Estetik Haber

  • Ana Sayfa
rss feed

Arşiv

  • Kasım 2008 (15)
  • Ekim 2008 (1)
  • Eylül 2008 (86)
  • Temmuz 2008 (37)
  • Haziran 2008 (26)
  • Ocak 2008 (55)

Konular

  • Burun Estetiği Ameliyatı
  • YAĞ ENJEKSİYONU - DOLGU
  • BOTOKS
  • DÜŞÜNCE TERAPİSİ & BİOENERJİ
  • G NOKTASI BÜYÜTME
  • DIŞ DUDAK ESTETİĞİ - VULVA ESTETİĞİ - VULVOPLASTİ
  • İÇ DUDAK ESTETİĞİ - KÜÇÜK DUDAK ESTETİĞİ - LABİOPLASTİ
  • BACAK GERME ESTETİĞİ
  • JİNEKOMASTİ
  • GÖĞÜS KÜÇÜLTME AMELİYATLARI

Dostlar

  • Estetik
  • burun estetiği
  • burun estetiği
  • Burun estetiği
  • göğüs estetiği
  • meme dikleştirme
  • jinekomasti
  • kepçe kulak
  • karın germe
  • göz kapağı estetiği
  • yüz estetiği
  • yağ aldırma
  • migren
  • kaş kaldırma
  • plastik cerrah
  • jinekomasti

Diğer Projelerimiz

  • estetik uzmanlar
  • estetik haber
  • yaşam sağlık
  • estetik sağlık
  • bayan
  • zıpla
  • evkur
  • dekorasyon
  • Estetik uzmanı
  • plastik cerrahi
10
Kas

YAĞ ENJEKSİYONU - DOLGU

Posted by: admin
in Estetik Haberleri, Estetik Ameliyatlar, Estetik Site Haberleri, Estetik Cerrahi Merkezleri, Estetik Plastik Cerrahi, Rekonstrüktif Cerrahi, Medikal Estetik

Yağ injeksiyonu, vücudun bir bölgesinden alınan yağların bir başka bölgeye dolgu amacı ile transfer edilmesidir. Yağ injeksiyonu genellikle, vücut hatlarındaki çukurları doldurmak, yüz bölgesinde yaşlanmaya bağlı ortaya çıkan çizgilerinin belirginliğini azaltmak, zayıf yüzlere dolgun, estetik bir görünüm vermek ve dudakları dolgunlaştırmak için uygulanır.

Vücut hatlarındaki bozukluklar, ya yapısal bir problemden yani bazı hastalıklardan, ya da liposuction ile kontrolsüz olarak yağların alınmasından meydana gelebilir. Vücudu saran deri altındaki yağ dokusundaki zayıflık ya da eksiklik vücudun dış görünüşüne de yansır, vücut hatlarında estetik olmayan düzensiz bir görünüm oluşturur. Yağ injeksiyonu ile yağların az ya da zayıf olduğu yerlere, yağ dokusu injeksiyonu yapılarak daha iyi estetik bir görünüm elde edilebilir.

Yağ injeksiyonu yüzde en çok yaşlılığa bağlı belirginleşen yüz çizgilerinin belirginliğini azaltmak için uygulanır. Yüz bölgesine yapılan bu işlem, yaşlanmayı durdurmaz, yani nedeni ortadan kaldırmaz, sadece görünümü biraz daha genç hale getirerek yaşlılığı kamufle eder. Yüzdeki çizgiler yaş ilerledikçe belirginleşir. Zamanın akışını durdurmak mümkün değildir ve bunun sonucu olarak yüz dokuları gevşer, yerçekimine karşı koyamayarak sarkmaya başlar. Dokuların sarkmasına bağlı ortaya çıkan çizgiler, estetik yüz germe işlemi ile giderilebilir, yağ injeksiyonu ise bu görünümü ancak kamufle edebilir. Estetik yüz germe ameliyatları ile birlikte yağ injeksiyonu da aynı anda yapılabilir. Vücuttan doku çıkarmayı gerektiren işlemler de aynı anda uygulanmışsa, yağ dışında, yapılan ameliyattan artan dokuları da kullanma olanağı olduğu için doku kokteyli hazırlanarak injekte edilebilir. Ortaya çıkan sonuçlar, kombine işlemlerde çok daha göze çarpıcı ve kalıcıdır.

Yağ enjeksiyonu, dudakları ya da tüm yüzü daha dolgun hale getirmek için de uygulanabilir. Ağız çevresi, yanak, çene, alın bölgesine injeksiyon yapılarak yüze daha estetik ve dolgun bir görünüm verilebilir. Yine bunun gibi dudaklara yapılan injeksiyonlar ile dolgun bir dudak oluşturulabilir.

Yağ injeksiyonu için kullanılacak yağlar liposuction ile alınır. Yağlar, göbek, kalça, bacak gibi yağ dokusunun fazla olduğu herhangi bir yerden ihtiyacı karşılayacak miktarda alınabilir. Girişim, yapılacak işlemin büyüklüğüne bağlı olarak lokal ya da genel anestezi altında planlanır. Yağ injeksiyonu ağrılı bir işlem değildir, çok fazla ağrı hissedilmez. Yağların injekte edildiği yerde hem yağların oluşturduğu şişkinlik, hem de ödem şişliği bir arada vardır. Bazen morarmalar da görülebilir. Ödemin neden olduğu şişlik ve morarma 7-10 gün içinde düzelir. İnjeksiyondan sonraki 6 ay içinde verilen yağların hemen hemen yarısı erir, vücuttan emilir. Yani yarı yarıya fire verir. Geri kalan kısmı ise kalıcıdır. Doku kokteyli yapılırsa, fire verme oranı daha azdır.

no comment
10
Kas

DÜŞÜNCE TERAPİSİ & BİOENERJİ

Posted by: admin
in Sağlık Haberleri, Estetik Haberleri, Estetik Operasyonlar, Estetik Site Haberleri, Estetik Plastik Cerrahi, Rekonstrüktif Cerrahi

Dünyada birçok insan topluluğu vardır.
Her toplumun yaşam şekli değişiktir.
Toplumların beyin, düşünce, fikir oluşumları değişiktir. Renkleri değişiktir. İklimlere, bölgelere göre insanlar renklenmiştir.
Ama insan oluşumunun birbirinden farkı yoktur. Aynı şekilde doğarlar, çoğalırlar yerler, büyürler, çiftleşirler.
İnsan bebeklik ve çocukluk dönemini geçirdikten sonra hayatın gerçeklerini ve kendi yaşamının geleceğini düşünmeye başlar.
İnsan kendi geleceğini, gelecek yaşamında neler yapmak istediğini beyninde, düşüncesinde, bilinç altında olgunlaştırmaya çalışır.
Bilinç altına yerleştirilen arzulu fikirler, heyecanlı beklentiler, olumlu veya olumsuz düşünceler bilinç altına yerleşerek insanın yaşamına, kaderine zamanla yön verir.
Güzel düşün, güzel yaşa.
İnsan düşünerek yaşamına yön verebilir.
İnsanın kaderi, gelecekteki yaşam biçimi bu dialog vasıtası ile olgunlaşmaktadır.
İnsan vücudunu, sistemini, metobolizmayı organize etmek ve sistemi, en iyi şekilde bağlantılarını kurarak çalışmasını sağlamaktır.
İnsanın yaşam şekli düşünce ile gelişmektedir.
İnsan ne düşünürse beyinde, bilinçaltında ne olgunlaşırsa, belli zaman süreci içerisinde o istekler gerçekleşir.
Bilinç altına yerleşen fikirler iyi, güzel olumlu olabileceği gibi insan yaşamını istemeyerek olumsuz yönde etkileyecek fikirler de olabilir.
Bilinçaltı düşünceleri zamanla olgunlaşarak, olumlu veya olumsuz yaşam gerçekleri olarak insanın karşısına çıkar ve olaylar, hisler gerçekleşir. Bu gelişen olaylardan insanlar mutlu veya mutsuz olabilirler.
Bilinç altında iyi güzel şeyler geliştiren insanlar mutlu olurlar.
Bilinç altında olumsuzluklar, karamsarlıklar, kötümserlikler geliştiren insanlar mutsuz ve huzursuz olurlar.
İnsan bilinç altında hem olumlu fikirleri hem de olumsuz fikirleri saklıyabilir.
Gerçekleşen bilinçaltı olguları neticesinde; insanlar gelişen olaylarda kendilerinin başarısı veya başarısızlığı düşüncesine kapılırlar.
İnsan hastalık korkusunu bilinçaltına yerleştirmişse, ben hasta olacağım fikrini devamlı beyninden geçiriyorsa, ya hasta olursam fikri bilinçaltına yerleşmişse, zamanla o insan o hastalığa yakalanacaktır.
Ben hasta değilim, hasta olmam metobolizmama iyi bakıyorum, hasta olmayacağım fikrini beyninde olgunlaştırırsan hasta olma ihtimalin azalır.
Yeni bir işe başlarken veya başarılması lazım gelen bir iş başarılmak isteniyorsa; beyinde, düşüncede ya başarabilirmiyim, ya başaramazsam fikirlerini geçirmemek lazımdır.
Çünkü bilinçaltına o korku girecek olumlu işler belkide olumsuz olacaktır.
Bu yüzden herhangi bir şeyi yaparken ben bu işi en güzel şekilde yaparım, ben başarırım düşüncesini isteyerek bilinçalatına yerleştirirsen o işi muhakkak yapabilirsin ve başarabilirsin.
Bilinçaltımızda devamlı olumlu fikirler yerleştirmeye bakalım.
Olumsuz fikirler bir kere bilinç altına yerleştikten sonra o fikri söküp atmak çok zordur.
Devamlı yaşamın iyi ve güzel şeylerinin bilinçaltında olgunlaşmalarını içtenlikle isteyelim.
Zayıflama-Şişmanlama olguları da bilinçaltı düşüncleri neticesinde gerçekleşir.
Ben zayıflıyacam, ben zayıflayabilirim düşüncelerini bilinçaltında olgunlaştırırsanız muhakkak zayıflarsınız.
Ben zayıflayamam, yemesem bile “şişmanlıyorum, zayıflayamıyorum” fikrini bilinçaltında olgunlaştırırsanız zayıflayamazsınız.
Sigara içmek ve sigarayı bırakmak ta bilinçaltı düşünceleri ile bağlantılıdır.
Bilinçaltındaki düşünceni içtenlikle ve samimi olarak sigara içmemek için geliştirirsen sen de sigarayı bırakabilirsin.
Sigarayı bırakmak istiyorum , fakat çok denedim ben sigarayı bırakamam düşüncesini bilinçaltında geliştirirseniz sigarayı hiçbir zaman bırakamazsınız.
Açlık tokluk olgusunun zamanlaması da bilinçaltı sayesinde olgunlaşmaktadır.
Açlık olgusunun bilinçaltında olgunlaşması ile mekanizmamızın ihtiyacı olan
yemek aklımıza gelerek yemek ihtiyacı hissederiz.
Acıktım fikrini aklımıza getirdiğimiz zaman hemen acıkırız.
Ben daha acıkmadım diyerek düşünce olgunlaştırırsak yemek yeme zamanını uzatabiliriz. Hiç de açlık hissetmeyiz.
Yemek bir ihtiyaçtır. Mekanizmanın düzgün çalışması için her türlü gıda alınmalıdır.
Az yemek, çok yemek de bilinçaltı düşüncesi ile ilgilidir.
Yemekte, doyumda en önemli faktör beynin, yemek düşüncesinin , gözün doymasıdır.
Çok yemek marifet değildir aç yemek marifettir.
Bu fikri bilinçaltında geliştirerek az yemek yemeğe çalışmalıyız.
Yemek yeme saatleri de bilinçaltı düşünceleri tarafından zamanları ayarlanmaktadır. Öğle yemeğini saat l2’de yemek istiyorum düşüncesini bilinçaltında olgunlaştırın, saat tam l2’de acıkacaksınız ve yemek yeme ihtiyacı hissedeceksiniz.
Yatma, kalkma zamanları da bilinçaltı düşüncesi tarafından olgunlaşarak insanların yaşamlarına yön vermektedir.
Gece 23:00’da yatarım diyerek her gün 23:00’da yatmak isterseniz ve yatarsanız, o günlerden sonra saat tam 23:00’da uykumuz gelecek, yatma ihtiyacı duyacağız. Sabah saat 07:00’de uyanmam lazım diyerek düşüncemizi o yönde geliştirirsek, hergün saat 07:00’de kalkmak için zil kurarsanız ve kalkarsanız bilinçaltınız sizi hergün saat 07:00’de uyandıracaktır.
Gün boyu zaman ayarlamaları bilinçaltı, içgüdüsel ve düşünce gücü ile isteğimize uygun olarak kendi kendine ayarlanarak, zaman dilimlerinin kullanılma hissi içgüdü vasıtası ile beyne iletilir ve kullanılır.
Bilinçaltı yönlendirmeleri ile ilgili hepimizin başından birçok olaylar geçmiştir.
Yaşamımızda daha önce başımızdan geçipte bir daha olmasını istemediğimiz olayları unuttuğumuz için hiç düşünmeyiz.
Ama uzun bir aradan sonra ansızın o olay aklımıza gelir. Fakat o olayı düşünmek istemeyiz. Birdaha tekrarlanacağından çekiniriz. Aklımızdan çıkmasını isteriz. Fakat o olay aklımızdan çıkmaz. Bilinçalatımıza yerleşmiştir.
Bir müddet sonra o istemediğimiz olay karşımıza gelir ve tekrar gerçekleşir. Çünkü bilinçaltından o olayı atamamışızdır.
Bilinç altında birikimler kaldığı müddetçe aynı olayların tekrarlanma ihtimili vardır.
Yeni düşüncelerle, bilinçalatından istemediğimiz olayları silelim.
Her toplum kendi yaşam tarzı içinde yaşamaktadır.
Bu yaşam tarzı da toplumların kendi isteklerine göre olmamaktadır.
Herkes kendi yaşam şeklinden hoşnut olmalıdır.
Her ırk ve bölgenin yaşam şekli, beslenme şekli farklıdır.
Bölgelerdeki gelişmişlik farklıdır.
Toplumlardaki insanlar bölgelere ve kültürlere göre değişik düşünce, fikir ve duygu ile yaşarlar.
Her toplum yaratıcıyı kendilerine göre aramıştır ve tanrıya yakarışta bulunmuşlardır.
İnsanlığın gelişmişlik sürecine baktığımızda toplumlar sığınıcı aramışlar, güneşe, aya, bazı hayvanlara, kendi yaptıkları putlara, kuşlara, ateşe inanarak yaşamlarının daha güvenli, huzurlu geçmesi için dua etmişlerdir.
Eski toplumlarda gelişme çok yavaş olduğundan, iletişim olanakları olmadığından, okuma yazma kültürü olmadığından, ulaşım imkanlarının olmayışından kendi kendilerine içgüdü sayesinde tanrıya ulaşma imkanları aramışlardır, O insanlar da anlamışlardırki bir yaratıcı olmadan hiç bir imkan sağlanamaz.
Bütün imkanların yaratıcı tarafından sunulduğunu ve yönetildiğini kabul etmişlerdir.
Toplumların gelişmesi ile güneşin, ayın, ateşin, putların yaratıcı olmadığı anlaşılmaya başlanmıştır.
Gözlerimizi kapatarak kendimizin nasıl varolduğunu, tabiatin, hayvanların, balıkların nasıl doğup büyüdüklerini nasıl yaşlanıp öldüklerini düşünelim.
Nekadar büyük bir gücün bizleri yönlendirdiğini iyiyi, kötüyü gösterdiğini düşünerek bizleri yaratana şükür ve dua edelim.
İnsan beyni geliştikçe yaşam daha iyiye gitmekte, daha rahat olmaktadır.
İnsanların kainatta rahat ve kolay yaşıyabilmeleri için ilk çağlardan itibaren icat denen oluşumlar insanların hizmetine sunulmuştur.
O dönemlerde insanlar doğa ile başbaşa, hiç bir alet ve yapacak hiçbir şeyin olmadığı, konuşma ve iletişimin olmadığı guruplar halinde yaşamışlardır.
Zamanla konuşma, barınma, içgüdüleri gelişerek yaşam şekillenmeye başlamış, ateş icat edilmiş, ateşin nasıl ve nerelerde kullanılacağı içgüdü vasıtaları ile oluşturulmuş, avlanma şekilleri ve imkanları bulunmuş, daha sayabileceğimiz birçok icat ve imkanlar sayesinde insanoğlu yaşamını geliştirerek bu günlere gelinmiş.

no comment
10
Kas

G NOKTASI BÜYÜTME

Posted by: admin
in Estetik Haberleri, Estetik Ameliyatlar, Estetik Site Haberleri, Estetik Plastik Cerrahi, Rekonstrüktif Cerrahi

Kadınların çoğunda cinsellikte duyarlı olan yer klitoristir ve en güçlü orgazm klitorisin uyarılmasıyla ortaya çıkar. Kadının diğer cinsel olarak duyarlı bölgeleri memeler, meme uçları, iç dudaklar ve vajinadır. Vajina içinde ise en duyarlı bölge G noktasıdır. G noktası kadınların az bilinen cinsel sırlarından, geçtiğimiz yüzyılın da en önemli keşiflerinden biridir. Alman jinekolog Dr. Ernest Grafenberg tarafından adı konulan bu nokta, daha doğrusu bölgenin, orgazm açısından kadının en hassas bölgelerinden biri olduğu düşünülmektedir. Dr. Grafenberg, cinsel ilişki sırasında, bu bölgenin uyarıldığında kabardığını, bu şekilde kadının cinsel ilişkiden aldığı zevkin de arttığını keşfetti ve bu keşfini 1950 yılında International Journal of Sexology dergisinde yayınladı. Kadınların birçoğu bu noktadan vaginanın diğer bölümlerine oranla daha fazla zevk alırlar. G noktası Alman seksolog Grafenberg tarafından ilk kez tarif edildiği için adına G noktası denilen ve kadının vajinasının yaklaşık 3-4 cm içerisinde, bazen elle fark edilebilen, süngersi bir his veren 1-2 cm çapında, diğer yerlerden daha sert hissedilebilen bir bölgedir. Ancak G noktasının yeri halen bir tartışma konusudur. Çünkü G noktasının yeri kadından kadına da hafif farklılıklar gösterebilmektedir. G noktası olarak adlandırılan anatomik bölge, kadınların büyük bir çoğunluğunda vardır ve bu bölgeye birkaç dakika boyunca aralıksız masaj yapıldığında sürecin çok yoğun bir orgazm ile sonuçlandığı kabul edilmektedir. Bu orgazmın, klitoral orgazmdan çok daha farklı ve daha yoğun olduğu ifade ediliyor. Her iki orgazm türünün beyinle sinirsel bağlantıları da farklıdır. G noktası olarak bilinen bölgenin uyarılabilmesi için, kadının cinsel yönden uyarılmış ve istekli olması gerekmektedir, aksi takdirde bu bölgenin hassasiyetinde her zaman için artış olmayabilir. Cinsel ilişki öncesi G noktasının uyarılması hormonal metabolizmayı hareketlendirir, beyinde yoğun bir cinsellik yaşanmasına neden olur, kalp hızında artma, sıcaklık duygusu ve solunumun hızlanması gözlenir. Yani iyi ve kaliteli bir orgazmın arkasında anlayış, sabır ve uyum kadar G noktasının uyarılması da yatmaktadır. G noktası birkaç cm büyüklüğündedir ve bu bölgeden cinsel ilişki sırasında PDE-5 adlı bir protein salgılanır. Bu nedenle PDE-5 protein salgısı fazla ve skene bezleri ise büyük olan kadınlar daha kolay orgazm olurlar.

Cinsel ikişki sırasında penis pozisyon gereği G noktasını daha az uyarır ve östrojen hormunun etkisi ile vajina tavanı kalınlaşır ise, bu durum G noktasının yavaş yavaş silinmesine ve dolayısıyla uyarılmasında azalmaya neden olur, zamanla da yavaş yavaş ortadan kaybolabilir. Bu gibi durumlarda G noktasının vajina içinde daha dolgun, daha kabarık, daha çıkıntılı hale getirilmesi, penisle olan sürtünmesini kuvvetlendireceği için, uyarılmasını da kolaylaştırarak cinsel ilişkiden alınan zevki daha da arttırır.

ABD’de hızla yaygınlaşan ve yurdumuzda da uygulanmaya başlanan G shot yani G noktası büyütme işlemi, cinsel ilişkiden yeterince zevk alamayan ya da normal zevk alıp da daha fazla zevk almak isteyen tüm kadınlarda uygulanabilir. G noktası büyütme işlemi, lokal anestezi altında, G noktasının olduğu bölgeye dermal injeksiyon şeklinde uygulanır. Uygulama yaklaşık 10 dakika sürer ve hastanede yatmayı gerektirmez. G noktası büyütme işleminden hemen sonra kişi normal hayatını sürdürmeye devam edebilir, hatta aynı günün akşamı cinsel ilişkiye bile girebilir. G noktası büyütme işleminin etki süresi yaklaşık 6 ay kadar sürmektedir. ABD’de yapılan bir çalışmada, G shot uygulanan kadınların % 85’inin, uygulamadan yarar gördüğü tesbit edilmiştir.

no comment
10
Kas

DIŞ DUDAK ESTETİĞİ - VULVA ESTETİĞİ - VULVOPLASTİ

Posted by: admin
in Estetik Haberleri, Estetik Operasyonlar, Estetik Ameliyatlar, Estetik Site Haberleri

Kadın dış genital organlarında doğuştan olan şekil bozuklukları ya da hayatın ileri yaşlarında ortaya çıkan fizyolojik değişiklikler, bir çok kadında rahatsızlığa, mutsuzluğa ve komplekse yol açmaktadır. Bu durum, cinsel hayatı bozmakta ya da kadının cinsel ilişkiye girmesine engel olmaktadır. Dış dudaklar ( labium majus ) ya da büyük dudaklar, kadın cinsel organının yani vulvanın dışarıdan bakıldığında görünen bölümünü oluşturmaktadır. Dış dudakların şekli, büyüklüğü ve dolgunluğu, vulva estetiğini etkileyen önemli faktörlerdir. Bazı genç kadınlarda bu dış anatomik yapıların bir kısmı hiç gelişmemiş, az gelişmiş, asimetrik olarak gelişmiş ya da fazla gelişmiş olarak bulunabilir.

Vulva yani dış dudakların estetik görünümü ile ilgili olarak en sık rastlanan problemler ya aşırı dolgun olması ya da yeterince dolgun olmamasıdır. Fazla dolgun olması doğuştan olan yapısal gelişimle ilgilidir. Dış dudakların dolgunluğuyla birlikte bazen genital bölgenin üzerindeki kasıklar arasında kalan üçgen şeklindeki pubis bölgesi de dolgun olabilir. Pubis bölgesinin dolgunluğu özellikle bikini giyildiğinde kendini gösteren, estetik olmayan kötü bir görünüm oluşturur. Büyük dudakların dolgunluğu, genital bölgenin aşırı terlemesine, terlemeye bağlı olarak kötü kokmasına, vagina salgılarının birikerek mantar infeksiyonlarına zemin hazırlaması gibi sağlık problemlerine neden olduğu gibi kadının erkek karşısında kendini kötü hissetmesi gibi psikolojik problemlere de neden olabilir. Diğer taraftan kadının kıyafet seçiminde de kısıtlama oluşturması, dilediği şekilde bikini, pantolon ya da iç çamaşırı giyememesi de ayrı bir sorun teşkil etmektedir. Dolgun olan büyük dudaklar, lokal anestezi altında uyuşturularak ya da gerekirse genel anestezi altında, içeride dolgunluğa neden olan yağ dokusu ya liposuction uygulanarak azaltılır ya da deride de fazlalıklar varsa fazlalık deri ile birlikte kesilerek küçültülebilir. Pubis bölgesinde de dolgunluk varsa bu bölgeye liposuction uygulanabilir. Cinsel organ estetiği, estetik dış dudak küçültme ameliyatları, bu tür şikayetleri hisseden ve ergenlik döneminin bitmesiyle genital organların şekillenme süreci tamamlanmış olan her kadında uygulanabilir. Estetik dış dudak küçültme operasyonu çocuk doğurmuş ya da doğurmamış, o güne kadar cinsel ilişkiye girmiş ya da girmemiş her kadına uygulanabilir. Kızlık zarı vaginanın girişinde olduğu, dış dudaklar vajinanın dışında kaldığı için bu işlem kızlık zarına zarar vermez. Estetik vulva ameliyatları, hamile kalmaya, hamileliğin sonunda normal doğum yapmaya, cinsel ilişkiye girmeye ve orgazma herhangi bir engel oluşturmaz. Büyük dudak estetiği ameliyatı yaklaşık 1 saat sürer. Ağrılı bir işlem değildir. Kişi aynı gün normal hayatını sürdürebilecek derecede iyileşebilir. Tek başına liposuction işlemi uygulanmışsa deri üzerinde 1-2 mm lik kesikler 1 hafta içinde kendi kendine iyileşir. Deri ile birlikte yağ dokusu küçültülmüş ise kendi kendine eriyen dikişler ile kapatılır ve ayrıca dikiş almaya gerek yoktur. Yara yaklaşık 7-10 gün içinde iyileşir. Genital bölgenin temiz tutulması dışında özel bir bakım gerektirmez. 2-3 haftalık iyileşme süresinin ardından cinsel hayata dönülebilir. Aktif cinsel hayatın başlamadığı dönem öncesi genç kızda yapılması son derece basit ve iyileşmesi zaman almayan dış genital organların ihtiyaca göre küçültülmesi, yeniden yapılandırılması cinsel hayat öncesi özgüven kazanılmasını sağlayarak vajinusmus gibi cinsel hayatında problem yaratabilecek kadının korkulu rüyalarını sona erdirir.

Dış dudakların dolgunluğunu yitirmesi ise yaşın ilerlemesi sonucu yağ dokusunun azalmasına bağlı olarak ortaya çıkar. Yağ dokusunun azalması dış dudaklara oldukça zayıf bir görünüm verir. Dış dudakların küçük ve zayıf olması bazen doğuştan olan yapısal gelişimle de ilgili olabilir. Vücudun diğer bölgelerinden alınan bir miktar yağ, dudaklar içine transfer edilerek dolgu işlemi uygulanabilir. Yağlar, vücutta yağ fazlalığı olan herhangi bir bölgeden yağ alma ( liposuction - yağ emme ) işlemi uygulanarak alınabilir. Dolgu için yeterli olacak miktarda alınan yağlar, dudaklar içine injeksiyon yöntemi uygulanarak doldurulur. İşlem ortalama 1 saat kadar sürer, lokal ya da genel anestezi altında yapılabilir. Ağrılı bir ameliyat değildir. Kişi aynı gün normal hayatını sürdürebilecek derecede iyileşebilir. Genital bölgenin temiz tutulması dışında özel bir bakım gerektirmez. 10-15 günlük iyileşme süresinin ardından cinsel hayata dönülebilir.

Genital organ estetiği ve estetik vulva operasyonları bu problemlerin ortadan kalkışı ile kişinin kendine özgüvenini yerine getirir, cinsel ilişkide konsantrasyonu bozulmaz ve sonuçta aldığı zevki ve tatmini arttırır. Bunların yanı sıra sıkı pantolon, bikini gibi dilediği kıyafetleri giyme özgürlüğünü vererek, havuz ya da denize girme gibi sosyal ortamlarda da ayrıca rahatlık sağlamaktadır.

no comment
10
Kas

JİNEKOMASTİ

Posted by: admin
in Estetik Haberleri, Estetik Operasyonlar, Estetik Ameliyatlar, Estetik Site Haberleri

Erkeklerde, kadınsı tipte göğüslerin normalden daha büyük olması haline jinekomasti denir. Erkeklerde de meme başı altında az miktarda meme dokusu vardır, jinekomastide bu doku genişlip, büyüyerek ve kadın memesine benzer bir hal alır. Hastalarda psikolojik strese neden olan jinekomasti bazı ilaçların yan etkisi olarak ya da hormonal bozukluklara bağlı olarak ortaya çıkabilir. 10-16 yaşları arasındaki erkek çocuklarda %40′a varan oranlarda görülebilir, %65 ile en yüksek oranda görülme dönemi, erkeklerin boyca büyüme hızının en yüksek değeri ile hemen hemen eş zamanlıdır. Yapılan araştırmalarda jinekomastinin, hastaların %27’sinde bir yıl, %7.7’sinde ise iki yıl sürdüğü, yetişkinlik çağında ise %4′ünde devam ettiği gözlenmiş olup, ergenlik döneminde erkeklerin %50-60 oranlarında görülür, 1-2 yıl kadar devam edip %75′i iki yılda, %90′ı üç yılda tamamen kaybolur. Bunun nedeni ise ergenlik döneminde hormonal dengede oluşan değişiklikler meme dokusunda büyümeye yol açarken, belli bir sürede bu denge tekrar kurulduğunda meme dokusu kendiliğinden düzelir. Yaşlılık döneminde ise yaşın ilerlemesi ile vücuttaki hormon dengelerinin değişmesiyle, vücutta yağ oranının artması sonucu meme kitlesinde de artış gözlenebilir.

Meme büyümesinin normal olarak kabul edildiği üç yaşam dönemi mevcuttur: Yenidoğan dönemi, ergenlik dönemi ve ileri yaşlılık dönemi. Bu dönemlerin tümünde jinekomasti oluşmasının asıl nedeni kanda dolaşan kadınlık hormonunun erkeklik hormonundan fazla miktarda bulunmasıdır. Yenidoğan dönemindeki jinekomastinin, nedeni, bebek anne karnındayken anneden geçen kadınlık hormonunun, erkek bebek kanında yüksek miktarda bulunmasıdır. Ergenlik çağında kadınlık hormon düzeyi erkeklik hormonuna göre nispeten daha yüksek olabilir. Yaşlılıkta ise erkeklerde erkeklik hormonu düzeyi düşer, bu da kadınlık hormonunun göreceli olarak daha fazla olmasına yol açar.

Meme 2 ana dokudan oluşur: Yağ dokusu ve meme bezleri. Jinekomastide bu dokulardaki artışa göre sınıflanıp tedavi yöntemi belirlenir. Glandüler tip olarak adlandırılan jinekomastide, büyüme, meme bezlerinden kaynaklanır. Adipoz tip olarak adlandırılan jinekomastide ise yağ dokusunda bir artışa bağlı büyüme olur. Hem yağ dokusunun, hem meme bezlerinin bir arada büyüdüğü tip ise bileşik tip olarak adlandırılır.

no comment
10
Kas

GÖĞÜS KÜÇÜLTME AMELİYATLARI

Posted by: admin
in Estetik Haberleri, Estetik Ameliyatlar, Estetik Site Haberleri

Göğüs tarihte doğurganlığın sembolü olarak kabul edilmektedir. Tarih öncesi dönemlerde yapılmış olan estetik kadın figürleri ve heykellerde göğüsler her zaman vurgulanmıştır. Hatta çocuk yapma ve annelikle özdeşleşen tarihsel öneme sahip tanrılar da vardır. Memeler çocukların beslenmesinde çok önemli role sahip olop, aynı zamanda da ikincil cinsel karakterleri temsil eder. Çoğu kültürde göğüsler gizlenecek şekilde bir giyim tarzı benimsenirken bazı kültürlerde tamamen açıkta bırakılır. Bu karakteristiklerinden dolayı tüm toplumlarda farklı bir bakış açısı vardır. Ancak göğüs büyüklüğü gerek genetik gerekse diğer nedenlerden dolayı kabul edilen normal büyüklüğe ulaşamayabilir ya da normal sınırların üzerinde olabilir. Bu durum kişileri hem psikolojik hem de sosyal olarak baskı altında tutar, kişilerin kendilerine güveni azalır ve ikili ilişkilerde olumsuzluklara da neden olabilir.
Göğüs ölçüleri neredeyse milyonlarca kadının kabusudur.

Kadınların büyük çoğunluğu, göğüs yapılarının küçük olmasından şikayetçidir. Özellikle erkeklerin dolgun göğüs takıntısı kadınları silikon taktırmaya iterken, büyük göğüs olmasının da dezavantajları azımsanamaz. Büyük ve sarkık göğüs kadınlarda ciddi problemler oluşturur ve çoğu da hayatından memnun değildir. Göğüslerin normalden daha büyük ve ağır olması, kadının estetik ve fiziki görüntüsünü bozmasının yanı sıra boyun, sırt ve omuz ağrılarına, normal dik duruş pozisyonunun bozulmasıyla kamburlaşmaya, göğüs ile karın cildinin temas eden yüzeyinin aşırı terlemesi ile pişik oluşmasına ve mantar infeksiyonlarına, sütyen askılarının omuz üzerinde derin izler bırakmasına sebep olur. Göğüslerin büyük olması, hareket kısıtlılığıyla birlikte kıyafet seçiminde ve beğenisinde hissedilen sıkıntılar, göğüs büyüklüğünü gizleme çabaları gibi sosyal problemleri de beraberinde getirir. Tüm bunların yanı sıra iri ve dolgun göğüslü kadınların psikolojik problemleri de vardır. “Ne giysem bana yakışmıyor” diyerek göğüslerini takıntı yapan kadınlar, göğüslerinin normalden büyük olmasından dolayı bakışların kendi üzerlerinde toplanmasından da rahatsız olurlar. Büyük göğüsleri gizlemek, ağırlığını taşımak, uygun beden sütyen ve kıyafet bulmak, terleme yapması, tek tek ele alınınca basit şikayetler gibi görünse de, hepsi bir araya geldiğinde kabusa dönüşebilir.

Göğüsleriniz büyükse… Asla dar tişört giyemezsiniz. Bedeninize uygun kıyafet ve sütyen bulabilmek için mağaza mağaza dolaşırsınız. Bulabilirseniz şanslısınız. Dantelli, seksi iç çamaşırlarına sadece bakmakla yetinirsiniz. Rahat hareket edemezsiniz, sallandıkları zaman hızlı yürüyemez, koşamaz, dans edemezsiniz. En yakın dostunuzun düğününde göbek atamazsınız. Her pozisyonda rahat uyuyamazsınız. Banyo yapamadığınız günler bir şişe deodorant kullanmak zorunda kalırsınız. Yerçekiminden nefret edersiniz. Ayna karşısına geçmek size en büyük işkencedir. Yerden bir şey almak için eğilemezsiniz. En sevdiğinize sıkıca sarılamazsınız, aranızda büyük engel vardır. Sonuçta göğsünüzün yarısını koparıp atmak gelir içinizden.

Peki bunun çaresi ne? Siz de büyük memelerden şikayetçiyseniz ve bunu bir sorun haline getirmişseniz, kendinizi modern estetik cerrahinin yeniliklerine bırakabilirsiniz. Yapılan estetik göğüs küçültme ameliyatları sayesinde artık kadınlar istediği göğüs ölçüsüne ulaşabilmektedir. Böylelikle hem komplekslerinden, hem büyük meme nedeniyle çektikleri fiziksel sıkıntılardan, hem de diledikleri kıyafeti giyememe derdinden kurtulur, sosyal hayatın stresini daha az hissederek, günlük yaşam kalitesi ve iş hayatındaki başarısını arttırır. Kadının iş hayatındaki konumunun daha aktif hale gelmesi, sportif faaliyetlerin yaygınlaşması, dünyadaki göğüs büyüklüğünde tercih edilen ölçülerin de yıllar içinde giderek küçülmesine neden oldu. Bir zamanlar büyük göğüs modaydı. Trend doğallık yönünde gelişince büyük göğüs ölçülerinin yerini normal göğüs ölçüleri aldı. Bugün için, kadın vücudunun estetik hatlarını vurgulayacak şekilde, beden yapısı ile uyumlu göğüs ölçüleri ideal göğüs büyüklüğü olarak kabul edilmektedir.

no comment
10
Kas

GÖĞÜS DİKLEŞTİRME AMELİYATLARI - MASTOPEKSİ

Posted by: admin
in Estetik Haberleri, Estetik Operasyonlar, Estetik Site Haberleri

Tüm kadınlar göğüslerinin diri ve dik olmasını ister. Ancak yerçekimi, hamilelik ve emzirme göğüslerin en büyük düşmanıdır. Göğüslerde meydana gelen sarkma, yumuşaklık ve deformasyon bayanların en çok hassas oldukları konuların başında gelir. Yapısında kas içermeyen tamamen yağ ve süt bezlerinden oluşan göğüsler zamanla yer çekimi, yaşlanma, sık kilo alıp verme, doğum, emzirme, yanlış sütyen kullanımı gibi nedenlerle eski diri ve dik görünümlerini yitirebilir, içi boşalarak ya da derisi aşırı derecede bollaşarak, sarkmaya neden olabilir.

Gevşek, sarkık ve sönük göğüsler, kadının güzelliğine gölge düşürür, bu durum bir komplekse dönüşerek kişilik meselesi haline de gelebilir. Göğüsleri daha dik ve dolgun gösteren tipte sütyenler de vardır. Bu tip sütyenleri kullanarak ya da uygun kıyafetler ile içerideki problem dışarıya yansıtılmayabilir. Ancak bu mevcut problemi çözmez, sadece maskelemeye yarar. Oysa açık bir gece elbisesi ya da bikini giyilmesi gerektiğinde ya da yatak odasında göğüsleri maskelemek de mümkün olmaz.

Hamilelik kadın hayatının doğasında yer alan ve insan neslinin devamlılığı açısından kaçınılmaz bir olaydır. Hamileliğin ilk aylarında hormonal değişikliklerle göğüsler büyür ve süt üretimi için bir hazırlık başlar. Doğumun ardından emzirme dönemi boyunca süt üretimi ile memeler sürekli dolup boşalır. Emzirme sona erdiğinde ise içi boşalan sönük bir balona benzer. Memeyi saran deri küçülmeye uyum gösteremez, deri bol kalınca meme yer çekiminin etkisine yenik düşerek sarkmaya başlar.

Zaman zaman hamileliğe bağlı olmaksızın aşırı kilo alıp vermeler de göğüslerin sarkmasına neden olur. Çoğu kadının kaderinde var olan bu durum, sonuçta estetik açıdan kadınların huzursuz olmasına neden olarak, çözüm arayışlarına iter. Estetik göğüs dikleştirme ya da toparlama ameliyatı ile, dikliğini ve diriliğini yitirmiş memelere daha genç ve diri bir görünüm kazandırmak mümkündür. Eski durumunuza kıyasla büyük ölçüde değişiklik oluşturabilecek nitelikteki bu girişimler, sadece göğüslerin görünümünü düzeltmekle kalmaz, psikolojik durumunuzu da etkileyerek hem kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlar, hem de kendinize olan güveninizi arttırır.

no comment
7
Eyl

Yepyeni Bir Vücut

Posted by: admin
in Estetik Haberleri, Estetik Site Haberleri

Vücüdunuzu istenilen şekle sokmak hayal değil….Tepeden tırnağa kadar yenilenmeniz mümkündür.İlk önce bedeninizi yeniden gözden geçirmelisiniz… Hareketsiz bir yaşam ve kilo alıp vermeler ile cildinizde gevşemeler oluşur.Yaşlarda ilerledikçede elastikiyetsiz bir deriniz oluşuyor.Size özel seanslara girerek on senasda cildinizi sıkılaştırmanız mümkündür..Cildinizin hamur gibi oynadığını yada kıvrıldığını görürseniz bunu anlayabilirsiniz..

Selülit sorunları ise kiloyla alakasızdır ve herkesde görülebilir.. Yağ hücrelerinin zarar görmesiyle estetik görünümünüzü etkiler.Çoğu kadının ortak sorunudur. Ergenlik gebelik vede menopoz gibi durumlarda daha da çok çıkıyor ve genetik yapı durumunuza göre ve kullandığınız ilaçlara göre değişebiliyor.

Cildin,izin kas ve yağ durumunu göz önüne alarak size özel selülit tedavisi uygulanabilir…Tabi spor diyet ve masajlarda uygulamanız yararınıza olacaktır.

Mezoterapi ile bir ilacın iğneler ile zerk etme yöntemidir. Selülitlerden başka yüzdeki kırışıklıklarada uygulanır ve bacaklardan kollara kadar yağ ve sıvı birikmeleride böbrekler ile atılır.Her hafta on beş dakikada on seans kadar uygulanabilir.

Lenf akımı ve kan dolaşım sistgeminin düzene girmesi yönteminide seçebilirsiniz..Dokulardaki ödemleri çözmek için kullanılır ve de özel bir çorapla birlikde vucudunuza uygulanır…Yarım saatlik onbeş seans sonunda etkisini görebilirsiniz..

Selülit sorunlarında bir diger tedavi yoluda  karın bacak ve kalçadaki sarkmaların giderilmesidir..Kaslarınızıjn güçlendirilmesi şeklinde uygulanır vede kaslar sıkılaşır daha gergin bir cildiniz olur.Haftada üç defa  otuz dakika seanslar sonucunda toplamda on beş seans sürüyor.

Ses dalgaları ile selülitlerin parçalanması tedaviside ultrasondur.. Jel sürülen cildinizin üzerine konan dalga cihazları yağları parçalıyor ve incelme sağlıyor… Buda yirmi dakika sürer ve gerekli muayanelerden sonra uygulanabilir..

İşte size kendinizi kontrol etmek için yöntemler :

- Uzmanlar selüliti görünüm açısından 1.,2.,3.ve 4. derece olmak üzere 4 gruba ayırıyor.1.ve 2. derece selülitler yeni oluşmaya başladığı için yapılan işlemlere kısa sürede cevap veriyor. 3.ve 4.grup selülitler ise uzun süreden beri oluşumunu tamamladıkları için biraz daha sabır gerektiriyor.
- Lavinia Estetik ve Zayıflama Merkezi’nden Mine Ülgezer, ‘Selülit bakımında hiçbir cerrahi müdahale uygulamadan son teknoloji ürünü bilgisayar programlı cihazlar kullanarak tamamen kişiye özel programlar uygulanabiliyor’ diyor.
- Selülitleriniz varsa, bunu üst bacak dokunuzu parmaklarınız arasında sıkıştırdığınız zaman rahatça görebilirsiniz. Sıkıştırma işlemini yaptığınızda doku eğer altında birçok tanecikler varmış gibi girintili çıkıntılı bir görüntü alıyorsa, selülitleriniz var demektir.
- Yapılması gereken ilk işlem daha çok kalça, üst bacak, bacak içleri, diz, karın ve üst kollarda oluşma eğiliminde olan selülitin derecesini belirlemek ve kişide selülitle beraber aynı zamanda lokal ya da genel kilo fazlalığı olup olmadığını tespit etmektir.

no comment
7
Eyl

Güzel Bir Burun İstiyorsanız

Posted by: admin
in Estetik Haberleri, Estetik Site Haberleri

Burun bakışlarımız için önemlidir.Güzel bir burun her zaman size doğal görünüm kazandırır. Bazen burunu küçültmek yerine büyültmek gerekir ki bu gibi durumlarda kalıcı bir dolguyla ameliyatsız bir biçimde burun estetik işlemi uygulanır.

Bu dolgu işlemi problemli hastalara uygulanabildiği gibi önceden burun operasyonu geçirenlerede uygulanabilmektedir.Çünkü daha önceden geçirdiği burun estetiği sonrasında burunda çökme yada bir takım bazı değişiklikler oluşabilir.Burunla dudak açısı gibi düzenlemelerde yapılır.Fakat bu gibi durumlarda iz kalması olabileceği için hastalar daha çok dolgu işlemini tercih edebilirler.Bu suretle geçici veyahutta kalıcı dolgu maddeleri uygulanabilir.

no comment
2
Tem

Erkeklerde Göğüs Estetiği

Posted by: admin
in Estetik Haberleri, Estetik Operasyonlar, Estetik Ameliyatlar, Estetik Site Haberleri

Meme dokusu erkek ya da kadında iki farklı dokudan oluşmaktadır. Bunlar normal meme dokusu ve yağ dokusudur. Bu dokuların oranları kişiden kişiye değişiklik göstermektedir. Jinekomasti her ne kadar normal meme dokusunun büyümesi olarak anlaşılsa da gerçekte hem meme hem de yağ dokusunun artışı ile meydana geldiği bilinmektedir.
Bu durum doğum esnasında ortaya çıksa da asıl ana sebep ergenlik dönemidir. Bazı çalışmalar 14-15 yaşlarında ki gençlerden % 65’nin jinekomastili olduğunu ancak 2-3 yıl sonra yani 18’li yaşlarda bu oranın % 8’lere düştüğünü ortaya koymaktadır. Yaşın artması ile birlikte bu oran % 30’lara kadar çıkmaktadır. Jinkomastinin nedeni tam olarak bilinmese de dolaşımdaki hormonların doku üzerindeki etkilerinden kaynaklandığı şüphesizdir.
Bu durum büyük olasılıkla normal fiziksel bulgularla birliktedir. Çok nadir olarak bazı ilaç kullanımından ya da bazı organ hastalıklarında ortaya çıkabilmektedir.
Liposuctionın bulunuşu bu rahatsızlığın tedavisinde devrim yaratmıştır. Bundan önce dokuyu almak için cerrahi eksizyon uygulanırken liposuction ile yapılacak 2-3 cm bir kesi ile memenin hacminin küçültülmesi mümkündür.

no comment
2
Tem

Göz Kapağı Estetik Operasyonları

Posted by: admin
in Estetik Haberleri, Estetik Operasyonlar, Estetik Site Haberleri

GÖZ KAPAGI ESTETIGI ISLEMI NEDIR?
Göz ve göz çevresi yüze güzel görünüm veren önemli yapilardan bir tanesidir. Bu bölgenin güzelligi artmis cilt ve gözalti torbalarinin artmasi ile azalir. Bleferoplasti (göz kapagi ameliyati) artmis derinin alinmasi ve belirginlesmis göz torbalarinin küçültülmesine yönelik yapilan cerrahi bir girisimdir. Bu cerrahi girisim tek basina yapilabilecegi gibi yüze uygulanan diger estetik ameliyatlarla kombine edilebilir.
Normal yaslanma ile birlikte göz kapagi üzerindeki deri sarkar, üzerindeki çizgilenmeler artis gösterir ve göz torbalari belirginlesir.
Bu ameliyatla göz kapagi üzerindeki artmis deri ve gözalti torbalari düzeltilirken, tek basina bu ameliyatla gözün yan tarafindaki kaz ayaklarinin ortadan kaldirilmasi mümkün degildir. Kaz ayaklarinin ortadan kaldirilmasi için farkli bir cerrahi islem uygulamak gerekmektedir ( lazer, kas kaldirma ).
Uygun yapilmis bleferoplasti göz çevresine güzel ve genç bir görünüm kazandiracaktir.
Burada unutmamaniz gereken en önemli seylerden bir tanesi ameliyattan sonra sonuç hemen kendini göstermeyecektir. Sisligin ve yara iyilesmesini takiben gözkapaklari istenilen sekli alacaktir. Zaman sizin için geri alinabilir ancak durdurulamaz.

BU AMELIYAT IÇIN UYGUN MUYUM?
Göz kapaginda belirgin bir cilt artisi ile birlikte olan kirisikliklar, gözalti torbalari ve düsük göz kapagi olan saglikli kisiler bu ameliyati olabilirler. Sizin bu ameliyat için uygun olup olmadiginiz ve bu ameliyattan sonra elde edilecek sonucun sizleri ne kadar memnun edecegi sizinle klinigimizde yapilacak bir görüsme sonrasinda ortaya konabilir.

AMELIYAT NELERI IÇERMEKTEDIR?
Bu ameliyat üst göz kapaginda kirpiklerin yaklasik 1 cm. üzerinde cildin dogal çizgisi üzerinde alt göz kapaginda kirpiklerin hemen 1-2 mm altindan veya göz kapagi içerisinden yapilan bir kesi ile gerçeklestirilir. Bu ameliyatta amaç artmis deri ve yag dokusunun düzeltilmesine yöneliktir.

NE TÜR ANESTEZI UYGULANMAKTADIR?
Göz kapagi ameliyatlari tek basina yapiliyor ise hastaya verilen bir sakinlestirici ve lokal anestezi ile konforlu bir sekilde yapilabilmektedir. Kisi arzu ettigi takdirde bu ameliyatlarin genel anestezi altinda yapilmasi da mümkündür. Hangi yöntem kullanilirsa kullanilsin kisinin hastanede yatmasina gerek yoktur.

AMELIYAT SÜRESI NE KADARDIR?
Bu ameliyat yaklasik 1 ya da 1.5 saat sürmektedir.
OPERASYON AGRILIMIDIR?
Ameliyattan sonra göz kapagi üzerinde hafif agirlik ve agri olabilir, hafif agri kesicilerle agrinin giderilmesi mümkündür. Bazi kisilerde göz kapaginda uyusukluk meydana gelebilir. Böyle durumlarda uyusukluk birkaç hafta içerisinde normale dönecektir.

AMELIYATTAN SONRA NELER OLMAKTADIR?
Ameliyati takiben göz çevresinde degisen oranlarda sisme ve morarmalar olmaktadir. Çok nadir olarak yapilan kesilerden kan sizabilir. Göz üzerinde sislik ve morarmayi azaltmak amaci ile buz torbalari ile 3-4 saat süresince soguk uygulamasi yapilacaktir. Üst göz kapaginda ve alt göz kapaginda büyük bölümü cilt altinda kalan ve görülmeyen dikis olacaktir. Göz kapaginin yanlarinda küçük bantlar olacaktir.
Göz kapagi temizligi çok kibar bir sekilde yapilmalidir. Sislikler 10 günde belirgin oranda azalacaktir ancak morarmalar daha uzun sürede ortadan kalkacaktir. Basin ve gövdenin yüksekte olacak sekilde yatilmasi ve soguk uygulama yapilmasi sisme ve morluklarin olusmasini azaltacaktir.

YARA IZI NASIL OLMAKTADIR?
Yapilan cerrahi islem nedeniyle yara izi kaçinilmazdir. Gözkapagi ameliyatindan sonra olusan izlerin belirgin olmadigini söylemek dogru olur. Bu nedenle yara izinden dolayi endiselenmek yersizdir.

AMELIYAT ESNASINDA VE SONRASINDA NE GIBI PROBLEMLERLE KARSILASABILIRIM?
Tüm cerrahi girisimler gibi göz kapagi estetigi de bazi riskler tasimaktadir. Ameliyat tecrübeli bir plastik cerrah tarafindan ve titizlikle yapildiginda riskler en aza indirgenir. Kisilerin anatomisi, fiziksel reaksiyonlari ve dokularinin iyilesmeye verdigi cevap farkli oldugundan sonuçlari tam olarak söylemek mümkün olmasa da uygun kisilerde yapilacak ameliyatlar yüz güldürücüdür.
NORMALE NE KADAR SÜRE IÇERISINDE DÖNEBILIRIM?
Ameliyattan 2-3 gün sonra kolaylikla kitap okur ve televizyon izleyebilir hale gelebilirsiniz. Ameliyattan sonra 2-3 hafta boyunca kontakt lens kullanimindan kaçinmalisiniz. 7-10 gün içerisinde ise gidebilecek hale gelebilirsiniz. Hafif bir makyaj ile morarmis bölgeler gizlenecek duruma gelebilir. Bir kaç hafta boyunca göz günes isigi ve rüzgara hassas olacaktir bu süre içerisinde günes gözlügü ve günes kremleri kullanmaniz faydali olacaktir.

no comment
2
Tem

Yüz Germe Estetik Opersayonları

Posted by: admin
in Estetik Haberleri, Estetik Operasyonlar, Estetik Site Haberleri

Yaşlanma ile birlikte yerçekiminin etkisi, deride elastik liflerin azalması, güneşin etkisi ile deride kırışıklıklar ve sarkmalar meydana gelmektedir. Burun ve ağız arasında derin çizgiler oluşur.
Yüz germe ameliyatı yaşlanma ile meydana gelen cilt sarkıklığını ve derin çizgileri ortadan kaldırmak için yapılan cerrahi bir girişimdir. Bu işlem esnasında deri ve altındaki dokular gerilir. Gerektiğinde bu ameliyat ile birlikte genellikle göz kapağı, alın germe ve çene altı sarkıklığı için diğer ameliyatlarda yapılabilmektedir. Eğer sonuçta aceleci davranmaz iseniz bu ameliyattan yarar göreceğinizi söylemek mümkündür. Bu ameliyat sonrasında yüz görünümünde olumlu gelişmeler sağlayacaktır. Ancak unutulmaması gereken bu ameliyat yaşlanmayı durdurmaz sadece zamanı sizin için bir süre geri alır.

BU AMELİYAT İÇİN UYGUN BİR ADAY MIYIM?
Bu ameliyat için en iyi adaylar boynunda ve yüzünde sarkmalar olmasına karşılık cildi nispeten elastikiyetini koruyan kişilerdir. Bu ameliyatları olmak isteyenler genelde 40 yaş üstü kişilerdir. Yüz germe büyük bir ameliyat olmasına rağmen korkulacak bir ameliyat değildir. Unutulmamalıdır ki yüz germe ameliyatı tüm çizgilerinizi ortada kaldırmaya yeterli değildir. Özellikle dudak üzerindeki çizgilerde yetersiz kalacaktır buralar için ek girişimler gerekebilir. Bu ameliyat asla yaşlanmayı durdurmaz sadece sizin için zamanı bir süre geri alacaktır.
Görüşme esnasında bu ameliyatı olumsuz etkileyecek tüm faktörler gözden geçirilerek sizin için en iyi ve etkin sonuç elde edilmeye çalışılacaktır. Sigara içiyorsanız bunun yara iyileşmesini olumsuz etkileyeceğini söylemek doğru olacaktır. Sigara kan damarlarını daralttığından dokuya giden kan miktarı azalacak ve bu yüzden yara iyileşmesi geç ve bazen de problemli olabilecektir. İyi ve problemsiz bir yara iyileşmesi için ameliyattan en az 2 haftadan önce sigarayı bırakmakta yarar vardır. Kanamayı arttıracağından aspirin ya da benzeri ağrı kesicilerin 1 hafta öncede kesilmesi gerekmektedir

FARKLI YÜZ GERME ÇEŞİTLERİ VARMIDIR?
Yıllarca sadece cildin gerilmesini içeren klasik yüz germe ameliyatları uygulanmıştır. Ancak günümüzde esas olan cilt ve cilt altı dokunun gerilmesidir.

YÜZ GERİLDİKTEN SONRA ETKİSİ NE KADAR SÜRER?
Kişilerin farklı deri yapısı ve elastikiyeti olması nedeniyle ameliyatın ne kadar süre ile yarar sağlayacağını söylemek mümkün değildir. Ameliyattan sonra yüz tüm insanlarda olduğu gibi yaşlanmaya devam edecektir.

OPERASYON NELERİ İÇERMEKTEDİR?
Çok az farklılık olmasına rağmen erkek ve bayanlara uygulanan yöntem hemen hemen aynıdır. İz yerleri favorilerin hemen önünden başlamakta kulak önünden devam etmekte ve kulak arkasında sona ermektedir. İzler kulak önünde kulak ve yüz cildinin kesiştiği noktada olmakta ve meydana gelen izi iyi bir şekilde gizlemektedir.
Cilt ve cilt altı yapı iki kat halinde hazırlanarak ayrı ayrı gerilmekte ve yüze en sağlıklı yeni görünümü verilmeye çalışılmaktadır.
Ameliyat esnasında kanama kontrol edilmekle birlikte olabilecek en küçük olumsuzluğu en aza indirgemek için her iki tarafa da dren tüpleri yerleştirilir.

NE TÜR ANESTEZİ UYGULANIR VE AMELİYAT SÜRESİ NE KADARDIR?
Yüz germe ameliyatı genel anestezi altında uygulanan cerrahi bir işlemdir. Cerrahi işlem sadece yüz germeyi içeriyorsa 4-5 saati almakta ancak gözkapağı, alın ve çene altı yağ alma işlemleri ile kombine ediliyorsa süre eklenen ameliyata göre uzayacaktır.

AMELİYATTAN SONRA NELER OLACAKTIR?

Ameliyattan sonra kulakların arkasından çıkan iki adet dren olacaktır. Bu dren 24-48 saat sonra yapılan kontrol sonucuna göre alınabilir. Ameliyatı takip eden günler içerisinde 4. günden itibaren hafif banyo yapılabilir. Yüzünüzde veya herhangi bir yerinizde alınacak dikiş materyali olmayacaktır.
Ameliyattan sonra başlangıçta ciltte uyuşukluk hissi mevcut olabilir. Duyunun tam olarak yeniden gelişmesi aylar alacaktır. Normalde bu süre 4-6 ay kadardır.

AMELİYATTAN HEMEN SONRA NELER MEYDANA GELMEKTEDİR?

Ameliyatı takiben yüzde değişen derecelerde şişme ve morarmalar olacaktır. Bu 3 hafta içerisinde ortadan kalkacaktır.

NASIL BİR YARA İZİ MEYDANA GELMEKTEDİR?
Kesi yapılan bölgelerde iz meydana gelecektir. İzler kulak hemen önünde ve arkasında gizleneceğinden pek göz önünde olmayacaktır. Bu iz ilk bir kaç ay hafif kızarık olacaktır. Kızarıklık zaman içerisinde ortadan kalkacaktır. Ancak izler hafif uzun saçta kolaylıkla gizlenebilmekte ve izlerin varlığı genelde rahatsızlık vermemektedir.

AMELİYAT SONRASI AĞRILIMIDIR?
Bu ameliyatı olan kişilerde çok ciddi rahatsızlık veren bir ağrı şikayeti olmamaktadır.

NE GİBİ PROBLEMLER YAŞAYABİLİRİM?

Karşılaşılabilecek en ciddi problem cildin altında kan birikmesidir. Ameliyat esnasında yerleştirilen drenler ile bu en aza indirgenmektedir.

NE KADAR SÜRE SONRA NORMAL DÖNEBİLİRİM?

Ameliyattan sonraki gün rahatlıkla ayağa kalkabilir ve ev içerisinde yürüyüş yapar hale gelebilirsiniz. Hafif yürüyüşler yararlı olacaktır. İlk hafta ev işlerinden uzakta durmakta fayda var. Bu ameliyatı olanların çoğunluğu iki hafta içerisinde işlerine dönebilmektedir.
Başlangıçta yüzünüz sizlere ilginç gelebilir. Mevcut şişme nedeniyle yüz mimikleri azalmış gibi görünebilir. İlk hafta kişi yeni görünümü ve oluşacak izler nedeniyle endişeli olabilir. Ancak 3. haftadan itibaren görünümünüz daha iyi olacaktır.

no comment
2
Tem

Dudak Kalınlaştırma Estetiği

Posted by: admin
in Estetik Haberleri, Estetik Operasyonlar, Estetik Site Haberleri, Medikal Estetik

Kırmızı dolgun dudaklar genç ve güzel görünmenin önemli bir parçasıdır. Bu nedenle dudakları daha dolgun hale getirmek birçok alternatif geliştirilmiştir.

DUDAK KALNLAŞTIRMA İÇİN UYGUNMUYUM?

Dudak operasyonu için uygunluğunuz ve sizin için en ideal yöntem sizinle yapılacak bir görüşme sonrasında ortaya konabilir. Bu görüşme esnasında dudaklarınızın anatomik yapısı ve yüzünüzün genel görünümü göz önüne alınarak uygun bir yöntem rahatlıkla ortaya konabilir.
Kollajen enjeksiyonu yaptırmak isteyen kişilerin hamile olmaması, otoimmun hastalığı ve allerjik bir bünyesinin olmaması gerekmektedir.

NE TÜR SEÇENEKLERİM VAR?

Dudak kalınlaştımak için uygulanan yöntemler:
1. Enjeksiyon ( kollajen, hylaform, Restylane, yağ enjeksiyonu vb) Kliniğimizde hyaluronik asit yada yağ enjeksiyonu tercih edilmektedir.

2. Cerrahi yöntemle kalınlaştırma ( alloderm, kişinin kendi dokusunu kullanma)

1. ENJEKSİYON

Dudak kalınlaştırma için uygulanan en kolay yöntemdir. Hazır solüsyonların dudağa enjekte edilmesi ile gerçekleştirilir ( kollajen, restylane, dermolive, artecol). Bunların etkileri geçicidir. Bu solüsyonların arasında etki süresi, allerjik olmaları açısından farklılık gösterebilmektedirler.

KOLLAJEN
Kollajen enjeksiyonu en basit uygulanan yöntemdir. Kollajen enjeksiyonu hemen cilt altına kolaylıkla enjekte edilen ve lokal anestezi gerektirmeyen bir uygulamadır. Sonuçlarını hemen görmek mümkündür. Kollajen uygulanan kişi aynı gün rahatlıkla sosyal ortama çıkabilir. Kollajen enjeksiyonu sizlere kalıcı bir sonuç sağlamaz etkisi geçicidir. Kollajen enjekte edildikten sonra vücut tarafından yıkılır ve 3-5 ay içerisinde emilir. Kesin süre kişiden kişiye değişmektedir. Kollajen etkisi kaybolduktan sonra yeniden uygulanabilmektedir. Bazı kişilerin kollajene karşı duyarlı olabileceğinden ve allerjik reaksiyon gelişebileceğinden kullanımdan önce test edilmelidir.

HYLAFORM
Hylaform akışkan ve elastik bir solüsyondur. Doğal olarak elde edilen hyaluronan içermektedir. Enjeksiyonu ve etkinliği kollajende olduğu gibidir. Hyloform kullanımdan önce test gerektirmemektedir.
Etkisi geçicidir.

RESTYLANE
Restylane hyaluronik asit içermektedir. Elde edilmesi insülin veya antibiyotik üretiminde kullanılan teknoloji ile olmaktadır. Ciltte uzun süre etkinlik sağlayacak şekilde geliştirilmiştir. Dudak kalınlaştırmada etkili yöntemlerden bir tanesidir. Etkinlik süresi kollajen ve hylaform kadardır. Kullanımdan önce test gerektirmemektir.

YAĞ ENJEKSİYONU
Yağ enjekte etmek için genelde kalça ve karın bölgesinden alınan yağlar kullanılmaktadır. Lokal anestezi altında alınan yağ hücreleri deri altına enjekte edilmektedir. Hareketsiz bölgelerde yağ hücrelerinin yaşama oranı yüksektir. Dudak hareketli olduğundan yağ hücrelerinin ancak % 20-50 si yaşamaktadır. Bu nedenle tekrar enjeksiyon yapmak ihtiyacı olabilme olasılığı vardır. Kişinin kendi yağ hücreleri kullanıldığından alerjik reaksiyon riski yoktur. Enjeksiyondan sonra şişlik, morarma ve ağrı olabilir.

no comment
2
Tem

Estetik Yanık Tedavisi

Posted by: admin
in Estetik Operasyonlar, Estetik Ameliyatlar, Estetik Site Haberleri, Rekonstrüktif Cerrahi

Yanıklar deri üzerindeki derinliğine göre birinci derece, ikinci derece ve üçüncü derece yanık olmak üzere 3 ayrı sınıfa ayrılır.

BİRİNCİ DERECE YANIK
Birinci derece yanık derinin en üst tabakası olan epidermisi etkilemiş yüzeyel bir yanıktır. Yanık alanı kırmızı, ağrılı ve kurudur. Su toplanmaz. Güneş yanıkları birinci derece yanıklara güzel bir örnektir. Bunun dışında sıcak suyla veya alevle kısa temasta birinci derece yanığa neden olabilir. Belirtileri: Deride kızarıklık, kuru deri, dokunmakla ağrı şeklindedir. Ağrı genellikle 48-72 saat sürer.

TEDAVİ
Yanık uzmanlık gerektirdiğinden mutlak suretle uzman bir hekime başvurulmalıdır. Tedavi yanık alanının büyüklüğüne göre belirlenir. Ancak birinci derece yanıklar kendiliğinden iyileşmekle birlikte: soğuk uygulama, krem ve ağrı kesicilerin kullanılmasını gerektirir.

İKİNCİ DERECE YANIK
İkinci derece yanık derinin en üst tabakası olan epidermisi ve hemen altta olan dermisin üst kısmını etkiler. Yanık alanı kırmızı ve yer yer deride su toplanmıştır. Yanık bölgesi şiş ve ağrılıdır. Kaynar su, alev ve çok sıcak cisimlere temas ikinci derece yanıklara neden olabilir. Belirtiler farklı olmakla birlikte deri üzerinde su toplanması, kızarıklık, yanık derinin daha parlak ve nemli gözükmesi şeklindedir. Yanık alanı dokunmakla ağrılıdır.

TEDAVİ
Yüzeyel ikinci derece yanıklar genelde iyi bir tedavi ile 3 hafta içerisinde iyileşir. Derin ikinci derece yanıkların iyileşmesi daha uzun süre alır. İkinci derece yanıkların uzman bir hekim tarafından takip ve tedavisi en doğru hareket tarzı olacaktır.

ÜÇÜNCÜ DERECE YANIK
Üçüncü derece yanık derinin tüm tabakalarını ve deri altındaki dokuların yanıklarını içerir. Kaynar sıvılarla temas, çok sıcak maddelerle temas, alev, elektrikle temas, kimyasal ajanlar üçüncü derece yanıklara neden olabilir. Bu yanıklarda belirtiler: kuru ve sertleşmiş deri siyah, sarı yada kahverengi deri, şişlik ve his kaybı (ağrılı değildir.). Bu yanıklarda derinin tüm katları ve kıl follikülleri hasar gördüğünden geniş alanların yanıklarında kendiliğinden iyileşme mümkün değildir.

TEDAVİ
Tedavi, yanan kişinin genel sağlık durumuna, yanık nedenine, yanık bölgesi ve genişliğine göre belirlenir. Tedavi yaklaşımı uzman hekim tarafında belirlenir. Tedavi titiz ve multidisipliner bir yaklaşımı gerektirir. Erken dönemde kaybolan sıvının yerine konması, antibiyotik tedavisi, yara bakımı, yüksek proteinli beslenme, ve ağrının giderilmesi çok önemlidir.
Çocuklarda % 10 ve erişkinlerde %20 üzerinde yanık alanına sahip hastalar mutlak surette hastane yada mevcut ise bir yanık ünitesi yada merkezinde tedavi edilmelilerdir. Bunun dışında özel bölge yanıkları (üreme organları, el, anüs vb) hastanede tedavi edilmelidir.
Yanık tedavisi uzun zaman alan titiz ve sabırlı bir çalışma gerektirir. Hasta bir yada daha fazla sayıda operasyona ihtiyaç duyabilir. Tedavide plastik cerrahinin öngördüğü modern ve bilimsel teknikler kullanılır. Yanıktan sonra başta yanık izi olmak üzere çeşitli derecelerde deformasyonlar meydana gelebilir. El fonksiyonlarının kaybı ve yanık sekelinin meydana getirdiği diğer tüm deformasyonlar bugün modern plastik cerrahinin imkan verdiği ölçüde bilimsel olarak titizlikle onarılmaya çalışılır.

1 comment
2
Tem

Kepçe Kulak Ameliyatı (OTOPLASTY)

Posted by: admin
in Estetik Haberleri, Estetik Operasyonlar, Estetik Ameliyatlar, Estetik Site Haberleri

Kepçe kulak diye bildiğimiz patoloji; aslında kulaktaki kıvrımların silinmesi veya kulak arkasındaki kafatası ile olan açının normalden büyük olması sonucu ortaya çıkar, çoğunlukla kulak normal boyutundadır. Bu iki sorun kulağın karşıdan bakıldığında daha belirgin görülmesine ve düz bir kulak kepçesi oluşumuna yol açar.

Kepçe kulak görünümüne neden olan faktör; plastik cerrah tarafından değerlendirildikten sonra nedene yönelik cerrahi yapılır.Ya olmayan kulak kıvrımları oluşturulur, yada kulak arkasının kafatası ile yaptığı açı daraltılır. İki teknik için de kullanılacak kesi kulak arkasından yapıldığından belli belirsiz kalan iz bile kulak arkasında görünmeyen bir bölgede kalır.

Ameliyat sıklıkla lokal anestezi altında yapılır, aynı gün hastaneden taburcu olunabilir. Ameliyattan 48 saat sonra bandaj çıkartılır. Tenisçi bandı uygulamasının 2 hafta sadece geceleri yeterli olacağını düşünüyorum. 1. haftanın sonunda kulak arkasındaki dikişler alınıyor, 1 ayın sonunda kulaktaki ödem ortadan kalkıyor ve kulaklar nihai şekline kavuşuyor.

Ameliyat için en uygun yaş hastanın kulaklarındaki şekil bozukluğundan psikolojik olarak etkilenmeye başlayacağı ilkokul dönemidir.

no comment
Next Page »

Estetik Haber

Estetik sağlık ve bayanlar hakkında bilgiler

Katogoriler

  • Beslenme ve Diyet
  • Burun Estetik Operasyonları
  • Cilt Bakımı ve Güzellik Uygulamaları
  • Diş Estetiği
  • Estetik Ameliyatlar
  • Estetik Cerrahi Merkezleri
  • Estetik Doktorları
  • Estetik Haberleri
  • Estetik Operasyonlar
  • Estetik Plastik Cerrahi
  • Estetik Site Haberleri
  • Göğüs Estetik Operasyonları
  • Kategorilenmemiş
  • Medikal Estetik
  • Rekonstrüktif Cerrahi
  • Saç Ekimi
  • Sağlık Haberleri

Yönetim

  • Giriş

Yorumlar

Kasım 2008
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Eki    
 12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930

Son Konular

  • Burun Estetiği Ameliyatı
  • YAĞ ENJEKSİYONU - DOLGU
  • BOTOKS
  • DÜŞÜNCE TERAPİSİ & BİOENERJİ
  • G NOKTASI BÜYÜTME
  • DIŞ DUDAK ESTETİĞİ - VULVA ESTETİĞİ - VULVOPLASTİ
  • İÇ DUDAK ESTETİĞİ - KÜÇÜK DUDAK ESTETİĞİ - LABİOPLASTİ
  • BACAK GERME ESTETİĞİ
  • JİNEKOMASTİ
  • GÖĞÜS KÜÇÜLTME AMELİYATLARI
Estetik Haber

meme dikleştirme meme estetiği kepçe kulak karın germe göz kapağı estetiği göğüs estetiği Burun estetiği estetik estetik fiyatları estetik görüntüler estetik resimleri