Arşiv
- November 2008 (15)
- October 2008 (1)
- September 2008 (86)
- July 2008 (37)
- June 2008 (26)
- January 2008 (55)
Konular
- Burun Estetiği Ameliyatı
- YAĞ ENJEKSİYONU - DOLGU
- BOTOKS
- DÜŞÜNCE TERAPİSİ & BİOENERJİ
- G NOKTASI BÜYÜTME
- DIŞ DUDAK ESTETİĞİ - VULVA ESTETİĞİ - VULVOPLASTİ
- İÇ DUDAK ESTETİĞİ - KÜÇÜK DUDAK ESTETİĞİ - LABİOPLASTİ
- BACAK GERME ESTETİĞİ
- JİNEKOMASTİ
- GÖĞÜS KÜÇÜLTME AMELİYATLARI
Dostlar
- Estetik
- burun estetiği
- burun estetiği
- Burun estetiği
- göğüs estetiği
- meme dikleştirme
- jinekomasti
- kepçe kulak
- karın germe
- göz kapağı estetiği
- yüz estetiği
- yağ aldırma
- migren
- kaş kaldırma
- plastik cerrah
- jinekomasti
Diğer Projelerimiz
Yağ injeksiyonu, vücudun bir bölgesinden alınan yağların bir başka bölgeye dolgu amacı ile transfer edilmesidir. Yağ injeksiyonu genellikle, vücut hatlarındaki çukurları doldurmak, yüz bölgesinde yaşlanmaya bağlı ortaya çıkan çizgilerinin belirginliğini azaltmak, zayıf yüzlere dolgun, estetik bir görünüm vermek ve dudakları dolgunlaştırmak için uygulanır.
Vücut hatlarındaki bozukluklar, ya yapısal bir problemden yani bazı hastalıklardan, ya da liposuction ile kontrolsüz olarak yağların alınmasından meydana gelebilir. Vücudu saran deri altındaki yağ dokusundaki zayıflık ya da eksiklik vücudun dış görünüşüne de yansır, vücut hatlarında estetik olmayan düzensiz bir görünüm oluşturur. Yağ injeksiyonu ile yağların az ya da zayıf olduğu yerlere, yağ dokusu injeksiyonu yapılarak daha iyi estetik bir görünüm elde edilebilir.
Yağ injeksiyonu yüzde en çok yaşlılığa bağlı belirginleşen yüz çizgilerinin belirginliğini azaltmak için uygulanır. Yüz bölgesine yapılan bu işlem, yaşlanmayı durdurmaz, yani nedeni ortadan kaldırmaz, sadece görünümü biraz daha genç hale getirerek yaşlılığı kamufle eder. Yüzdeki çizgiler yaş ilerledikçe belirginleşir. Zamanın akışını durdurmak mümkün değildir ve bunun sonucu olarak yüz dokuları gevşer, yerçekimine karşı koyamayarak sarkmaya başlar. Dokuların sarkmasına bağlı ortaya çıkan çizgiler, estetik yüz germe işlemi ile giderilebilir, yağ injeksiyonu ise bu görünümü ancak kamufle edebilir. Estetik yüz germe ameliyatları ile birlikte yağ injeksiyonu da aynı anda yapılabilir. Vücuttan doku çıkarmayı gerektiren işlemler de aynı anda uygulanmışsa, yağ dışında, yapılan ameliyattan artan dokuları da kullanma olanağı olduğu için doku kokteyli hazırlanarak injekte edilebilir. Ortaya çıkan sonuçlar, kombine işlemlerde çok daha göze çarpıcı ve kalıcıdır.
Yağ enjeksiyonu, dudakları ya da tüm yüzü daha dolgun hale getirmek için de uygulanabilir. Ağız çevresi, yanak, çene, alın bölgesine injeksiyon yapılarak yüze daha estetik ve dolgun bir görünüm verilebilir. Yine bunun gibi dudaklara yapılan injeksiyonlar ile dolgun bir dudak oluşturulabilir.
Yağ injeksiyonu için kullanılacak yağlar liposuction ile alınır. Yağlar, göbek, kalça, bacak gibi yağ dokusunun fazla olduğu herhangi bir yerden ihtiyacı karşılayacak miktarda alınabilir. Girişim, yapılacak işlemin büyüklüğüne bağlı olarak lokal ya da genel anestezi altında planlanır. Yağ injeksiyonu ağrılı bir işlem değildir, çok fazla ağrı hissedilmez. Yağların injekte edildiği yerde hem yağların oluşturduğu şişkinlik, hem de ödem şişliği bir arada vardır. Bazen morarmalar da görülebilir. Ödemin neden olduğu şişlik ve morarma 7-10 gün içinde düzelir. İnjeksiyondan sonraki 6 ay içinde verilen yağların hemen hemen yarısı erir, vücuttan emilir. Yani yarı yarıya fire verir. Geri kalan kısmı ise kalıcıdır. Doku kokteyli yapılırsa, fire verme oranı daha azdır.
Botoks, Latince adı Clostridium botulinum olan bakterinin salgıladığı toksindir. Birçok kişinin sağdan soldan duyduğu gibi yılan zehiri değildir. Botoks, sinir uçlarında iletişimi sağlayan moleküllerin salgılanmasını durdurarak, sinirlerin, hedef aldığı organlar ile arasındaki iletişimi keser. Sinirlerden gelen iletişiminin kopması, sinirin geldiği organın fonksiyonlarının azalmasını ya da tamamen durmasını sağlar. Tıpta birçok alanda, botoks’tan, bu etki mekanizması sayesinde yararlanılmaktadır. Estetik cerrahide ise çoğu zaman mimik kaslarının hareketlerine bağlı olarak belirginleşen dinamik yüz çizgilerini belirginliğini yok etmek için uygulanır. Diğer bir kullanım alanı ise aşırı terlemeyi azaltmaktır.
Yüzdeki mimik kaslarının yıllarca hareket etmesi, üzerindeki deride de katlanma çizgilerini yerleşik hale getirir. Yüzdeki dinamik çizgiler bu mekanizmayla belirginleşir. Alındaki yatay çizgiler, kaşlar arasındaki dikey çizgiler, göz kenarlarındaki radial çizgiler ve ağız çevresindeki dikey çizgiler dinamik çizgilerdir.
Yüzün üst kısmındaki alın bölgesindeki dinamik çizgiler yaşlı, yıpranmış bir görünüm, iki kaş arasındaki çizgiler ise çatık kaşlı, kızgın bir bakış ifadesi verir. Yüzdeki mimik kaslarının hareketleri botoks uygulandığında zayıflar. Kaslarda tembellik oluşturulur. Bu kasların hareketlerindeki zayıflamadan dolayı üzerindeki derideki kas hareketleri ile ortaya çıkan çizgilenmeleri de azaltır. Sonuç olarak kızgın, yaşlı, bezgin gibi görünen yüz ifadesi de giderilerek daha genç, daha canlı bir ifade kazandırılır.
Botoks, ter bezlerine de uygulanarak, botoks ile terleme tedavisi de yapılabilir. Bu şekilde ter bezleri ile onları çalıştıran sinir uçları arasındaki iletişim kesilir. Böylece ter bezlerinin daha az çalışması sağlanır. Avuç içleri ve koltuk altı vücudun en çok terleyen bölgeleridir. Aşırı terlemeden dolayı şikayeti olan ve bu durumu sosyal ve psikolojik bir problem haline getiren kişilerde bu uygulama ile oldukça başarılı sonuçlar alınmaktadır. Ter kokusu şikayetini ortadan kaldırmaktadır.
Yüzdeki kırışıklıkların düzeltilmesi için botoks uygulanan migren hastalarında botoks uygulamasının ardından migren ağrılarının kesildiği farkedilmiştir. Migrende ağrıya sebep olan kas gerginliği ortadan kaldırılırdığında, yani kaslar botoks ile gevşetildiğinde, migren ağrıları da engellenmiş oluyor. Migren tedavisinde birçok ağrı dindirici ilaç kullanılır. Ancak botoksun en büyük avantajı, botoks ağrıyı dindirmez, ağrının oluşmasını engeller. Migren hastalarının % 80-90’ı botokstan yarar görür. Botoksun migren tedavisindeki etkisi yaklaşık 4 ay sürer. Yani bir botoks uygulamasından sonra 7-10 gün içinde etkisi başlar ve 4 ay boyunca ağrısız bir dönem yaşatır.
Botoks uygulaması, bir ilaç injeksiyonudur. Ağrılı bir işlem değildir, injeksiyon anında iğne batmasına bağlı olarak hafif bir acı hissedilebilir. Mimik kaslarının tembelleşmesi isteniyorsa bu kaslarının içine, terlemenin azalması isteniyorsa hemen deri altına injeksiyon yapılır. Botoksun etkisi uygulamanın ardından birkaç gün içinde hissedilmeye başlar, 1 hafta sonra yeterli seviyeye gelir, etki her geçen gün giderek artar ve 1 ay sonunda en yüksek düzeye ulaşır. 4 ay kadar bu seviyede kalır ve yavaş yavaş azalmaya başlar, 5-6 ay sonra etkisi kaybolur. Botoksun etkisi geçince tekrar uygulanabilir.
Botoksun sağlık açısından bir yan etkisi yoktur. Uygulama anında hafif bir şişlik, belki anlık morarma olabilir. Gebelik ve emzirme dönemlerinde botoks uygulamaları konusunda kesin bilgiler yoktur. Bu yüzden gebelik ve emzirme döneminde botoks yapılmaması daha uygun olacaktır.
Elbette her insan güzel ve bakımlı olmayı ister. Ayrıca, kozmetik ürünlerine masraf yapmadan kendiniz de evde kolaylıkla maske hazırlayabilirsiniz. Cilt bakımı ve maske hazırlama konularında size birkaç öneri:
CİLDİNİZİ TEMİZLEYİN: Alfa hidroksi asit içeren peeling amaçlı iyi bir temizleyici ile yüzünüzü silin. Uygun temizleyiciniz yoksa evde hazırlayacağınız kolay bir karışım işinizi görecektir. Yulaf ezmesini toz pudra kıvamına gelene kadar dövdükten sonra ılık suyla karıştırarak ovalayın. Karışımı yüzünüze dairesel hareketlerle masaj yaparak yedirin. Ilık bir bezle yüzünüzü sildikten sonra soğuk suyla durulayın.
BUHAR BANYOSU YAPIN: Bir kahve fincanı içine papatya ve nane çayını koyun. İnce bir bezi bu karışıma batırın (bezin gözünüze ve dudaklarınıza gelen kısmını kesebilirsiniz). Bezi yüzünüze doğru tutup bu şekilde 1-2 saniye bekledikten sonra bezi tamamen yüzünüze bastırın ve 10 dakika bu şekilde rahatlayın.
MASKE: Kozmetik ürünleri arasından seçebileceğiniz pek çok bakım maskesi var. Cildinizi derinlemesine temizleyen, nemlendiren ya da cildinizin eksiklerini gideren bir tanesini seçip uygulayabilirsiniz. Dışarıda satılan ürünlerin yerine, evde kendi maskesini yapmak isteyenler için işte önerilerimiz:
Bu maskeleri hazırlamak için malzemeleri bir kase içinde karıştırın ve yüzünüze uygulayıp, on dakika bekletin.
Çikolata Maskesi: (tüm ciltler için) 1/2 fincan kakao, 4 yemek kaşığı krema, 3 tatlı kaşığı süzme peynir, 1/4 fincan bal, 3-4 tatlı kaşığı yulaf ezmesi, 3 tatlı kaşığı olgun avokado.
Sebze Maskesi: (yağlı ciltler için) 1/4 soyulmuş çekirdekleri çıkartılmış domates püresi, 2 tatlı kaşığı yoğurt, 2 tatlı kaşığı aloe jel, 3-4 tatlı kaşığı yulaf ezmesi, 1 tatlı kaşığı rendelenmiş salatalık, 2 rendelenmiş nane yaprağı.
Tutti Frutti: (kuru ya da çatlamış ciltler için) 1 fincan püre haline getirilmiş muz, şeftali, kavun, karpuz, böğürtlen, çilek karışımı, 2 yemek kaşığı krema, 2 tatlı kaşığı süzme peynir, 1 tatlı kaşığı esmer şeker, 1/2 tatlı kaşığı kuru ada çayı, 3-4 tatlı kaşığı yulaf ezmesi.
DURULAYIN: Cildinizde kuruyan maskeyi çıkarmak ustalık ister. Maskeyi kaldırmadan önce cildinizi nemlendirmek için ılık bir bezle hafifçe ovalayın.
NEMLENDİRİN: En iyi nemlendiricinizi parmak uçlarınızı kullanarak yüzünüze uygulayın. Daha sonra göz kreminizi de serçe parmağınızla yavaşça sürün. Bütün bu işlemlerden sonra dışarı çıkmak istiyorsanız; sürdüğünüz kremlerin güneş ışınlarına karşı cildinizi koruma özelliği olmasına dikkat edin.
CİLT TİPLERİ
NORMAL CİLT: Görünümü şeffaf, gözenekleri kapalı, lekesiz ve problemsiz bir cilt. Hafif bir bakımla doğal güzelliğini korur. Kullanılacak ürünler: Süt tipi temizleyici, alkol oranı normal bir tonik ve su içerikli hafif bir nemlendirici.
KARMA CİLT: Alın, burun ve çene yağlıdır. Yani yüzde T şeklinde bir yağlanma görülür. Yağlı olan kısımlarda siyah nokta, yağ butonları, açık gözenekler bulunabilir. Yanaklardaki gözenekler ise kapalıdır. Kullanılacak ürünler: Süt tipi temizleyici, düşük alkollü tonik, cildin durumuna göre nemlendirici ve eğer gerekiyorsa göz çevresi için krem.
KURU CİLT: İnce bir üst deriye sahip, gözenekleri ufak ve kapalı cilt. Ancak yağ salgılanması normalin altında olduğu için görünümü mattır ve pul pul kalkmalar görülür. Cilt gergindir fakat çabuk kırışır. Kullanılacak ürünler: Süt tipi temizleyici, alkolsüz tonik, yağ içerikli nemlendirici, besleyici gece kremi, göz çevresi kremi ve nemle yağ depo edici maskeler.
YAĞLI CİLT: Görünümü parlak ve yağlı, gözenekleri açık bir cilt tipi. Gözeneklerin içi genellikle dolu, siyah noktalı ve sivilceli olabilir. Yağlı cildin akne problemini önlemek için çok dikkatli bir günlük temizlik programı uygulanmalıdır. Kullanılacak ürünler: Jel tipi temizleyici, alkollü tonik, su içerikli nemlendirici ve sarkmayı önlemek için temizleyici ve sıkıştırıcı maskeler.
EĞER YAĞLI CİLT SİVİLCELİYSE: Sivilce, siyah nokta ile kapalı olan gözeneklerden fazla yağ salgısının dışarı çıkamayıp, olduğu yerde birikmesiyle oluşur. Yağlı ciltlerde kullanılacak ürünlerin özenle seçilmesi şarttır. Kullanılacak ürünler: Antiseptik sabun (kükürt, kafur, katran içeren ürünler).
EĞER YAĞLI CİLT HASSAS İSE: Genişlemiş gözenekler, zaman zaman kırmızı lekeler görülür. Hassasiyetinden pul pul kalkabilir. İç ve dış etkenlere karşı duyarlıdır. Kaşıntı ve yanma görülebilir. Kullanılacak ürünler: Süt tipi temizleyici, kesinlikle alkolsüz tonik, alerji giderici kremler ve genelde cildin susuz yapısı olduğu için su içerikli hafif nemlendiriciler.
OLGUN CİLT: Hücrenin yaşam ritminin yavaşlaması sonucu oluşan bir cilt tipidir. Ölü hücreler kat kat yığılarak sonuçta cilde kaba bir görünüm verir. Yağ hücrelerinin daha yavaş çalışmaları ise derin çizgilere ve gevşemeye neden olur. Sürekli bir nemlendirici kullanılmazsa deri kurur ve kırışır. Kullanılacak ürünler: Kipozom ve vitamin E içeren kremler, alkolsüz tonik, alerji giderici kremler ve genelde cildin susuz bir yapısı olduğu için su içerikli hafif nemlendiriciler.
Tedavide temel prensip,incelmek istenen bölgelere mikroenjeksiyon diye adlandırılan çok küçük dozda ilaç enjeksiyonu yapılarak,yağ hücrelerindeki içeriğin azaltılması ve yağ yıkımının hızlandırılmasıdır.Çok düşük dozda ilaç kullanıldığından yan etki kabul görmez, özellikle karaciğer yetmezliği, böbrek yetmezliği ve mide rahatsızlığı nedeni ile normal dozlarda dahi ilaç kullanamayan hastalar için güvenli bir tedavi yöntemidir. Tek yan etkisi nadiren oluşan allerjilerdir.
Her cerrahi girişimin bir riski vardır Dermabrazyon uygulaması tecrübeli bir uzman tarafından yapıldığında güvenli bir metoddur ancak her uygulama gibi riskleri de vardır. En sık tehlike, deride oluşan lekelenmelerdir. Bazı hastalarda lekelenme renk koyulaşması şeklinde olurken bazılarında ise daha açık renk alanları oluşabilir. Ameliyat sonrası ufak beyaz topluiğne başı büyüklünde sivilceler oluşabilir. Bunların bir kısmı kendiliğinden kaybolur. Kaybolmazsa, cerrah bunları giderir. Diğer önemli tehlike, deride oluşan iltihaplanma ev skar (iz) oluşumudur. Bunların tedavisi için de mutlaka doktorunuza başvurunuz.Cerrahi Ameliyattan önce aspirin veya diğer kan pıhtılaşmasını veya kanamayı etkileyen ilaçları almayınız veya bu konuda doktorunuza danışınız. Sigara içiyorsanız, uygulamadan 1-2 hafta önce sigara içmeyi kesiniz. Dermabrazyondan sonra da birkaç hafta sigara içmemenizde fayda vardır. Çünkü sigara, deri kan dolaşımını bozmakta, yara iyileşmesini de kötü yönde etkilemektedir. Dermabrazyon, uygulanacak alanın genişliğine göre lokal veya genel anestezi altında yapılabilir.
İşlem yine alanın genişliğine göre 1-1.5 saate kadar sürebilir. Çoğu olguda birden fazla seans uygulama gerekebilir. Uygulama, ucunda elmas veya tel zımpara bulunan taşı hızla çeviren bir motor yardımıyla yapılır. Akne skarlarının taban hizasına kadar aşındırmaya devam edilir.
Cerrahi sonrası
Uygulamadan sonra deride ödem (şişlik) oluşabilir. Hasta özellikle sert gıdaları çiğnerken ağrı duyabilir. Şişlikler birkaç günle birhafta arasında geriler. Uygulama alanında kabuklanma olabilir. Erkeklerde, birkaç gün traş olunmaz. Yara iyileştikten sonra da ilk günlerde makine ile traş tavsiye edilir. Eğer uygulama sonrası şişlik ve kızarıklık artıyorsa, aşırı kaşıntı varsa, doktorunuza hemen başvurunuz.
NORMALE DÖNÜŞ
Yeni cildiniz hassa, şiş, hafif pembe renkte olacaktır. Bu durum birkaç haftaya kadar sürebilir. Bu süreçte yavaş yavaş günlük aktivitelerinize dönebilirsiniz.İki hafta sonra işinize dönebilirsiniz. Ancak 2 hafta daha yorucu aktivitelerden kaçınmalısınız. Ayrıca diğer önemli bir konu ise, deri renginiz tamamen normale dönene kadar, en iyisi 6-12 ay süreyle direkt güneş ışınlarına matruz kalmayınız. Derinin normal renge dönüşü en fazla 6 ay alacaktır.
Kendinize olan güveniniz, cildinizi nasıl gördüğünüz yada nasıl hissettiğiniz ile yakından ilgilidir. Sivilce izleri, güneşe bağlı cilt bozuklukları ve yaşlanma cildinizin görüntüsünü etkileyen en önemli faktörlerdendir. Ciltteki bu tür izleri yok etmek çeşitli soyucu yani peeling ajanlarıyla sağlanmaktadır. Peeling yönteminin ana prensibi; hasarlı cilt tabakasının üstündeki hasarlı tabakayı kaldırmak ve hasar görmemiş tabakayı canlandırmaktır. Sonuç ise daha sağlıklı, canlı, düzgün ve gergin bir cilt elde etmektir.
Peeling derinliğina göre 3 gruba ayrılır:
Yüzeysel , orta ve derin peeling.
Merkezimizde de uyguladığımız peeling olan yüzeysel ve orta derin peelingtir. Yüzeyel peeling en çok kullanılan peeling çeşitidir. Bu işlemde meyve asitleri olarak bildiğimiz AHAlar (glikolik asit,laktik asit..) sayesinde cildin en üst tabakası yüzeysel olarak soyulur. Yöntemin en büyük avantajları ise kısa sürede gerçekleşmesi, haftada bir kez ve kişinin problemin yoğunluğuna göre ortalama 4-6 kez uygulanması, uygulamadan sonra kişinin günlük yaşamına kesintisiz devam edebilmesidir. Peelingden sonra hafif bir kızarıklık gelişebilir, o da bir kaç dakikada geçecektir. Peelingden sonra güneşten korumak amacı ile güneş koruyucu uygulanır. Orta derinlikte peelingte derinin yüzeyel ve orta tabakasının soyulma işlemidir. Yüzeyel peelinge gore daha etkilidir. Ancak bu uygulamada yüzde belirgin bir kızarıklık ve yer yer kabuklanmalar olabilir. Kızarıklık 7-10 gün içerisinde azalarak ortadan kalkar. Tedavi tamamlandıktan sonra daha genç ve taze görünümlü bir cilde kavuşmak mümkündür.
Tedavinin sağlayabileceği gelişmeler:
• Güneş hasarı sonucu oluşmuş ince çizgilerin hafifletilmesi
• Güneş hasarı sonucu oluşmuş kalın çizgilerin inceltilmesi
• Cilt yumuşaklığının arttırılması
• Sivilce izlerinin hafif veya orta düzeye indirilmesi
• Pigmentasyon düzensizliklerinin hafifletilmesi
• Cildin doğal parlaklığının arttırılması
Kırmızı dolgun dudaklar genç ve güzel görünmenin önemli bir parçasıdır. Bu nedenle dudakları daha dolgun hale getirmek birçok alternatif geliştirilmiştir.
DUDAK KALNLAŞTIRMA İÇİN UYGUNMUYUM?
Dudak operasyonu için uygunluğunuz ve sizin için en ideal yöntem sizinle yapılacak bir görüşme sonrasında ortaya konabilir. Bu görüşme esnasında dudaklarınızın anatomik yapısı ve yüzünüzün genel görünümü göz önüne alınarak uygun bir yöntem rahatlıkla ortaya konabilir.
Kollajen enjeksiyonu yaptırmak isteyen kişilerin hamile olmaması, otoimmun hastalığı ve allerjik bir bünyesinin olmaması gerekmektedir.
NE TÜR SEÇENEKLERİM VAR?
Dudak kalınlaştımak için uygulanan yöntemler:
1. Enjeksiyon ( kollajen, hylaform, Restylane, yağ enjeksiyonu vb) Kliniğimizde hyaluronik asit yada yağ enjeksiyonu tercih edilmektedir.
2. Cerrahi yöntemle kalınlaştırma ( alloderm, kişinin kendi dokusunu kullanma)
1. ENJEKSİYON
Dudak kalınlaştırma için uygulanan en kolay yöntemdir. Hazır solüsyonların dudağa enjekte edilmesi ile gerçekleştirilir ( kollajen, restylane, dermolive, artecol). Bunların etkileri geçicidir. Bu solüsyonların arasında etki süresi, allerjik olmaları açısından farklılık gösterebilmektedirler.
KOLLAJEN
Kollajen enjeksiyonu en basit uygulanan yöntemdir. Kollajen enjeksiyonu hemen cilt altına kolaylıkla enjekte edilen ve lokal anestezi gerektirmeyen bir uygulamadır. Sonuçlarını hemen görmek mümkündür. Kollajen uygulanan kişi aynı gün rahatlıkla sosyal ortama çıkabilir. Kollajen enjeksiyonu sizlere kalıcı bir sonuç sağlamaz etkisi geçicidir. Kollajen enjekte edildikten sonra vücut tarafından yıkılır ve 3-5 ay içerisinde emilir. Kesin süre kişiden kişiye değişmektedir. Kollajen etkisi kaybolduktan sonra yeniden uygulanabilmektedir. Bazı kişilerin kollajene karşı duyarlı olabileceğinden ve allerjik reaksiyon gelişebileceğinden kullanımdan önce test edilmelidir.
HYLAFORM
Hylaform akışkan ve elastik bir solüsyondur. Doğal olarak elde edilen hyaluronan içermektedir. Enjeksiyonu ve etkinliği kollajende olduğu gibidir. Hyloform kullanımdan önce test gerektirmemektedir.
Etkisi geçicidir.
RESTYLANE
Restylane hyaluronik asit içermektedir. Elde edilmesi insülin veya antibiyotik üretiminde kullanılan teknoloji ile olmaktadır. Ciltte uzun süre etkinlik sağlayacak şekilde geliştirilmiştir. Dudak kalınlaştırmada etkili yöntemlerden bir tanesidir. Etkinlik süresi kollajen ve hylaform kadardır. Kullanımdan önce test gerektirmemektir.
YAĞ ENJEKSİYONU
Yağ enjekte etmek için genelde kalça ve karın bölgesinden alınan yağlar kullanılmaktadır. Lokal anestezi altında alınan yağ hücreleri deri altına enjekte edilmektedir. Hareketsiz bölgelerde yağ hücrelerinin yaşama oranı yüksektir. Dudak hareketli olduğundan yağ hücrelerinin ancak % 20-50 si yaşamaktadır. Bu nedenle tekrar enjeksiyon yapmak ihtiyacı olabilme olasılığı vardır. Kişinin kendi yağ hücreleri kullanıldığından alerjik reaksiyon riski yoktur. Enjeksiyondan sonra şişlik, morarma ve ağrı olabilir.
Mezoterapi, uzun zamandan beri estetik tıpta en sık talep konusu olan lipodistrofi veya selülit konusunda en seçkin tedavi biçimini oluşturmaktadır. İlk kez 1952′de Dr. Michel Pistor tarafından uygulanmıştır. 1987′de Fransız Tıp Akademisi tarafından geleneksel tıbbın bir parçası olarak kabul edilmiştir.
Fransa’ da ortalama 15.000 doktor, günde 60.000 den fazla hastayı mezoterapi yöntemi ile tedavi etmektedir. Uluslararası Mezoterapi Derneğine üye olan Avrupa, Afrika ve Güney Amerika’da 14 ülkede yöntem başarı ile uygulanmaktadır.
Mezoterapinin kelime anlamı orta deri tedavisidir. Temeli, tedavi edilecek bölgeye 4-6 mm uzunluğunda çok ince iğneler kullanılarak çok küçük miktarlarda ilaçları lokal olarak enjekte etmeye dayanan tamamen tıbbi bir eylemdir. Endikasyona göre değişen çeşitli ilaç karışımları 5-10 dakika gibi bir süre içerisinde deri altına enjekte edilir.
Klinigimizde sellülit mezoterapisi, saçli deri mezoterapisi ve mezolifting uygulanmaktadir.
SELLÜLIT MEZOTERAPISI
Enjekte edilen ilaçlar cilt altı yağ çözücüler(damar üzerndeki basınç ortadan kaldırır),kan dolaşım düzenleyeciler,ödem geçiriciler ve bu konuda faydalı özel karışımlardır. İlaç yaklasik 2 cm ara ile sellülitli bölgeye enjekte edilir. 4 mm igneler araciligiyla yapilan bu enjeksiyon sellülitin en geçerli tedavisidir. Yaklasik 8-30 seans arasinda devam eden mezotepari seanslari sellülitin derecesine göre yapilir. Haftada 1-2 kez yapilan bu enjeksiyon yaklasik 10 dk da tamamlanir. Tedavi süresince çok az agri hissedebilirsiniz. Bu ilaçlar o bölgedeki yağ bloklarını yıkıp, kan dolaşımının artmasına neden olduğundan seanslara düzenli bir şekilde devam edildiğinde bölgedeki selülitlerde azalma ve yok olma istenilen bölgede( kişnin problemin yoğunluğuna göre ortalama )10- 20 cm arasında hızlı incelme(normalden çok daha çabuk incelme)ve zayıflama meydana gelir. Mezoterapinin en büyük avantajlardan birisi bölgede zayıflama sağlarkan sarkma probleminin olmaması ve tam tersine toparlama ve şekillenme göstermesidir,hanımlarda özellikle gebelikten sonrakı sarkma problemleri ve yaşın ilerlemesine bağlı kol altlardaki sorunlarda bilinçli bir şekilde uygulandığında başarılı sonuçlar elde edilebilir.
SAÇLI DERI MEZOTERAPISI
Alopesi: saçlarin azalmasi veya yok olmasidir. Normal bir eriskinde tahmini toplam saç sayisi 150.000′dir. Bu,cm2 ye 200-300 adet saç teli düsüyor demektir. Günde 50-100 adet saç telinin dökülmesi normaldir. Saç teli döküldügünde sadece gövdesinde kopma olur. Saç kökü (follikül) yerinde kalir Var olan kıl köklerin beslenmesi için yapılan yöntemlerden biri saç mezoterapi yöntemidir.Bu yöntemde çok ince uçlu mezoterapi iğnesi ile vitamin,kan dolaşım düzenleyeciler,elastin,kollogen tetikleyeciler,keratın yapı elemanlarından oluşan bir kokteyl enjekte edilir, Mezoterapi dökülmeyi iyilestirmek ve kontrol altina almak için ek bir yöntemdir. Sonuçlar yüz güldürücü ve kalicidir
Mezoterapi, yararli ürünleri dogrudan ilgili dokularin etrafina veren bir tibbi tekniktir. Ufak dozlar halinde deri içi enjeksiyonlar yapilir. Dermis içine yapilan bu enjeksiyon, hücresel metabolizmayi uyarir ve dokulari canlandirmak için uygun zemin hazirlar. Seyanslar kisiye göre degismekle birlikte ilk ay, 3 veya 4 seans; ikici ay, 15 günde 1 seans; üçüncü ay, 15 günde 1 seans; ayda 1 seans idame tedavisi seklinde düzenlenmektedir.
MEZOLİFTİNG
Cildimizin yaşlanmasındaki faktörler; genetik, yaş, güneş ışığı ve ultraviyole yani zararlı etkenler kirli hava,sigara içmek, stres gibi de sıralanabilir. Bu etkenlerle, cildin dayanıklılığını ve esnekliğini sağlayan doku ve liflerin yapısal bozulmaya uğraması ile yüz ve boyun çizgileri oluşur. Bu çizgiler özellikle; ağız ve dudak çevresi, göz kenarı, yanaklar, boyun, alında oluşur.Tedavide; deri içine mikroenjeksiyon yöntemi ile hücre yenilenmesini ve yeni liflerin sentezini sağlayan serum enjekte edilir. Bu sayede cildin elastikiyeti artar,cilt daha fazla su tutarak nem oranını arttırır ve daha parlak, taze bir görünüme kavuşur. Tedavi, uygulanacak bölgeye ve yaşa göre düzenlenen seanslarla uygulanır. Seans sikligi kisiye göre degismekle birlikte ilk ay, 3 veya 4 seans; ikici ay, 15 günde 1 seans; üçüncü ay, 15 günde 1 seans; ayda 1 seans idame tedavisi seklinde düzenlenmektedir. Ilk beklenen etki “pariltili, iyi yüz” etkisidir. Bu esasen tenin daha parlak ve kirmizi olmasina baglidir. Ikinci etki “mezo-lifting, yani mezo-kaldirma” etkisidir. Her igne etrafinda çekilme ve cildin gerginlestigi duygusu vardir. Üçüncü etki, kirisikliklarin “dolma” etkisidir. Ilk seanslarda bu etki geçici olur. Bu susuzluktan kaynaklanir. Seans sayisi arttikça dolma etkisi kalici olur
BOTOKS İŞLEMİ NEDİR?
Yüzdeki çizgi ve kırıklıklar cildin altındaki kasların gülme, gülümseme veya kaşları çatma esnasında kasılması sonucu meydana gelmektedir. Yaşlanmayla birlikte kasların meydana getirdiği çizgi ve kırışıklıklar kalıcı ve derin olur. Ancak son yıllarda adından en çok söz ettiren ilaçlardan bir tanesi olan BOTOXla bu çizgi ve kırışıklıklar hafifletilir. BOTOKS Clostridium Botilinum adı verilen bir bakteri tarafından üretilen bir toksin içermektedir. Bu toksin 1982 yılından beri güvenle ve başarıyla yaşlılığın izlerini hafifletmek için kozmetikte kullanılmaktadır. BOTOKS aynı zamanda koltukaltı ve avuç içinde terlemeyi azaltmak içinde yapılmaktadır.
NASIL ETKİ YAPAR?
BOTOX enjekte edildiği noktada sinirden kasa uyarı gitmesini engellemekte ve kasın kasılmasını geçici olarak ( 3-6 ay ) ortadan kaldırmaktadır. Kasılamayan kaslar gevşemekte ve üzerindeki kaslar düzleşerek çizgisiz bir görünüm almaktadır. Enjekte edilmeyen bölgedeki kaslar kasılmaya devam edeceğinden yüz ifadesinde herhangi bir kayıp olmayacaktır.
HANGİ BÖLGELERİN TEDAVİSİNDE KULLANILIR?
BOTOX genellikle yüzün üst bölümünü tedavide kullanılır. Genelde kullanıldığı yerler alın çizgileri, kaş arası çizgiler ve kazayağı denilen (göz yanlarındaki çizgiler) çizgilerdir. Ağız çevresindeki kırışıklıklar lazer, dermabrazyon, peeling ya da dolgu maddeleri ile tedavi edilir.
NASIL UYGULANIR?
BOTOX uygulaması kolay ve güvenlidir. İstenilen bölgeye çok ince iğnelerle enjekte edilir. İğnenin ince ve verilen ilaç miktarının küçük olması nedeniyle ağrı çok hafiftir. Enjeksiyondan sonra herhangi bir rahatsızlık olmaz bu nedenle anesteziye gerek duyulmaz.
ETKİ SÜRESİ NE KADARDIR?
BOTOX tedavisi 3-7 günler arasında tam olarak etkisini gösterir. BOTOX un etkisi kalıcı değildir ve 3-6 ay arasında etkisi kaybolur.
YAN ETKİLERİ VARMIDIR?
Çok az yan etkileri vardır. Bunlar arasında çift görme ve gözkapağında tembellik olabilir. BOTOX un etkisinin geçici olması nedeniyle yan etkileri de geçicidir. Ve yan etkiler 2 hafta içerisinde kaybolur.
BOTOKS İÇİN UYGUNMUYUM?
BOTOX için uygun olup olmadığınıza ancak kliniğimizde muayene sonrasında karar verilebilir. BOTOX birçok insan tarafından kolaylıkla tolere edilebilmektedir. Hamile bayanlar ve nörolojik rahatsızlıkları bulunan kişiler BOTOX tedavisine uygun değildir.
AŞIRI TERLEME İÇİN BOTOKS ETKİLİMİDİR?
Aşırı terleme sosyal açıdan bakıldığında zaman zaman kişileri rahatsız edebilmektedir. Aşırı terlemeye maruz kalan kişiler psikolojik olarak kendilerini stres altında hissetmektedirler. Aşırı terleme problemi olan kişiler terlemeyi kontrol altına alabilmek için düzenli ilaç alma durumunda kalabilirler. Koltuk altında, avuç içlerinde aşırı terleme gibi bölgesel şikayetleri olan kişiler BOTOX ile başarılı bir şekilde tedavi edilebilirler. Bölgesel olarak cilt içerisine enjekte edilen BOTOX ter bezlerini uyaran sinir uçlarını etkin bir şekilde engelleyerek terlemeyi engellemektedir. İlaç direk cilt içine enjekte edildiğinden derinlerde ki kasların etkilenmesi söz konusu değildir. BOTOX etkisini 3-7 gün içerisinde tam olarak gösterecek ve etkisi 3 ile 12 ay sürecektir.
Estetik Haber
Estetik sağlık ve bayanlar hakkında bilgiler
Katogoriler
- Beslenme ve Diyet
- Burun Estetik Operasyonları
- Cilt Bakımı ve Güzellik Uygulamaları
- Diş Estetiği
- Estetik Ameliyatlar
- Estetik Cerrahi Merkezleri
- Estetik Doktorları
- Estetik Haberleri
- Estetik Operasyonlar
- Estetik Plastik Cerrahi
- Estetik Site Haberleri
- Göğüs Estetik Operasyonları
- Kategorilenmemiş
- Medikal Estetik
- Rekonstrüktif Cerrahi
- Saç Ekimi
- Sağlık Haberleri
Yönetim
Yorumlar
| M | T | W | T | F | S | S |
|---|---|---|---|---|---|---|
| « Nov | ||||||
| 1 | 2 | 3 | 4 | |||
| 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 |
| 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 |
| 19 | 20 | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 |
| 26 | 27 | 28 | 29 | 30 | 31 | |