Arşiv
- November 2008 (15)
- October 2008 (1)
- September 2008 (86)
- July 2008 (37)
- June 2008 (26)
- January 2008 (55)
Konular
- Burun Estetiği Ameliyatı
- YAĞ ENJEKSİYONU - DOLGU
- BOTOKS
- DÜŞÜNCE TERAPİSİ & BİOENERJİ
- G NOKTASI BÜYÜTME
- DIŞ DUDAK ESTETİĞİ - VULVA ESTETİĞİ - VULVOPLASTİ
- İÇ DUDAK ESTETİĞİ - KÜÇÜK DUDAK ESTETİĞİ - LABİOPLASTİ
- BACAK GERME ESTETİĞİ
- JİNEKOMASTİ
- GÖĞÜS KÜÇÜLTME AMELİYATLARI
Dostlar
- Estetik
- burun estetiği
- burun estetiği
- Burun estetiği
- göğüs estetiği
- meme dikleştirme
- jinekomasti
- kepçe kulak
- karın germe
- göz kapağı estetiği
- yüz estetiği
- yağ aldırma
- migren
- kaş kaldırma
- plastik cerrah
- jinekomasti
Diğer Projelerimiz
Meme büyütme estetiği göğüslerinin kişisel ve kendi yapısından dolayı nedenlerle küçük olduğunu düşünen kadınlarla gebelik sürecinde azalan meme hacimini artırmak vede eşit büyüklükte olmayan göğüs boyutlarını eşitleme ve yeniden hacim kazandırma işlemidir…
Meme aynı zamanda büyütülüp dikleştirilmektedir.
Günümüzde kullanılan plastik cerrahisinde kullanılmakta olan meme protezlerinin içi serum ile doldurulan ya da silikon jel ile dolu olmak üzre 2 çeşit tiptir.
Silikon implantın çeşitli şekilleri vardır. Yuvarlak ( round ), damla ( anatomik ) veya kişiye özel imal edilebilir.Silikon kişiye özel ve seçilmektedir. Kesi işlemi meme başından, memenizin altından ya da koltuk altından görünmeyecek biçimde yapılabilir.
Silikon meme dokunuzun altına veya göğüs kası altına cep hazırlayarak yerleştirilirken aynı zamanda meme dikleştirmede yapılabilir. Böylece daha az bir iz bırakarak operasyon gerçekleştirilir.Operasyon sonrasında ise gebelik ve emzirme etkilenmez.
Operasyondan sonra kolaylıkla kontroller yapılabilir.
Erkeklerde görülebilen memenin büyüyüp sarkması durumudur. Genel olarak bazı hormonal dengesizlik yada yan etkilerden dolayı çıkmaktadır.
Üç temeldir :
Glandüler, yağlı-glandüler, basit yağlı. Glandüler şeklinde olan büyümeyi gerçek memenin dokusu oluştururken, yağlı tip olandaysa yağ dokusu hücreleri oluşturur.Sorunlu olan kısımlar operasyon ile giderilir.Tipi önemli değildir. Glandüler tipde liposuction (yağ çekilmesi) ve cerrahi eksizyon aynı anda uygulanır. Kitle kısmı sadece yağ dokusundan oluşuyor ise sadece liposuction uygulanabilir.
Kitlenin aşırı büyüme yaptığı vede meme de sarkmaya neden olduğu durumlardaysa kitle ile birlikte deri fazlalığının da çıkarılması olabilir. Jinekomasti, hormonal değişikliklere bağlı olarak en sık 14-15 yaşlar civarında ya da daha büyük erkeklerde görülebilmektedir. Erkek çocuklarında %90′ınında bu olay ise kendiliğinden 1 yıl içinde geçer.
Operasyon:
Genel olarak meme baş kısmının etrafından yarım dairebiçiminde kesi yapılarak kitleye ulaşılır. Lipomatö durumlarda 1 yada 2 mm lik kanüllerle yağlı doku alınır.
Operasyon lokal ya da genel anestezi altında uygulanabilir.
Bir kaç gün hastaya pansuman uygulanır. Hasta sonraki günde işine dönebilir ve bir ay bandaj takması gerekir.
Göğüs asimetrisi 2 göğüsün oransızlık, aynı boyutta olmaması durumuna denir.Bu bayanların çoğunda böyledir.Ancak rahatsızlık durumundaysa bu vaka söz konusudur.Genel olarak gelişim çağında kalıtsal bozukluklardan 13-15 yaşıarında ortaya çıkabilir.Yani birisi diğerinden küçük yada büyük olabilir.
Tedavi genellikle göğüslerin gelişimini tamamladığı 18-20 yaşlarda yapılmalıdır.İlk durumda bir göğüsün normalden küçük olduğunda silikon meme proteziyle meme büyütme operasyonu yapılması uygundur.Diğer bir durumda ise bir memenin normalden daha iri olduğunda o tarafa meme küçültme ameliyatı yapılması uygun olur.
Silikon meme proteziyle meme büyütme ameliyatı iz yönünden daha avantajlıdır. Çünkü ameliyat sonucunda 3-4 cm uzunlukta çok hafif bir iz kalır. Buna rağmen göğüs küçültme ameliyatında ters T şeklinde çok daha uzun bir iz kalacaktır. Buna rağmen meme içine silikon gibi bir yabancı madde konmamış olacaktır. Ayrıca silikon protez uygulamasında meme şekli dik olacağı için eğer diğer memede hafif bir sarkma varsa 2 meme şekli aynı olmaz.Ancak boyutları birbirlerine yakın olacaktır. kaynak estetik haber
Her kadın, estetik olarak güzel görünümlü memelere sahip olmak ister. Ancak ya doğuştan az gelişme sonucu yada doğum sonrasında meme bezindeki hacim kaybı soucu üzerindeki deri de bol kalınca sarkık bir meme görüntüsü ortaya çıkar. Hacmini ve diri görünümünü kaybetmiş sarkık memelerin görünümünü “meme dikleştirme ameliyatı” ile güzelleştirmek mümkündür. Yeterli bir hacme sahip olmayan sarkık memeler için tek başına dikleştirme ameliyatlı yeterli olmayabilir. Meme dikleştirme ameliyatı sadece memeyi şekillendirici, sarkıklığı giderici bir girişimdir, memeye hacim kazandırmaz. Bu gibi olgularda, ameliyata ek olarak, hacim kazandırmaya yönelik meme protezi uygulaması ile normal dolgunluk da sağlanmış olur.
Ameliyatın tekniği memelerin sarkıklık derecesine göre değişmektedir. Hafif sarkıklığı olan olgularda meme başı normal pozisyonuna taşınır ve çevresindeki bollaşmış olan fazla deri çıkarılır. Bu teknik uygulandığında meme başı çevresinde renkli kısım sınırında dikkat çekmeyen halka şeklinde bir ameliyat izi oluşur. Sarkıklık fazla ise ayrıca memenin alt yarısından da bollaşmış derinin çıkarılması gerekir. Bu durumda memenin başının çevresindeki ameliyat izine ek olarak meme başından alt çizgiye doğru dikey olarak uzanan bir iz daha oluşur. Bu uygulamalar ile meme daha dik ve diri bir görünüm kazanır. Aynı girişim sırasında memeye dolgunluk kazandırmak için meme protezleri de yerleştirilebilir.
Deri, meme dokusundan ayrılıdıktan sonra dikleştirilerek şekil verilir. Duyusuna ve süt kanallarına zarar vermeden merkezden beslenen koni şeklinde meme dokusu yeniden oluşturulur .Deri ise bu şeklin üzerinde örtü gibidir. Dikiş hattına yüklenmeden toparlanır, ince bir çizgi şeklinde iz kalır.
Ameliyatta uygulanan tekniğe bağlı olmaksızın açık tenli ve yara iyileşme fizyolojisi normal olan kişilerde, kalan ameliyat izleri çok belirgin değildir. Ancak izlerin belirginliği yine de kişinin yaşına ve derisinin yapısal özelliklerine göre değişebilir.
Ameliyat , hastane ortamında, genel anestezi altında yapılır, ortalama süresi iki, üç saatir ve hastanede kalış süresi bir gündür. Ağrılı bir ameliyat değildir ancak memelerde bir kaç hafta süren ödem (şişlik) olabilir. Ameliyat izleri aylar içinde yavaş yavaş azalmaya başlayacaktır. Memenin tam şeklini alması ve yara izlerinin azalması için üç-altı ay gereklidir.
Meme dikleştirme ameliyatı ile oluşturulan daha dik, diri ve dolgun bir göğüs şekli ile kendinize olan güveniniz de artacaktır.
Göğüs, kadınlığı simgeleyen belki de en önemli organdır. Göğüsdeki aşırı büyüklük sadece psikososyal değil, aynı zamanda bel ve sırt ağrılarına yol açan fiziksel problemler yaratmaktadır. Göğüs küçültme ameliyatı plastik cerrahinin estetik ameliyat grubunda yer alsa da bu ameliyat için başvuran hastalarımın büyük çoğunluğu büyük Göğüslerin oluşturduğu bel ve sırt ağrılarından yakınır. Dolayısıyla bu ameliyatı biraz da rekonstrüktif bir ameliyat olarak değerlendirmek yanlış olmaz.
Ameliyat için en ideal adaylar; hormonal bir bozukluğa bağlı olarak büyümeyen ve son 6 ay içerisinde büyüklüğünde değişme olmayan, ele gelen veya mamografide tespit edilmiş bir kitlenin ve Göğüsde aktif bir enfeksiyonun olmadığı hastalardır.
Ameliyattaki amacımız; Göğüsnin, fazla olan dokularının alınması ve Göğüs başıyla birlikte hastanın vücut anatomisi göz önünde bulundurularak anatomik yerine taşınmasıdır.
Bu işlem sırasında kaçınılmaz olarak Göğüs başından Göğüs alt çizgisine uzanan dikey bir çizgi bazen de bu çizgiye ek olarak Göğüs altında uzanan ve ters T şeklinde bir iz kalır. Ancak gene diğer estetik operasyonlarda olduğu gibi estetik ve fonksiyonel bir organa kavuşmuş bir hasta, sütyen veya bikini içerisinde kalacak bu izi önemsemez. Benim terciğim; sadece Göğüs başından Göğüs altı kıvrımına uzanan düz bir çizgisel izin kaldığı “vertikal redüksiyon mamoplasti” yöntemidir. Göğüs başı duyusunun ve süt verme fonksiyonunu korunduğu bir yöntem olması, ayrıca oldukça büyük Göğüslerde dahi kullanılabilme güvenilirliği, tekniğin üstün özelliklerindendir.
Ancak Göğüs başı kan dolaşımının riske gireceği bazı büyük Göğüslerde hastanın onayı alındıktan sonra “serbest Göğüs başı tekniği”ni kullanabiliyoruz. Bu yöntemin dezavantajı; Göğüs başı duyusununun çok az geriye dönmesi ve süt verme fonksiyonunun olmamasıdır.
Göğüs küçültme ameliyatı mutlaka ameliyathane şartlarında yapılmalıdır ve genel anestezi tecih edilmelidir. Ameliyat sonrası dönemde en az 1 günlük bir hastane takip süresi olmalıdır. Ameliyattan sonra ortaya çıkabilecek yara iyileşme problemleri lokal anestezi altında küçük müdahaleler ile çözümlenebilmektedir.
Göğüs büyütme ameliyatı, ameliyat sonrası en kısa sürede sonucunu aldığımız ve hastanın kısa sürede memnun kaldığı ameliyatlardan biridir. Doğru teknik ve planlama ile mükemmel sonuç elde etmek mümkündür. Fiziksel gelişimini tamamlamış, vücut imajını gerçekçi yaklaşımla değerlendirebilen ve göğüslerinin küçüklüğünden şikayetçi her bayana Göğüs büyütme ameliyatı yapılabilir. Bu durum, Göğüs büyütme ameliyatını en sık yapılan estetik ameliyatlardan biri kılar.
Bu gün kullandığımız Göğüs protezleri dış çeperi 2-3 mm olan, içinde ise katı halde silikon olduğu veya içerisine serum doldurulabilir olan protezlerdir. İçinde katı silikon bulunan protezlerin avantajı geçmişte spekülatif haberlere konu olan silikon patlaması ihtimalini ortadan kaldırıyor.
Göğüs büyütme ameliyatını farklı kılan şeyler, protez seçimi ve protezin yerleştirileceği bölgedir. Nitekim bugün için Göğüs glandı(Göğüs bezi) altı, kas altı ve fasya altı protez yerleştirilebilmektedir. Gland altı protez yerleştirmeyi genelde hafif sarkık Göğüsye sahip fakat Göğüs dikleştirme ameliyatının gerekmediği hastalarda tecih ediyoruz. Diğer hasta gruplarında tercihimiz kas altı protez yerleştirmektir. Fasya altı(kas ile Göğüs glandı arasındaki zar) son dönemde oldukça popüler hal aldıysa da operasyon süresini uzatması ve deneyim gerektirmesi dünyada çok az plastik cerrah tarafından tercih edilmesine neden olmuştur. Kişisel görüşüm fasya altı protez yerleştirmenin ameliyat sonrası elde edilecek sonucu bir çok yönden olumlu etkilediği yönündedir.
Hastalarımızın sorduğu sık sorulardan biri; “bende kapsül oluşacak mı?”. Şunu söylemem lazım; artık kapsül oluşumunun nedenleri ortaya konulduğundan beri (ana neden; kanamanın fazla olması) ve silikonların dış yüzeylerinin pürtüklü üretilmesinden sonra bu ihtimal oldukça azaldı. Protez büyüklüğü ve şekliyle ilgili kararı hastayla birlikte vermek gerekli, ancak plastik cerrahın estetik bakış ve öngörüsüne de güvenmek gerekmektedir.
Protezin gireceği bölge olarak, Göğüs başı, koltuk altı bölgesi veya Göğüs alt kıvrımı kullanılabilir. Benim tercihim; Göğüs alt kıvrımıdır. Bunun birkaç avantajı var; hem Göğüs başı gibi anatomik bir organ bozulmamış oluyor, hem de kapsül oluşumunun en büyük nedeni olan kanamayı en aza indirmek için ameliyat sırasında cerrahın görüş sahası oldukça genişletilmiş oluyor.
Ameliyatın komplikasyonları olan hematom ve enfeksiyon riski bugün gelişen cerrahi tekniklerle en az düzeye indirilmiş durumdadır.
Ameliyat sonrası 3 haftalık dönemde sporcu sütyeni kulanmak gerekiyor. 1. haftanın sonunda iş hayatına dönülebiliyor. Göğüslerin gerçek formuna kavuşması ise 2-3 ayı buluyor.
Meme, kadınlığı simgeleyen önemli organlardan biridir. Tarih boyunca büyük memeler kadında dişiliğin ve doğurganlığın sembolü olarak görülmüştür. Bu amaçla bir çok tıbbi ve tıbbi olmayan yöntemler bulunmuş olsa da , modern plastik cerrahinin temelini oluşturan “replace with like” felsefesine uygun bir yöntem için çalışmalar hızla devam etmektedir.
Meme genel yapı itibariyle meme bezi ve yağ dokusundan oluşur, bu yağ miktarı kadından kadına değişiklik göstermektedir. Meme’nin kıvamı bu yüzden en çok yağ dokusunun kıvamına benzer. Bu benzerlik ve yağ dokusunun vücudumuzda yeteri kadar bol bulunması, ayrıca liposuction ve yağ enjeksiyonunun gelişimi plastik cerrahlar arasında, yağ dokusuyla meme büyütme yapılabilirliği düşüncesini ortaya çıkarmıştır. Ancak ilk yapılan yağ transferlerinin teknikten yoksun olması nedeniyle trasfer edilen yağ dokularında yaşayamama, hacimde kayıp ve hücre ölümü sonrası kalsifikasyon(kireçleşme) ortaya çıkmıştır. Bütün bunlar plastik cerrahların yağ trasferlerine olan inancının kaybolmasına neden olmuştur. Ancak uzun yıllar boyunca yağ dokusunun transfer edildiği başka vücut bölgesinde yaşayabilirliğini artırmak için çalışmalar devam etmiştir. Varılan ortak nokta; “ yağ dokusu vücutta damarlanması bol bir doku olmasına karşın alındığı yerden başka bir bölgeye nakledilirken hücre ölümü çok hızlı gerçekleşmekte, nakledildiği bölgede kendisini besleyecek yeni damarlanma oluşana dek hücrelerin büyük bölümü ölmektedir.” olmuştur. Ayrıca plastik cerrahinin en ilgi çekici konularından biri olan iskemi reperfüzyon hasarı kaçınılmazdır. Hacim olarak büyük çapa sahip yağ hücreleri travmaya oldukça hassas olduklarından vücuttan alınma ve enjeksiyon sürecine kadar geçen zamanda kullanılan teknik te sonucu etkilemektedir.
Son yıllarda yapılan çalışmalar göstermiştir ki yağ dokusu kök hücre bakımından oldukça zengin bir doku olup elde edilmesi de oldukça kolaydır. Kök hücreler salgıladıkları büyüme faktörler ile yeni damarlanma oluşturlar. Biz buradan yola çıkarak, yağ dokusunun transfer sonrası yaşayabilirliğini kaybetmesini ve hacmindeki azalmayı önlemek için kök hücre kullanılmasını başlattık. Bu bir nevi “supercharge” işlemiydi. Bir yandan travmatik olmayan teknikler kullanarak yağ hücrelerinin transfer edileceği aşamaya kadar canlılığını korurken, bir yandan da gene yağ dokusundan elde edilen kök hücreler ile transfer sonrası canlılığı artırmış olduk.
Kök hücreler bulunduğu çevreye göre özellik gösteren hücrelerdir. Birlikte transfer edildiği kendi orjini olan yağ dokusu ortamında önceki fonksiyonlarını görmeye devam edecektir. Yani hem yeni yağ hücresi oluşumunu hem de yeni damarlanma oluşturarak yağ enjeksiyonunun başarısını maksimum düzeye çıkaracaktır.
Günümüz tıbbının en ilgi çekici konusu olan kök hücre teknolojisi ile ilgili çalışmalar bütün hızıyla devam ediyor. Kök hücreler artık estetik cerrahinin en popüler konularından biri olan yağ enjeksiyonunda da kullanılmaya başlandı. Yağ enjeksiyonu , kendi yağ dokunuzun vücudunuzdan liposuction(yağ emme) yöntemiyle alındıktan sonra bir takım özel işlemlere tabi tutulup, vücudunuzun gençleşmesini istediğiniz bölgesine nakledilmesidir. Yağ enjeksiyonu ile, uygun vakalarda ve iyi teknik kullanıldığı taktirde mükemmel neticeler alınabiliyor. Nitekim hem kendi dokunuz olması nedeniyle herhangi bir alerjik risk taşımaması, hem de kazandırdığı volüm etkisinin yanısıra kıvamının ciltaltı dokunuzla aynı kıvamda olması, yağ enjeksiyonunu diğer yöntemlere üstün kılıyor.
Estetik Plastik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Zekeriya Kul, Japonya’da Cellport Klinikte Prof. Dr. Yoshimura ile birlikte kök hücre destekli yağ enjeksiyonu yöntemi ile , meme büyütme ameliyatlarında enjekte edilen yağ dokusunun canlılığını ve kalıcılığını artırmayı başardı. Kök hücreleri, ekstra bir girişime gerek kalmaksızın gene yağ dokusundan elde etmeyi başaran Dr. Kul ile operasyonun ayrıntılarını konuştuk.
Kök hücre destekli yağ enjeksiyonu nedir?
2 yıl önce yaptığımız bazı çalışmalar yağ dokusunun aslında kök hücre açısından oldukça zengin bir doku olduğunu gösterdi. Şöyle ki; liposuction ile alınmış 100 ml’lik yağ dokusundan ortalama 10 milyon kök hücre elde edilir. Bu sayı kemik iliğinden(şu an klinikte uygulanan yöntem) yapılan bir seferlik aspirasyonda(yaklaşık 40 ml) elde edilen kök hücre sayısının 45 katıdır. Kaldı ki yağ dokusundan liposuction ile ortalama 2000 ml yağ alabilmekteyiz.
Kök hücrelerin, nakledikleri dokuda canlılığı artırdığını iyi biliyoruz. Kök hücreler bunu, birkaç yolla sağlıyorlar. Hem sentezledikleri bazı büyüme faktörleri ile direkt etki göstererek, hem de damarlanmayı artırarak dolaylı yoldan nakledikleri dokunun dolaşımını artırıyorlar. Aynı zamanda kök hücreler, nakledikleri dokunun karakterini taşıyan hücrelere de dönüşüyorlar. Yani yağ dokusu ile birlikte nakledildiğinde olgun yağ hücrelerine dönüşebilme potansiyelleri mevcut. İşte biz, kök hücrelerin bu etkilerinden faydalanarak yağ dokusunun enjeksiyon sonrası yaşayabilirliğini ve kalıcılığını artırmayı başardık.
Kök hücre destekli yağ enjeksiyonu meme büyütme amaçlı uygulanabilirmi?
Geçmişte meme büyütme amaçlı olarak yağ enjeksiyonu yöntemi kullanılmasına karşın kullanılan yetersiz teknik ve yaklaşımlar nedeniyle istenilen sonuçlar elde edilememişti. Kök hücre destekli yağ enjeksiyonu ile artık, arzu edilen meme volümünü sağlamak mümkün hale geldi. Enjekte edilen yağ dokusunun oluşturduğu volüm ve kıvam ile oldukça doğal neticeler elde edebiliyoruz. Seçilmiş olgularda ve belli bir volüme kadar kök hücre destekli yağ enjeksiyonu yaparak meme büyütme elde edebiliyoruz. Silikon protezlerden en üstün özelliği, kendi hücrelerinizle, memenin orijinal kıvamında ve üç boyutlu büyütme sağlamasıdır.
Kök hücre destekli yağ enjeksiyonun diğer yöntemlere olan üstünlükleri nedir?
Geçmişte uygulanan yağ enjeksiyonları sonrası, yağ dokusu canlılığını koruyamadığından zamanla volüm kaybı olurdu. Yağ dokusu, vücudumuzda damarlanması en bol doku olmasına rağmen nakledildiği ortamda yaşayabilirliğinin az olması plastik cerrahları yılardır arayış içerisine itmiştir.
Enjekte edilen yağ dokusunun yaşayabilirliğini artıran bazı faktörler vardır; yağ hücreleri büyük hacimlerine rağmen travmaya karşı oldukça hassas hücrelerdir. Liposuction ile yağ elde etme aşamasında kullanılan ileri yöntemler yağ hücrelerinin canlılığını bir noktaya kadar artırmakla birlikte yağ enjeksiyonlarında istenen volümü sağladığı tam olarak söylenmezdi. Biz kök hücre yardımıyla, enjekte edilen yağ hücrelerinin yaşayabilirliğini ve kalıcılığını artırmayı başardık.
Operasyon hakkında bilgi verebilirmisiniz?
Operasyona canlı yağ dokusu elde etmek için liposuction ile başlıyoruz. Genellikle karın bölgesi veya basen bölgelerinden alınan yağlar yeterli geliyor. Liposuction işlemi bitikten sonra alınan yağların bir bölümü enjeksiyon için özel bir işleme tabi tutuluyor. Alınan yağın bir bölümünden ise, birtakım histokimyasal süreçten sonra “sromal vasküler fraksiyon” içeren ve içerisinde kök hücrelerin de bulunduğu taze hücre süspansiyonu elde ediliyor. Bu hücreler enjekte edilmeyi bekleyen yağ dokusu ile karıştırıldıktan sonra meme doksunun altına, fasya denilen zarın üst, alt bölgesi ve meme altı kas dokusu içerisine enjekte ediliyor. Yani meme dokusu içine enjeksiyon yapılmaksızın , farklı doku tabakalarına hücreler transfer ediliyor.
Hem liposuction hem de yağ enjeksiyonu oldukça küçük kanül giriş deliklerinden gerçekleştirildiği için herhangi bir iz kalmıyor. Her bir meme için, uygulanan operasyon ile 200 ml’e kadar volüm artışı sağlanabiliyor. Arzulanan meme büyüklüğü daha fazla ise işlemin tekrarlanmasında herhangi bir sakınca yok.
Operasyonun herhangi bir yan etkisi mevcut mu?
Yağ enjeksiyonu bilinenin aksine, doğru teknikler kullanılarak yaşayabilirliği artırıldığında vücudumuz için en uygun dolgu maddesidir. Nitekim, kök hücre destekli yağ enjeksiyonu, günümüze kadar yapılan çalışmalar içerisinde yağ hücrelerinin yaşayabilirliğinin artırılması yönünden devrim niteliği taşımaktadır. Ayrıca, kendi yağ hücreleriniz olması herhangi bir allerjik yan etki riskini ortadan kaldırıyor.
Meme büyütme ameliyatı, ameliyat sonrası en kısa sürede sonucunu aldığımız ve ameliyat olanların kısa sürede sonuçtan memnun kaldığı ameliyatlardan biridir. Doğru teknik ve planlama ile mükemmel sonuç elde etmek mümkündür. Fiziksel gelişimini tamamlamış, vücut imajını gerçekçi yaklaşımla değerlendirebilen ve göğüslerinin küçüklüğünden şikayetçi her bayana meme büyütme ameliyatı yapılabilir. Bu durum, meme büyütme ameliyatını en sık yapılan estetik ameliyatlardan biri kılıyor.
Bu gün kullandığımız meme protezleri dış çeperi 2-3 mm olan, içinde ise katı halde silikon olduğu veya içerisine serum doldurulabilir olan protezlerdir. İçinde katı silikon bulunan protezlerin avantajı geçmişte spekülatif haberlere konu olan “silikon patlaması” ihtimalini ortadan kaldırıyor.
Meme büyültme ameliyatını farklı kılan şeyler, protez seçimi ve protezin yerleştirileceği bölgedir. Bugüne kadar silikonlar ya meme glandı(meme bezi) altı, ya da kas altı bölgeye yerleştirilirdi. Ancak meme bezi altına yerleştirilen protezlerin doğal olmayan sonuçlarının olması, kas altı protezin ise yetersiz meme büyütme sağlamaması ve omuz hareketleri sırasında protezin yer değiştirmesi gibi dezavantajları vardır. Fasya denilen zar, kas ile meme bezi arasında bulunur ve bu “subfascial” yöntem ile zar altına protez yerleştirilmesi, bu dezavantajların önüne geçer. Yani fasya, hem protezin doğal olmayan görünüm vermesine engel olur, hem de protez üzerinde koruyucu bir örtü görevi görerek protezin yer değiştirmesi gibi bir ihtimali ortadan kaldırır. Meme altı kıvrımından oldukça küçük bir kesiden kamera ve ışık yardımı ile girilerek, fasya altı bölgede proteze uygun bir cep hazırlanır. Bu teknik aynı zamanda meme silikonlarını çıkarttırıp yenilemek isteyenler için de ideal bir seçenektir. Memede sarkma mevcut ise aynı anda meme başı dikleştirilip dolgunluğa ilaveten dik ve canlı göğüsler elde etmek mümkündür. Fasya altı özel eğitim ve deneyim gerektirmesi nedeniyle dünyada çok az plastik cerrah tarafından uygulanmaktadır. Silikon ameliyatının korkulan şeylerinden biri de kapsül oluşup oluşmayacağıdır. Kapsül oluşumunun nedeni artık bilinmektedir ki bu ameliyat sırasında oluşacak kanama miktarı ile ilişkilidir. Subfascial meme büyütmede bu ihtimal yok denecek kadar azdır, nitekim fasya denilen zar altı bölge kansız bir bölgedir.
Protezin gireceği bölge olarak, meme başı, koltuk altı bölgesi veya meme alt kıvrımı kullanılabilir. Sıklıkla tercih edilen bölge; meme alt kıvrımıdır. Bunun birkaç avantajı vardır; hem meme başı gibi anatomik bir organ bozulmamış olur, hem de ameliyat sırasında cerrahın görüş sahası oldukça genişletilmiş olur.
Meme silikon ameliyatı genel anestezi altında gerçekleştirilmekte olup ameliyat sonrası dönemde 3 günlük istirahat sonrası gündelik hayata dönmek mümkündür. Ameliyat sonrası 3 haftalık dönemde sporcu sütyeni kulanmak gerekiyor. Memelerin gerçek formuna kavuşması ise 2-3 ayı buluyor.
Estetik Haber
Estetik sağlık ve bayanlar hakkında bilgiler
Katogoriler
- Beslenme ve Diyet
- Burun Estetik Operasyonları
- Cilt Bakımı ve Güzellik Uygulamaları
- Diş Estetiği
- Estetik Ameliyatlar
- Estetik Cerrahi Merkezleri
- Estetik Doktorları
- Estetik Haberleri
- Estetik Operasyonlar
- Estetik Plastik Cerrahi
- Estetik Site Haberleri
- Göğüs Estetik Operasyonları
- Kategorilenmemiş
- Medikal Estetik
- Rekonstrüktif Cerrahi
- Saç Ekimi
- Sağlık Haberleri
Yönetim
Yorumlar
| M | T | W | T | F | S | S |
|---|---|---|---|---|---|---|
| « Nov | ||||||
| 1 | 2 | 3 | 4 | |||
| 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 |
| 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 |
| 19 | 20 | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 |
| 26 | 27 | 28 | 29 | 30 | 31 | |