fazla dolgun olması doğuştan olan yapısal gelişimle ilgilidir. Dış dudakların dolgunluğuyla birlikte bazen genital bölgenin üzerindeki kasıklar arasında kalan üçgen şeklindeki pubis bölgesi de dolgun olabilir. Pubis bölgesinin dolgunluğu özellikle bikini giyildiğinde kendini gösteren, estetik olmayan kötü bir görünüm oluşturur. Büyük dudakların dolgunluğu, genital bölgenin aşırı terlemesine, terlemeye bağlı olarak kötü kokmasına, vagina salgılarının birikerek mantar infeksiyonlarına zemin hazırlaması gibi sağlık problemlerine neden olduğu gibi kadının erkek karşısında kendini kötü hissetmesi gibi psikolojik problemlere de neden olabilir. Diğer taraftan kadının kıyafet seçiminde de kısıtlama oluşturması, dilediği şekilde bikini, pantolon ya da iç çamaşırı giyememesi de ayrı bir sorun teşkil etmektedir. Dolgun olan büyük dudaklar, lokal anestezi altında uyuşturularak ya da gerekirse genel anestezi altında, içeride dolgunluğa neden olan yağ dokusu ya liposuction uygulanarak azaltılır ya da deride de fazlalıklar varsa fazlalık deri ile birlikte kesilerek küçültülebilir. Pubis bölgesinde de dolgunluk varsa bu bölgeye liposuction uygulanabilir. Cinsel organ estetiği, estetik dış dudak küçültme ameliyatları, bu tür şikayetleri hisseden ve ergenlik döneminin bitmesiyle genital organların şekillenme süreci tamamlanmış olan her kadında uygulanabilir. Estetik dış dudak küçültme operasyonu çocuk doğurmuş ya da doğurmamış, o güne kadar cinsel ilişkiye girmiş ya da girmemiş her kadına uygulanabilir. Kızlık zarı vaginanın girişinde olduğu, dış dudaklar vajinanın dışında kaldığı için bu işlem kızlık zarına zarar vermez. Estetik vulva ameliyatları, hamile kalmaya, hamileliğin sonunda normal doğum yapmaya, cinsel ilişkiye girmeye ve orgazma herhangi bir engel oluşturmaz. Büyük dudak estetiği ameliyatı yaklaşık 1 saat sürer. Ağrılı bir işlem değildir. Kişi aynı gün normal hayatını sürdürebilecek derecede iyileşebilir. Tek başına liposuction işlemi uygulanmışsa deri üzerinde 1-2 mm lik kesikler 1 hafta içinde kendi kendine iyileşir. Deri ile birlikte yağ dokusu küçültülmüş ise kendi kendine eriyen dikişler ile kapatılır ve ayrıca dikiş almaya gerek yoktur. Yara yaklaşık 7-10 gün içinde iyileşir. Genital bölgenin temiz tutulması dışında özel bir bakım gerektirmez. 2-3 haftalık iyileşme süresinin ardından cinsel hayata dönülebilir. Aktif cinsel hayatın başlamadığı dönem öncesi genç kızda yapılması son derece basit ve iyileşmesi zaman almayan dış genital organların ihtiyaca göre küçültülmesi, yeniden yapılandırılması cinsel hayat öncesi özgüven kazanılmasını sağlayarak vajinusmus gibi cinsel hayatında problem yaratabilecek kadının korkulu rüyalarını sona erdirir.

Dış dudakların dolgunluğunu yitirmesi ise yaşın ilerlemesi sonucu yağ dokusunun azalmasına bağlı olarak ortaya çıkar. Yağ dokusunun azalması dış dudaklara oldukça zayıf bir görünüm verir. Dış dudakların küçük ve zayıf olması bazen doğuştan olan yapısal gelişimle de ilgili olabilir. Vücudun diğer bölgelerinden alınan bir miktar yağ, dudaklar içine transfer edilerek dolgu işlemi uygulanabilir. Yağlar, vücutta yağ fazlalığı olan herhangi bir bölgeden yağ alma ( liposuction - yağ emme ) işlemi uygulanarak alınabilir. Dolgu için yeterli olacak miktarda alınan yağlar, dudaklar içine injeksiyon yöntemi uygulanarak doldurulur. İşlem ortalama 1 saat kadar sürer, lokal ya da genel anestezi altında yapılabilir. Ağrılı bir ameliyat değildir. Kişi aynı gün normal hayatını sürdürebilecek derecede iyileşebilir. Genital bölgenin temiz tutulması dışında özel bir bakım gerektirmez. 10-15 günlük iyileşme süresinin ardından cinsel hayata dönülebilir.

Genital organ estetiği ve estetik vulva operasyonları bu problemlerin ortadan kalkışı ile kişinin kendine özgüvenini yerine getirir, cinsel ilişkide konsantrasyonu bozulmaz ve sonuçta aldığı zevki ve tatmini arttırır. Bunların yanı sıra sıkı pantolon, bikini gibi dilediği kıyafetleri giyme özgürlüğünü vererek, havuz ya da denize girme gibi sosyal ortamlarda da ayrıca rahatlık sağlamaktadır.

no comment
10
Kas

İÇ DUDAK ESTETİĞİ - KÜÇÜK DUDAK ESTETİĞİ - LABİOPLASTİ

Posted by: admin
in Estetik Haberleri, Estetik Operasyonlar, Estetik Ameliyatlar

Genital estetik içinde en sık yapılan ameliyatlardan birisi küçük dudak adı verilen iç dudakların ( labia minör - labium minus ) küçültülmesi işlemidir. Bu işleme labioplasti adı da verilir. İç dudaklar, dış dudakların arasında yer alan ince deri kıvrımlarıdır. Klitorisin üst kısmından başlayarak, sağ ve sol taraflardan vajina girişinin arkasına kadar uzanır. Önden arkaya doğru giderek küçülür ve vajina arkasına doğru yaklaştıkça belirsizleşir. Ortalama 4-6 cm. uzunlukta ve 1-2 cm genişliktedir. Şekil ve büyüklükleri kişiden kişiye, ırka ve yaşa göre değişir. İç dudakların dış dudaklardan hafifçe taşması normal olarak kabul edilir.

Bazı kadınların cinsel organlarındaki iç dudakların sarkık, büyük ya da asimetrik olması vulva estetik görünümünü bozmaktadır. İç dudakların rengi de kenarlara doğru yaklaştıkça koyulaşmaktadır. Rengin koyulaşması, iç dudak büyüdükçe daha belirgin bir hal alır, bu da vulvada estetik olmayan bir görüntü oluşturabilir. İç dudakların dış dudaklardan sarkacak şekilde uzun olması tıbbi olarak önemli bir sorun oluşturmasa da vulvanın estetik görünümünü bozarak kadını bu soruna çözüm arayışına itmektedir. Doğuştan var olabilen ya da yaş ilerledikçe belirginleşen bu şekil bozukluğu, özellikle cinsel hayatı olumsuz yönde etkiler. Genital bölgesini, vulva görünümünü estetik bulmayan kadınlar, özgüvenini yitirerek partnerine çıplak görünmek istemeyebilir, eşinden utandığı için genellikle karanlık bir ortamda sevişmeyi tercih edebilir ya da ilişki sırasında genital bölgesini saklamak için yoğun çaba sarf edebilir. Diğer taraftan, aşırı sarkık iç dudaklar cinsel ilişki sırasında vajina içine sıkışarak kadının ağrı duymasına da neden olabilir. Sarkık dudaklar, terleme sonucu oluşan vajina salgılarının bu bölgede birikmesi nedeniyle kötü kokuya yol açabilir ya da mantar enfeksiyonlarının gelişmesine zemin hazırlayabilir. Bunların yanı sıra kadınlar, estetik olarak kötü bir görüntü oluşturduğu için dar pantolon, bikini ve bazı iç çamaşırlarını giymekten de mahrum kalabilirler. Tüm bu sorunlar kadının zamanla özgüvenini yitirmesine, depresyona girmesine, cinsel yaşamdan soğumasına, hatta orgazm güçlüğü çekmesine bile neden olabilir.

Estetik iç dudak ameliyatları, bu tür şikayetleri hisseden ve ergenlik döneminin bitmesiyle genital organların şekillenme süreci tamamlanmış olan her kadında uygulanabilir. Estetik iç dudak küçültme ameliyatı çocuk doğurmuş ya da doğurmamış, o güne kadar cinsel ilişkiye girmiş ya da girmemiş her kadına uygulanabilir. Kızlık zarı vajinanın girişinde olduğu, iç dudaklar vajinanın dışında kaldığı için bu işlem kızlık zarına zarar vermez. Yani cinsel deneyimi olmayan kişilerde de rahatlıkla uygulanabilir. İç dudak estetiği, hamile kalmaya, hamileliğin sonunda normal doğum yapmaya, cinsel ilişkiye girmeye ve orgazma herhangi bir engel oluşturmaz.

Estetik iç dudak küçültme operasyonları lokal anestezi altında uygulanır. İç dudakların, dış dudaklardan sarkan fazlalığı kesilerek çıkarılır ve dış dudaklar ile hemen hemen aynı seviyeye getirilerek dikilir. İç dudakların şekli ile ilgili asimetri varsa düzeltilir. İşlem yaklaşık 30 dakika sürer. Hastanede kalmayı gerektirmez. Ağrı verici bir işlem değildir ve hastaneden çıktıktan sonra normal hayatınızı sürdürebilirsiniz. Ameliyat kendi kendine eriyen dikişler ile yapıldığı için dikişleri daha sonra alma gereği yoktur. Özel bir bakım gerektirmez, ameliyat bölgesinin temizliğine dikkat edilmesi yeterlidir. Yaranın iyileşmesi için gereken 10-14 günlük sürenin ardından cinsel ilişkiye girilebilir.

Teknik olarak herhangi bir riski olmayan bu işlemin sonuçları oldukça memnun edici ve yüz güldürücüdür. İç dudak estetiği ameliyatı, hem kadın cinsel organına güzel bir estetik görünüm, hem de psikolojik durumda düzelmeyle birlikte özgüveni yeniden sağlayarak mutlu bir cinsel hayat kazandırır.

no comment
10
Kas

BACAK GERME ESTETİĞİ

Posted by: admin
in Estetik Haberleri, Estetik Operasyonlar, Estetik Ameliyatlar

Yaşın ilerlemesi ve yüksek miktarda kilo vermenin sonucu olarak özellikle kadınların uyluk iç yüzünde gevşeme ve sarkmalar ortaya çıkar. Özellikle etek giyildiğinde yürüyüş sırasında uyluk iç yüzleri birbirine sürtünerek terleme ve pişiklere de neden olur. Neden olduğu bu sıkıntıların yanı sıra estetik olarak da hoş olmayan bir görünüm veren bacak iç yüzündeki bu gevşemelerin uyluk germe ameliyatları ile düzeltilmesi mümkündür. Bacak germe ameliyatları bu şikayetlerden yakınan bütün kadınlara uygulanabilir.

Uyluk iç yüzünde yağ fazlalığı olup da deride gevşekliği ve sarkma olmayan kadınlarda ameliyat izi oluşturmayacak yöntem olan liposuction işlemini uygulamak daha doğrudur. Dokular henüz diriliğini yitirmemişse bu bölgenin yağları liposuction ile alınabilir. Ancak yaşın ilerlemesine bağlı olarak deride de gevşemeler varsa liposuction doğru bir tercih olmaz, bu durumda uygun olan yöntem, fazlalık yağların, fazalık olan deri ile bereber çıkarılarak normal cilt gerginliğinin de sağlanmasıdır. Bacak germe işleminde kasık çizgisi üzerinden bacak iç yüzüne doğru fazlalık olan bir miktar deri çıkarılır, bacak iç yüzünün derisi yukarıya doğru gerdirilerek kasık çizgisi üzerinde tekrar dikilir. Böylece hem fazlalık olan yağlar çıkarılmış olur, hem de derinin gerginliği sağlanmış olur. Kasık bölgesinde çıkarılan deri tam kasık çizgisinin üzerine gelecek şekilde dikildiği için ameliyat izi de kasık çizgisinin içinde kalır ve bikini içinde kalacak şekilde tasarlanır. Bazı hastalarda bacak germe işlemi, liposuction ile de kombine edilebilir.

Ameliyat, tam teşekküllü bir hastanede, genel anestezi altında yapılır, ortalama süresi 2 saattir. Hastanede kalış süresi 1 gündür. Ameliyat sonrası kişiyi rahatsız edecek derecede ağrı olmaz. Hissedilen ağrı, ağrı kesici ilaçlar ile rahatlıkla kontrol altına alınabilir. Hasta aynı gün ayağa kalkabilir. Ameliyatın ardından uyluk iç yüzünde şişlik ve morarma meydana gelebilir. Oluşan şişlik ve morarmaların tamamen düzelmesi birkaç hafta sürebilir. İyileşme dönemi kişiden kişye oldukça değişkendir, yaklaşık 10-15 günde tam olarak iyileşme sağlanır. Kişinin iş hayatına dönmesi de yaklaşık bu kadar zaman alır. Güç gerektiren işler ve sportif hareketlere 4 hafta sonra başlanabilir.

Bacak germe ameliyatı iz bırakıcı nitelikte bir ameliyattır. Buna rağmen bacak germe ameliyatının sonuçları oldukça yüz güldürücüdür. Hastaların tamamına yakın bir kısmı ameliyat izlerinin varlığını ciddiye almayıp, bacaklarının gerginleşmesinden dolayı büyük bir özgüven kazanarak mutlu olmaktadır.

no comment
10
Kas

JİNEKOMASTİ

Posted by: admin
in Estetik Haberleri, Estetik Operasyonlar, Estetik Ameliyatlar, Estetik Site Haberleri

Erkeklerde, kadınsı tipte göğüslerin normalden daha büyük olması haline jinekomasti denir. Erkeklerde de meme başı altında az miktarda meme dokusu vardır, jinekomastide bu doku genişlip, büyüyerek ve kadın memesine benzer bir hal alır. Hastalarda psikolojik strese neden olan jinekomasti bazı ilaçların yan etkisi olarak ya da hormonal bozukluklara bağlı olarak ortaya çıkabilir. 10-16 yaşları arasındaki erkek çocuklarda %40′a varan oranlarda görülebilir, %65 ile en yüksek oranda görülme dönemi, erkeklerin boyca büyüme hızının en yüksek değeri ile hemen hemen eş zamanlıdır. Yapılan araştırmalarda jinekomastinin, hastaların %27’sinde bir yıl, %7.7’sinde ise iki yıl sürdüğü, yetişkinlik çağında ise %4′ünde devam ettiği gözlenmiş olup, ergenlik döneminde erkeklerin %50-60 oranlarında görülür, 1-2 yıl kadar devam edip %75′i iki yılda, %90′ı üç yılda tamamen kaybolur. Bunun nedeni ise ergenlik döneminde hormonal dengede oluşan değişiklikler meme dokusunda büyümeye yol açarken, belli bir sürede bu denge tekrar kurulduğunda meme dokusu kendiliğinden düzelir. Yaşlılık döneminde ise yaşın ilerlemesi ile vücuttaki hormon dengelerinin değişmesiyle, vücutta yağ oranının artması sonucu meme kitlesinde de artış gözlenebilir.

Meme büyümesinin normal olarak kabul edildiği üç yaşam dönemi mevcuttur: Yenidoğan dönemi, ergenlik dönemi ve ileri yaşlılık dönemi. Bu dönemlerin tümünde jinekomasti oluşmasının asıl nedeni kanda dolaşan kadınlık hormonunun erkeklik hormonundan fazla miktarda bulunmasıdır. Yenidoğan dönemindeki jinekomastinin, nedeni, bebek anne karnındayken anneden geçen kadınlık hormonunun, erkek bebek kanında yüksek miktarda bulunmasıdır. Ergenlik çağında kadınlık hormon düzeyi erkeklik hormonuna göre nispeten daha yüksek olabilir. Yaşlılıkta ise erkeklerde erkeklik hormonu düzeyi düşer, bu da kadınlık hormonunun göreceli olarak daha fazla olmasına yol açar.

Meme 2 ana dokudan oluşur: Yağ dokusu ve meme bezleri. Jinekomastide bu dokulardaki artışa göre sınıflanıp tedavi yöntemi belirlenir. Glandüler tip olarak adlandırılan jinekomastide, büyüme, meme bezlerinden kaynaklanır. Adipoz tip olarak adlandırılan jinekomastide ise yağ dokusunda bir artışa bağlı büyüme olur. Hem yağ dokusunun, hem meme bezlerinin bir arada büyüdüğü tip ise bileşik tip olarak adlandırılır.

no comment
10
Kas

GÖĞÜS DİKLEŞTİRME AMELİYATLARI - MASTOPEKSİ

Posted by: admin
in Estetik Haberleri, Estetik Operasyonlar, Estetik Site Haberleri

Tüm kadınlar göğüslerinin diri ve dik olmasını ister. Ancak yerçekimi, hamilelik ve emzirme göğüslerin en büyük düşmanıdır. Göğüslerde meydana gelen sarkma, yumuşaklık ve deformasyon bayanların en çok hassas oldukları konuların başında gelir. Yapısında kas içermeyen tamamen yağ ve süt bezlerinden oluşan göğüsler zamanla yer çekimi, yaşlanma, sık kilo alıp verme, doğum, emzirme, yanlış sütyen kullanımı gibi nedenlerle eski diri ve dik görünümlerini yitirebilir, içi boşalarak ya da derisi aşırı derecede bollaşarak, sarkmaya neden olabilir.

Gevşek, sarkık ve sönük göğüsler, kadının güzelliğine gölge düşürür, bu durum bir komplekse dönüşerek kişilik meselesi haline de gelebilir. Göğüsleri daha dik ve dolgun gösteren tipte sütyenler de vardır. Bu tip sütyenleri kullanarak ya da uygun kıyafetler ile içerideki problem dışarıya yansıtılmayabilir. Ancak bu mevcut problemi çözmez, sadece maskelemeye yarar. Oysa açık bir gece elbisesi ya da bikini giyilmesi gerektiğinde ya da yatak odasında göğüsleri maskelemek de mümkün olmaz.

Hamilelik kadın hayatının doğasında yer alan ve insan neslinin devamlılığı açısından kaçınılmaz bir olaydır. Hamileliğin ilk aylarında hormonal değişikliklerle göğüsler büyür ve süt üretimi için bir hazırlık başlar. Doğumun ardından emzirme dönemi boyunca süt üretimi ile memeler sürekli dolup boşalır. Emzirme sona erdiğinde ise içi boşalan sönük bir balona benzer. Memeyi saran deri küçülmeye uyum gösteremez, deri bol kalınca meme yer çekiminin etkisine yenik düşerek sarkmaya başlar.

Zaman zaman hamileliğe bağlı olmaksızın aşırı kilo alıp vermeler de göğüslerin sarkmasına neden olur. Çoğu kadının kaderinde var olan bu durum, sonuçta estetik açıdan kadınların huzursuz olmasına neden olarak, çözüm arayışlarına iter. Estetik göğüs dikleştirme ya da toparlama ameliyatı ile, dikliğini ve diriliğini yitirmiş memelere daha genç ve diri bir görünüm kazandırmak mümkündür. Eski durumunuza kıyasla büyük ölçüde değişiklik oluşturabilecek nitelikteki bu girişimler, sadece göğüslerin görünümünü düzeltmekle kalmaz, psikolojik durumunuzu da etkileyerek hem kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlar, hem de kendinize olan güveninizi arttırır.

no comment
7
Eyl

Liposuction Yağ Aldırma Estetiği

Posted by: admin
in Estetik Operasyonlar

Bedendeki bir türü kaybolmayan yada gitmeyen yağlı kısımlar oluşabilir.. Eğer sporla geçmeyen yağlarınız var ise estetik doktoruna gözükmeniz yeterlidir.Başarı oranıda gayet yüksek olan bu yöntemin vucut kontürlarının düzeltilip daha iyi bir görünüm elde edilmesi açısından liposuction yani liposakşın yağ aldırma işlemi uygulanıyor. Bedeninizde iyi durmayan fazla yağların bir nevi traşlanması işlemidir.İnatçı kısımlardaki yağlar alınıyor ve daha düzgün hatlarınız olabiliyor.

Derisinin delastikiyeti bozuk olmayanlarda uzman doktorlar tarafından uygulandığında güzel sonuçlar elde edileliyor… Çukurlu tepecikli görünüm olmaması açısından uzman doktor tarafından uygulanması önemlidir.Bu gibi şartları doktorunuzla konuşmanız yararınıza olacaktır..

Cildin elastikiyeti kaybolmuş yaşlanmış yada doğum yapmış kadınlarda bu durum mevcuttur..Ancak kırk yaşındaki birininde cildi gençtir ve elsatikiyeti vardır bunlar değişmeler gösterebiliyor….Tam tersi durumda olabilir. Cildin yapısı önemli olduğundan dolayı da liposakşın buna göre dikkat edilerek uygulanmalıdır.

Hasta ayakda iken alınacak kısımlar işaretlenir ve hasta yatınca bu kısımlar yayılır ve doktor tecrübesiz biriyse fazla yağ alabilir.. Cildinizde çukurlar oluşabilir .Bu estetik yağ aldırma işlemi zayıflama operasyonu değildir. Alınan yağın 2 katı sıvı verilir ve vucut operasyondan sonra dahada ağır gelebilir.

Emboli, bir yağ parçasının damarı tıkamasıdır ve anestezyen uzmanlarının suçu olarak görülmektedir.Hipotansiyon, yani tansiyon düşüklüğünden dolayı da yağ asitleri ortaya çıkabiliyor ve bunlar gidip akciğerlerde sorun yaratabiliyor.Liposuction hastane ortamında yapılması gereken bir işlemdir.Alınan yağın 2-3 kat sıvı verilir ki tansiyonunuz düşmeden dengede kalması için..

Gizlenebilecek kadar 2 mm metal borular sokulur ve ileri geri vakumla yağlar alınır ve girinti çıkıntılar da oluşmaz.. 1 saatte işlem biter ve hemen eve dönebilirsiniz… Korse giyiyor ve iki hafta kullanıyorsunuz.. Ağrı kesici ilaçlarla ağrılar kontrol edilir ve iki haftaya kadar da korse giyersiniz…
Liposuction’un uygulanabileceği vücut bölgeleri:

- Bacak iç ve dış yüzleri
- Diz kapağı iç kısmı
- Ayak bileği
-Yüz, boyun, gıdık
- Kollar
- Göğüs
- Karın-bel-basenler

Yağlar alındıkdan sonrada  o bölgede yeniden eskisi kadar yağlanma olmaz..Cildi elastikiyetki olan tüm hastalarda uygulanabilir ve 2 kioya kadar yağ alınabilir.

no comment
7
Eyl

Penis Büyültme Ameliyatındaki Yöntemler

Posted by: admin
in Estetik Operasyonlar

Küçük mikro penis durumlarında hem gömülü hemde çevre dokudan serbestleştirilir ve vucuttan alınan bir doku penis derisine eklenır.
Uzun ve ince olan penislerde vucuttan alınan yağ alınarak kalınlaştırılır.
İnce ve kısa olan hastalarda ise özel bir işlemle bağlı olan dokulardan serbestleştirilerek uzatılır ve penis derisinin alt kısmında yağ ile deri eklenir.
Buı operasyondan sonra 3 hafta ilişki yasaktır ve elde edilen uzunluk için ağırlık egzersizleri yapılması gerekmektedir.

Eğer ameliyat dışı isterseniz altı ay yada bir sene ağırlık çalışmaları yapmalısınız.

Fakat sertleşme soruları olanlarda bazı tip penil protezler ile hem sertleşme hemde uzunluk artırılır ve de bu yol ise 3 çeşittir.Bunlar sabit yarı esnek çubuk şeklinde olan tipleri, bükülebilen tipleri ve pompa ile şişirilebilen protezdir.

Estetik ameliyat ile penisteki kavernöz cisimler içine, sertleşmeyi temin eden bir çift protez yerleştirme şeklinde bir tedavidir.İlişkideki sertleşme sorununu çözer ve boşalma orgazm gibi durumlarıda etkilemez. İkişkide zorluk yaşanmaz ve eşinize söylemezseniz farkına bile varmayacaktır.Bazı ilaç tedavileride alabilirsiniz.Ayrıca gerek var ise testesteron tedaviside uygulanabilir.

Penis boyları herkesde farklıdır ve penisin boyu gerginleşdikden sonra kök ile ucu arasından ölçülür.Bazı durumlarda penis genital kısımdaki yağ dokusuna gömülüdür ve bu durumda penis uzunluğu dikkatli ölçülmelidir.Avrupa cinsel fonksiyon birliğine göre yumuşakken gerilince kök ile ucu arası yedi santim ve daha büyük olması normal penis boyudur.

Penisin hacim ile boyunun önemli olması dışında işlevide önemlidir.

Büyültmek için başvuranlar şu guruplara ayrılırlar.

İnce vede küçük penisli hastalar.
Daha da büyük penis isteyen hastalar.
İşlemden önce hastanın ne beklediği önemlidir operasyondan sonra görünümü beğenmeme durumlarıda olabilir.Ürolog ile pisikologlara danışmak gereklidir.Doktorunuzla tüm olasılıkları konuşmanız sizin faydanıza olacaktır.

Çevreden alınan ve bilinçsiz hastalar genel olarak çoktur.

no comment
2
Tem

Erkeklerde Göğüs Estetiği

Posted by: admin
in Estetik Haberleri, Estetik Operasyonlar, Estetik Ameliyatlar, Estetik Site Haberleri

Meme dokusu erkek ya da kadında iki farklı dokudan oluşmaktadır. Bunlar normal meme dokusu ve yağ dokusudur. Bu dokuların oranları kişiden kişiye değişiklik göstermektedir. Jinekomasti her ne kadar normal meme dokusunun büyümesi olarak anlaşılsa da gerçekte hem meme hem de yağ dokusunun artışı ile meydana geldiği bilinmektedir.
Bu durum doğum esnasında ortaya çıksa da asıl ana sebep ergenlik dönemidir. Bazı çalışmalar 14-15 yaşlarında ki gençlerden % 65’nin jinekomastili olduğunu ancak 2-3 yıl sonra yani 18’li yaşlarda bu oranın % 8’lere düştüğünü ortaya koymaktadır. Yaşın artması ile birlikte bu oran % 30’lara kadar çıkmaktadır. Jinkomastinin nedeni tam olarak bilinmese de dolaşımdaki hormonların doku üzerindeki etkilerinden kaynaklandığı şüphesizdir.
Bu durum büyük olasılıkla normal fiziksel bulgularla birliktedir. Çok nadir olarak bazı ilaç kullanımından ya da bazı organ hastalıklarında ortaya çıkabilmektedir.
Liposuctionın bulunuşu bu rahatsızlığın tedavisinde devrim yaratmıştır. Bundan önce dokuyu almak için cerrahi eksizyon uygulanırken liposuction ile yapılacak 2-3 cm bir kesi ile memenin hacminin küçültülmesi mümkündür.

no comment
2
Tem

Göz Kapağı Estetik Operasyonları

Posted by: admin
in Estetik Haberleri, Estetik Operasyonlar, Estetik Site Haberleri

GÖZ KAPAGI ESTETIGI ISLEMI NEDIR?
Göz ve göz çevresi yüze güzel görünüm veren önemli yapilardan bir tanesidir. Bu bölgenin güzelligi artmis cilt ve gözalti torbalarinin artmasi ile azalir. Bleferoplasti (göz kapagi ameliyati) artmis derinin alinmasi ve belirginlesmis göz torbalarinin küçültülmesine yönelik yapilan cerrahi bir girisimdir. Bu cerrahi girisim tek basina yapilabilecegi gibi yüze uygulanan diger estetik ameliyatlarla kombine edilebilir.
Normal yaslanma ile birlikte göz kapagi üzerindeki deri sarkar, üzerindeki çizgilenmeler artis gösterir ve göz torbalari belirginlesir.
Bu ameliyatla göz kapagi üzerindeki artmis deri ve gözalti torbalari düzeltilirken, tek basina bu ameliyatla gözün yan tarafindaki kaz ayaklarinin ortadan kaldirilmasi mümkün degildir. Kaz ayaklarinin ortadan kaldirilmasi için farkli bir cerrahi islem uygulamak gerekmektedir ( lazer, kas kaldirma ).
Uygun yapilmis bleferoplasti göz çevresine güzel ve genç bir görünüm kazandiracaktir.
Burada unutmamaniz gereken en önemli seylerden bir tanesi ameliyattan sonra sonuç hemen kendini göstermeyecektir. Sisligin ve yara iyilesmesini takiben gözkapaklari istenilen sekli alacaktir. Zaman sizin için geri alinabilir ancak durdurulamaz.

BU AMELIYAT IÇIN UYGUN MUYUM?
Göz kapaginda belirgin bir cilt artisi ile birlikte olan kirisikliklar, gözalti torbalari ve düsük göz kapagi olan saglikli kisiler bu ameliyati olabilirler. Sizin bu ameliyat için uygun olup olmadiginiz ve bu ameliyattan sonra elde edilecek sonucun sizleri ne kadar memnun edecegi sizinle klinigimizde yapilacak bir görüsme sonrasinda ortaya konabilir.

AMELIYAT NELERI IÇERMEKTEDIR?
Bu ameliyat üst göz kapaginda kirpiklerin yaklasik 1 cm. üzerinde cildin dogal çizgisi üzerinde alt göz kapaginda kirpiklerin hemen 1-2 mm altindan veya göz kapagi içerisinden yapilan bir kesi ile gerçeklestirilir. Bu ameliyatta amaç artmis deri ve yag dokusunun düzeltilmesine yöneliktir.

NE TÜR ANESTEZI UYGULANMAKTADIR?
Göz kapagi ameliyatlari tek basina yapiliyor ise hastaya verilen bir sakinlestirici ve lokal anestezi ile konforlu bir sekilde yapilabilmektedir. Kisi arzu ettigi takdirde bu ameliyatlarin genel anestezi altinda yapilmasi da mümkündür. Hangi yöntem kullanilirsa kullanilsin kisinin hastanede yatmasina gerek yoktur.

AMELIYAT SÜRESI NE KADARDIR?
Bu ameliyat yaklasik 1 ya da 1.5 saat sürmektedir.
OPERASYON AGRILIMIDIR?
Ameliyattan sonra göz kapagi üzerinde hafif agirlik ve agri olabilir, hafif agri kesicilerle agrinin giderilmesi mümkündür. Bazi kisilerde göz kapaginda uyusukluk meydana gelebilir. Böyle durumlarda uyusukluk birkaç hafta içerisinde normale dönecektir.

AMELIYATTAN SONRA NELER OLMAKTADIR?
Ameliyati takiben göz çevresinde degisen oranlarda sisme ve morarmalar olmaktadir. Çok nadir olarak yapilan kesilerden kan sizabilir. Göz üzerinde sislik ve morarmayi azaltmak amaci ile buz torbalari ile 3-4 saat süresince soguk uygulamasi yapilacaktir. Üst göz kapaginda ve alt göz kapaginda büyük bölümü cilt altinda kalan ve görülmeyen dikis olacaktir. Göz kapaginin yanlarinda küçük bantlar olacaktir.
Göz kapagi temizligi çok kibar bir sekilde yapilmalidir. Sislikler 10 günde belirgin oranda azalacaktir ancak morarmalar daha uzun sürede ortadan kalkacaktir. Basin ve gövdenin yüksekte olacak sekilde yatilmasi ve soguk uygulama yapilmasi sisme ve morluklarin olusmasini azaltacaktir.

YARA IZI NASIL OLMAKTADIR?
Yapilan cerrahi islem nedeniyle yara izi kaçinilmazdir. Gözkapagi ameliyatindan sonra olusan izlerin belirgin olmadigini söylemek dogru olur. Bu nedenle yara izinden dolayi endiselenmek yersizdir.

AMELIYAT ESNASINDA VE SONRASINDA NE GIBI PROBLEMLERLE KARSILASABILIRIM?
Tüm cerrahi girisimler gibi göz kapagi estetigi de bazi riskler tasimaktadir. Ameliyat tecrübeli bir plastik cerrah tarafindan ve titizlikle yapildiginda riskler en aza indirgenir. Kisilerin anatomisi, fiziksel reaksiyonlari ve dokularinin iyilesmeye verdigi cevap farkli oldugundan sonuçlari tam olarak söylemek mümkün olmasa da uygun kisilerde yapilacak ameliyatlar yüz güldürücüdür.
NORMALE NE KADAR SÜRE IÇERISINDE DÖNEBILIRIM?
Ameliyattan 2-3 gün sonra kolaylikla kitap okur ve televizyon izleyebilir hale gelebilirsiniz. Ameliyattan sonra 2-3 hafta boyunca kontakt lens kullanimindan kaçinmalisiniz. 7-10 gün içerisinde ise gidebilecek hale gelebilirsiniz. Hafif bir makyaj ile morarmis bölgeler gizlenecek duruma gelebilir. Bir kaç hafta boyunca göz günes isigi ve rüzgara hassas olacaktir bu süre içerisinde günes gözlügü ve günes kremleri kullanmaniz faydali olacaktir.

no comment
2
Tem

Yüz Germe Estetik Opersayonları

Posted by: admin
in Estetik Haberleri, Estetik Operasyonlar, Estetik Site Haberleri

Yaşlanma ile birlikte yerçekiminin etkisi, deride elastik liflerin azalması, güneşin etkisi ile deride kırışıklıklar ve sarkmalar meydana gelmektedir. Burun ve ağız arasında derin çizgiler oluşur.
Yüz germe ameliyatı yaşlanma ile meydana gelen cilt sarkıklığını ve derin çizgileri ortadan kaldırmak için yapılan cerrahi bir girişimdir. Bu işlem esnasında deri ve altındaki dokular gerilir. Gerektiğinde bu ameliyat ile birlikte genellikle göz kapağı, alın germe ve çene altı sarkıklığı için diğer ameliyatlarda yapılabilmektedir. Eğer sonuçta aceleci davranmaz iseniz bu ameliyattan yarar göreceğinizi söylemek mümkündür. Bu ameliyat sonrasında yüz görünümünde olumlu gelişmeler sağlayacaktır. Ancak unutulmaması gereken bu ameliyat yaşlanmayı durdurmaz sadece zamanı sizin için bir süre geri alır.

BU AMELİYAT İÇİN UYGUN BİR ADAY MIYIM?
Bu ameliyat için en iyi adaylar boynunda ve yüzünde sarkmalar olmasına karşılık cildi nispeten elastikiyetini koruyan kişilerdir. Bu ameliyatları olmak isteyenler genelde 40 yaş üstü kişilerdir. Yüz germe büyük bir ameliyat olmasına rağmen korkulacak bir ameliyat değildir. Unutulmamalıdır ki yüz germe ameliyatı tüm çizgilerinizi ortada kaldırmaya yeterli değildir. Özellikle dudak üzerindeki çizgilerde yetersiz kalacaktır buralar için ek girişimler gerekebilir. Bu ameliyat asla yaşlanmayı durdurmaz sadece sizin için zamanı bir süre geri alacaktır.
Görüşme esnasında bu ameliyatı olumsuz etkileyecek tüm faktörler gözden geçirilerek sizin için en iyi ve etkin sonuç elde edilmeye çalışılacaktır. Sigara içiyorsanız bunun yara iyileşmesini olumsuz etkileyeceğini söylemek doğru olacaktır. Sigara kan damarlarını daralttığından dokuya giden kan miktarı azalacak ve bu yüzden yara iyileşmesi geç ve bazen de problemli olabilecektir. İyi ve problemsiz bir yara iyileşmesi için ameliyattan en az 2 haftadan önce sigarayı bırakmakta yarar vardır. Kanamayı arttıracağından aspirin ya da benzeri ağrı kesicilerin 1 hafta öncede kesilmesi gerekmektedir

FARKLI YÜZ GERME ÇEŞİTLERİ VARMIDIR?
Yıllarca sadece cildin gerilmesini içeren klasik yüz germe ameliyatları uygulanmıştır. Ancak günümüzde esas olan cilt ve cilt altı dokunun gerilmesidir.

YÜZ GERİLDİKTEN SONRA ETKİSİ NE KADAR SÜRER?
Kişilerin farklı deri yapısı ve elastikiyeti olması nedeniyle ameliyatın ne kadar süre ile yarar sağlayacağını söylemek mümkün değildir. Ameliyattan sonra yüz tüm insanlarda olduğu gibi yaşlanmaya devam edecektir.

OPERASYON NELERİ İÇERMEKTEDİR?
Çok az farklılık olmasına rağmen erkek ve bayanlara uygulanan yöntem hemen hemen aynıdır. İz yerleri favorilerin hemen önünden başlamakta kulak önünden devam etmekte ve kulak arkasında sona ermektedir. İzler kulak önünde kulak ve yüz cildinin kesiştiği noktada olmakta ve meydana gelen izi iyi bir şekilde gizlemektedir.
Cilt ve cilt altı yapı iki kat halinde hazırlanarak ayrı ayrı gerilmekte ve yüze en sağlıklı yeni görünümü verilmeye çalışılmaktadır.
Ameliyat esnasında kanama kontrol edilmekle birlikte olabilecek en küçük olumsuzluğu en aza indirgemek için her iki tarafa da dren tüpleri yerleştirilir.

NE TÜR ANESTEZİ UYGULANIR VE AMELİYAT SÜRESİ NE KADARDIR?
Yüz germe ameliyatı genel anestezi altında uygulanan cerrahi bir işlemdir. Cerrahi işlem sadece yüz germeyi içeriyorsa 4-5 saati almakta ancak gözkapağı, alın ve çene altı yağ alma işlemleri ile kombine ediliyorsa süre eklenen ameliyata göre uzayacaktır.

AMELİYATTAN SONRA NELER OLACAKTIR?

Ameliyattan sonra kulakların arkasından çıkan iki adet dren olacaktır. Bu dren 24-48 saat sonra yapılan kontrol sonucuna göre alınabilir. Ameliyatı takip eden günler içerisinde 4. günden itibaren hafif banyo yapılabilir. Yüzünüzde veya herhangi bir yerinizde alınacak dikiş materyali olmayacaktır.
Ameliyattan sonra başlangıçta ciltte uyuşukluk hissi mevcut olabilir. Duyunun tam olarak yeniden gelişmesi aylar alacaktır. Normalde bu süre 4-6 ay kadardır.

AMELİYATTAN HEMEN SONRA NELER MEYDANA GELMEKTEDİR?

Ameliyatı takiben yüzde değişen derecelerde şişme ve morarmalar olacaktır. Bu 3 hafta içerisinde ortadan kalkacaktır.

NASIL BİR YARA İZİ MEYDANA GELMEKTEDİR?
Kesi yapılan bölgelerde iz meydana gelecektir. İzler kulak hemen önünde ve arkasında gizleneceğinden pek göz önünde olmayacaktır. Bu iz ilk bir kaç ay hafif kızarık olacaktır. Kızarıklık zaman içerisinde ortadan kalkacaktır. Ancak izler hafif uzun saçta kolaylıkla gizlenebilmekte ve izlerin varlığı genelde rahatsızlık vermemektedir.

AMELİYAT SONRASI AĞRILIMIDIR?
Bu ameliyatı olan kişilerde çok ciddi rahatsızlık veren bir ağrı şikayeti olmamaktadır.

NE GİBİ PROBLEMLER YAŞAYABİLİRİM?

Karşılaşılabilecek en ciddi problem cildin altında kan birikmesidir. Ameliyat esnasında yerleştirilen drenler ile bu en aza indirgenmektedir.

NE KADAR SÜRE SONRA NORMAL DÖNEBİLİRİM?

Ameliyattan sonraki gün rahatlıkla ayağa kalkabilir ve ev içerisinde yürüyüş yapar hale gelebilirsiniz. Hafif yürüyüşler yararlı olacaktır. İlk hafta ev işlerinden uzakta durmakta fayda var. Bu ameliyatı olanların çoğunluğu iki hafta içerisinde işlerine dönebilmektedir.
Başlangıçta yüzünüz sizlere ilginç gelebilir. Mevcut şişme nedeniyle yüz mimikleri azalmış gibi görünebilir. İlk hafta kişi yeni görünümü ve oluşacak izler nedeniyle endişeli olabilir. Ancak 3. haftadan itibaren görünümünüz daha iyi olacaktır.

no comment
2
Tem

Dudak Kalınlaştırma Estetiği

Posted by: admin
in Estetik Haberleri, Estetik Operasyonlar, Estetik Site Haberleri, Medikal Estetik

Kırmızı dolgun dudaklar genç ve güzel görünmenin önemli bir parçasıdır. Bu nedenle dudakları daha dolgun hale getirmek birçok alternatif geliştirilmiştir.

DUDAK KALNLAŞTIRMA İÇİN UYGUNMUYUM?

Dudak operasyonu için uygunluğunuz ve sizin için en ideal yöntem sizinle yapılacak bir görüşme sonrasında ortaya konabilir. Bu görüşme esnasında dudaklarınızın anatomik yapısı ve yüzünüzün genel görünümü göz önüne alınarak uygun bir yöntem rahatlıkla ortaya konabilir.
Kollajen enjeksiyonu yaptırmak isteyen kişilerin hamile olmaması, otoimmun hastalığı ve allerjik bir bünyesinin olmaması gerekmektedir.

NE TÜR SEÇENEKLERİM VAR?

Dudak kalınlaştımak için uygulanan yöntemler:
1. Enjeksiyon ( kollajen, hylaform, Restylane, yağ enjeksiyonu vb) Kliniğimizde hyaluronik asit yada yağ enjeksiyonu tercih edilmektedir.

2. Cerrahi yöntemle kalınlaştırma ( alloderm, kişinin kendi dokusunu kullanma)

1. ENJEKSİYON

Dudak kalınlaştırma için uygulanan en kolay yöntemdir. Hazır solüsyonların dudağa enjekte edilmesi ile gerçekleştirilir ( kollajen, restylane, dermolive, artecol). Bunların etkileri geçicidir. Bu solüsyonların arasında etki süresi, allerjik olmaları açısından farklılık gösterebilmektedirler.

KOLLAJEN
Kollajen enjeksiyonu en basit uygulanan yöntemdir. Kollajen enjeksiyonu hemen cilt altına kolaylıkla enjekte edilen ve lokal anestezi gerektirmeyen bir uygulamadır. Sonuçlarını hemen görmek mümkündür. Kollajen uygulanan kişi aynı gün rahatlıkla sosyal ortama çıkabilir. Kollajen enjeksiyonu sizlere kalıcı bir sonuç sağlamaz etkisi geçicidir. Kollajen enjekte edildikten sonra vücut tarafından yıkılır ve 3-5 ay içerisinde emilir. Kesin süre kişiden kişiye değişmektedir. Kollajen etkisi kaybolduktan sonra yeniden uygulanabilmektedir. Bazı kişilerin kollajene karşı duyarlı olabileceğinden ve allerjik reaksiyon gelişebileceğinden kullanımdan önce test edilmelidir.

HYLAFORM
Hylaform akışkan ve elastik bir solüsyondur. Doğal olarak elde edilen hyaluronan içermektedir. Enjeksiyonu ve etkinliği kollajende olduğu gibidir. Hyloform kullanımdan önce test gerektirmemektedir.
Etkisi geçicidir.

RESTYLANE
Restylane hyaluronik asit içermektedir. Elde edilmesi insülin veya antibiyotik üretiminde kullanılan teknoloji ile olmaktadır. Ciltte uzun süre etkinlik sağlayacak şekilde geliştirilmiştir. Dudak kalınlaştırmada etkili yöntemlerden bir tanesidir. Etkinlik süresi kollajen ve hylaform kadardır. Kullanımdan önce test gerektirmemektir.

YAĞ ENJEKSİYONU
Yağ enjekte etmek için genelde kalça ve karın bölgesinden alınan yağlar kullanılmaktadır. Lokal anestezi altında alınan yağ hücreleri deri altına enjekte edilmektedir. Hareketsiz bölgelerde yağ hücrelerinin yaşama oranı yüksektir. Dudak hareketli olduğundan yağ hücrelerinin ancak % 20-50 si yaşamaktadır. Bu nedenle tekrar enjeksiyon yapmak ihtiyacı olabilme olasılığı vardır. Kişinin kendi yağ hücreleri kullanıldığından alerjik reaksiyon riski yoktur. Enjeksiyondan sonra şişlik, morarma ve ağrı olabilir.

no comment
2
Tem

Yüz Çene Kırıkları

Posted by: admin
in Estetik Haberleri, Estetik Operasyonlar, Estetik Ameliyatlar, Rekonstrüktif Cerrahi

Yüz birbiri ile ilişkili ve aynı zamanda kafa kemikleri ile birleşik birkaç kemikten oluşmuştur. Bu kemikler yüzün estetik görünümünü belirlerken aynı zamanda fonksiyonel olarakta önemli görevleri yerine getirmektedirler. Yüksek enerjili kırıklar daha ciddi yaralanmalara neden olabilir. Ülkemizde en sık karşılaştığımız kırık nedeni trafik kazalarıdır. Bunu darp, düşme, çarpma ve spor yaralanmaları izlemektedir. Yukarıda saydığımız nedenlerden biriyle yaralanan bir kişide göz çevresinde şişlik, morarma, çift görme, burun kanaması, yanakta uyuşukluk, çenesini kullanamama bizlere mutlaka yüz kırıklarını hatırlatmalıdır.

Burun kemiği (nazal)
Elmacık kemiği (zigoma)
Üst çene kemiği (maksilla)
Alt çene kemiği (mandibula)
Alın kemiği (frontal)
Yüz kemik kırıklarının en sık nedenleri şunlardır :
Trafik kazaları (araç içi ve araç dışı)
Darp
Çarpma ve düşme
Spor yaralanmaları
Yüz kemik kırıklarının ilk gün onarılması ideal olan yaklaşımdır. Fakat, bazı kırıklarda yüzdeki şişliklerin inmesi için 10 güne kadar beklenebilir.

Yüz kemik kırıklarının tedavisinde, kırığın bulunduğu yere, neden olduğu veya ileride olacağı sorunlara göre tedavi edilirler. Kırık yerinden oynamamış ve kas hareketleri ile hareketi olmayacak kemiklerin bazen tedavisine bile gerek kalmayacağı gibi, yapay plak ve vidalarla tespit gerektiren, uzun süren ve geniş kapsamlı ameliyatta gerekebilir. Kırık kemiklerin tespiti için erişkinlerde genellikle titanyumdan, çocuklarda ise zamanla kendiliğinden eriyebilen maddelerden üretilmiş plaklar ve vidalar kullanılır. Kırık eğer çene kemiklerini ilgilendiriyorsa damak ve diş protezlerinden de yararlanılabilir

no comment
Next Page »

Estetik Haber

Estetik sağlık ve bayanlar hakkında bilgiler

Katogoriler

  • Beslenme ve Diyet
  • Burun Estetik Operasyonları
  • Cilt Bakımı ve Güzellik Uygulamaları
  • Diş Estetiği
  • Estetik Ameliyatlar
  • Estetik Cerrahi Merkezleri
  • Estetik Doktorları
  • Estetik Haberleri
  • Estetik Operasyonlar
  • Estetik Plastik Cerrahi
  • Estetik Site Haberleri
  • Göğüs Estetik Operasyonları
  • Kategorilenmemiş
  • Medikal Estetik
  • Rekonstrüktif Cerrahi
  • Saç Ekimi
  • Sağlık Haberleri

Yönetim

  • Giriş

Yorumlar

Kasım 2008
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Eki    
 12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930

Son Konular

  • Burun Estetiği Ameliyatı
  • YAĞ ENJEKSİYONU - DOLGU
  • BOTOKS
  • DÜŞÜNCE TERAPİSİ & BİOENERJİ
  • G NOKTASI BÜYÜTME
  • DIŞ DUDAK ESTETİĞİ - VULVA ESTETİĞİ - VULVOPLASTİ
  • İÇ DUDAK ESTETİĞİ - KÜÇÜK DUDAK ESTETİĞİ - LABİOPLASTİ
  • BACAK GERME ESTETİĞİ
  • JİNEKOMASTİ
  • GÖĞÜS KÜÇÜLTME AMELİYATLARI
Estetik Haber

meme dikleştirme meme estetiği kepçe kulak karın germe göz kapağı estetiği göğüs estetiği Burun estetiği estetik estetik fiyatları estetik görüntüler estetik resimleri